Ebedî saadete kavuşmak için

Ahmed İbn-i Ebî Âsım hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 206'da (m. 822) İran’da İsfahan'da doğdu. İlim tahsili için Kûfe, Basra, Bağdat, Şam, Mısır, Hicaz gibi ilim merkezlerine gitti. Medine’de Ahmed bin Hanbel hazretlerine talebe oldu. İsfahan'a dönerek on üç yıl kadılık yapan İbn-i Ebî Asım 287'de (m. 900) burada vefat etti. Bu mübarek zat byurdu ki:

Bir dîne tâbi olmak, ebedî saadete kavuşmak ve sonsuz felaketlerden kurtulmak içindir. Yoksa, anadan babadan kalma bir din ile övünmek için değildir. Peygamber de, kendisinde peygamberlik şartları bulunan ve Allahü teâlânın emirlerini kullarına bildiren bir insandır. Böyle bir Peygambere tâbi olmak, Onun dînine girmek lâzımdır. Vesenî denilen, heykellere, putlara tapanlar ve Dehrî denilen tanrısızlar, hayvan gibidir. Nasrâniyyet ve Yehûdiyyet dinleri de, aşağıdaki sebepler ile bâtıl olmuşlardır:
1- İslâm dîninde, Allahü teâlânın kemâl sıfatları vardır. Noksan sıfatları yoktur. İbâdetleri yapmak gayet kolaydır. İnsanların birbirleri ile muâmeleleri adalet iledir. Diğer dinlerin ibâdetleri ve birbirleri ile muâmeleleri, zamanla değişerek, akla uygun hâlleri kalmamıştır.
2- Muhammed, İsâ ve Mûsâ aleyhimüsselâmın hayatları, tarihlerden incelenirse, Muhammed aleyhisselâmın, en necîb, asîl, en faydalı, daha âlim, en akıllı, en üstün, dünya ve âhiret bilgilerine en ârif olduğu görülür. Hâlbuki, kendisi ümmî idi. Yâni hiç kitap okumamış, kimseden bir şey öğrenmemişti.
3- Muhammed aleyhisselâmın mucizeleri, diğerlerinin mucizeleri toplamından kat kat daha çoktur. Diğerlerinin mucizeleri geçmiş, bitmiştir. Muhammed aleyhisselâmın mucizelerinin bir kısmı, bilhâssa Kur'ân-ı kerim mucizesi kıyâmete kadar devam etmektedir. Ümmetinin evliyâsının kerâmetleri de, her zaman ve her yerde görülmektedir.
4- Bu üç dîni bizlere ulaştıran haberler arasında, Muhammed aleyhisselâmı ve Onun dînini bildiren Kur'ân-ı kerim ve hadis-i şerifler daha çok, daha sahihdir. Hepsi kitaplara geçmiş ve dünyanın her tarafına yayılmıştır. Onun eshabının hepsi, sâdık ve emîn idi. Çoğu dinde derin âlim ve hepsi evliyâ idi. Cihâd için, memleketlere yayıldılar. Gittikleri yerlerdeki insanlara, din bilgilerini ve mucizeleri ulaştırdılar. Bunlar da, başkalarına bildirdiler. Böylece, her asrın âlimleri, sonraki tabakadaki, daha çok âlime bildirdi.

Toplam Görüntülenme: 32

Yayın tarihi: Pazar, 06 Eylül 2020

Bunları okudunuz mu?