Bir ân Rabbinden gâfil olma sakın

Ebüssü’ûd Cârihî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 930 (m. 1523) senesinde Mısır’da vefât etti. Şehâbeddîn Merhûmî’den ilim öğrendi. Tasavvuf yoluna girdi. Hârika ve kerâmetler sahibi idi. Çok talebe yetiştirdi. Ebüssü’ûd Cârihî buyurdu ki:

Senelerce çalışıp öğrendiğim bilgileri ve güzel ahlâkı, insanlara öğretmek için çırpınıyordum. Tek kişi olsun, benden Allahü teâlâya kavuşturan yolu talep etmiyordu. Gelenler, ancak şu sözleri söylemek için geliyorlardı: “Efendim bana zulmetti”, “Hanımım beni üzüyor”, “Hizmetçim tembel”, “Komşum bana eziyet ediyor”, “Ortağım bana hıyânet etti...” Ben de bu sözler karşısında onlarla uğraşmak istemedim. Yalnızlığı seçtim. Bunun, benim için daha hayırlı olduğunu anladım. Ne kimse beni anladı, ne de ben kimseyi tanıyabildim.”
“Emrin altında bulunanlara ihsânda, iyilikte bulun! Bunlar husûsî ve umûmî olmak üzere ikiye ayrılır. Umûmî olarak sana tâbi olanlar, erkek ve kadın hizmetçiler, çocuk ve diğerleridir. Husûsî olanlar ise, bunların dışında kalanlardır, önce rûhuna iyilik yapman lâzımdır. Sonra sırrına, sonra kalbine, sonra aklına, sonra bedenine ve daha sonra da nefsine ihsânda bulunman lâzımdır...
Rûh; senden şevk ve aşk ehli olmanı, bu yolda kimseden çekinmeden sürat kazanmanı ister. Sırrının senden talebi, isteği de, onu gizlemen, başkasına açmamandır. Kalb ise; dâima Hakkı zikretmeni, her an onu murâkabe etmeni ve senin bu zikir esnasında kendini ve başkalarını tamamen unutmanı senden talep  eder. Akıl da; Rabbine tam teslim olmanı ve her halükârda O’nun emirlerine ve yasaklarına tâbi olmanı, nefsine ve senden başkalarına karşı dâima Mevlâ'n ile beraber olmanı ister. Ceset ise; tam bir ihlâs ile, cenâb-ı Hakka tâat ile hizmet etmeni senden ister. Nefs de; kendisine sahip olmanı, meylettiği kötü arzularından onu alıkoymanı ve onu hapsedip bağlamanı senden istemekte ve herhangi bir kötülüğü işlemekte ona arkadaş olmamanı ve arkadaşlığını da istememeni talep  etmektedir.”
“Bir ân Rabbinden gâfil olma! Rabbine karşı kulluk vazîfesini yerine getirirken, yaptığın ibâdetlerde de gâfil olmaktan sakın, ibâdetlerin zâhiri, dış şekilleri ile uğraşıp dururken, ibâdette asıl gaye olan Rabbini unutmaktan da çok sakın!”
“Sen, kendine yardım etmediğin zaman, başkaları, seni harcamak için sebep araştırıp durmaktadır.”

Toplam Görüntülenme: 35

Yayın tarihi: Cuma, 25 Eylül 2020

Bunları okudunuz mu?