Eshab-ı kiram, âyet-i kerimeyle methedildi

Muhammed bin Tayfûr Gaznevî hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. Afganistan’da Gazne’de doğdu ve burada yaşadı. Oradaki büyük âlimlerden tefsir ve kıraat ilmi tahsil etti. 560 (m. 1165)’de vefat etti. “Aynü’l-meânî fî tefsîri’s-seb’i’l-mesânî” isimli tefsirinde şöyle anlatmaktadır:

Eshab-ı kiramı metheden âyet-i kerimeler çoktur. Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde Tevbe, Mâide ve Mücâdele ve Beyyine sûrelerinde buyuruyor ki: 
(Biz onların her birinden râzıyız. Onların her biri de, Allahü teâlâdan râzıdırlar.)
A'raf ve Hicr sûrelerinde meâlen (Biz azîmüşşân, onların kalplerindeki gıl ve gışşı nez' ettik) buyuruyor. Yâni kalplerindeki kin, hıyânet ve birbirlerine düşmanlık gibi şeyleri kökünden çıkarıp attık. Enfâl sûresinde, cenâb-ı Hakk, Resûl-i Ekremine meâlen buyuruyor ki: 
(Sana, Allahü teâlâ ve müminlerden sana tâbi olanlar kâfîdir) ki, o vakit, Sahâbe-i kiram pek az idi. Her biri dîn-i islâmın yayılmasında, Server-i âleme kâfi  oluyorlar. Allahü teâlâ, onların ismini, kendi isminin yanına getirerek buyuruyor ki: Hakîkatte ben sana yetişirim ve onlar benim kifâyetimin mazharı olur... 
Feth sûresinde, cenâb-ı Hak meâlen buyuruyor ki: 
(Ağaç altında sana bî'at eden, [yâni emirlerini kayıtsız şartsız yapmaya söz veren] müminlerden Allahü teâlâ râzıdır) ki, bunlar Sahâbe-i kiram idi (ve onlara Sekîne, [yâni Tumânînet, kalblerine kuvvet] veriyor ve sana olan sevgilerini, sıdk ve ihlâsı biliyor ve onları yakın bir fetih ve zafer ile sevaplandıracağını müjdeliyor.)
Hudeybiye Anlaşmasında, Sidre yâhut Sümre ağacının altında yapılan söz vermeye işarettir. Feth sûresinin diğer âyet-i kerimesinde, (Sana bî'at edenler) yâni seninle gazâ ve cihâdda bulunup, dîn-i islâmın neşrinde, kullarıma nasihat vermekte ve doğru yolu göstermekte berâber olacaklarını ahd ve vadedenler, (Allah celle şânühû ile mübâye'a, [yâni vaat] etmiş olurlar) buyurdu.
Diğer âyet-i kerimede meâlen, (Onlar Allahü teâlâyı severler. Allahü teâlâ da onları sever) buyurdu.
Tevbe sûresinde meâlen, (Mekke-i mükerreme ehâlîsinden olup, Muhâcirîn denilen Sahâbe-i kiram ile, Medîne-i münevvere ehâlîsi olan Ensârdan ve onlara iyilikte tâbi olanlardan, Allahü teâlâ râzıdır. Onlar da Allahü teâlâdan râzıdırlar) buyuruyor.
Enfâl sûresinin yetmişikinci âyet-i kerimesinin meâl-i âlisi: (Bunların hepsi Peygamber aleyhisselâmı içlerinde ivâ ve iskân etmiş, dîn-i islâmı yaymasında nusret ve yardımda bulunmuşlardır.)

Toplam Görüntülenme: 30

Yayın tarihi: Pazar, 20 Eylül 2020

Bunları okudunuz mu?