Zünnûn-i Mısrî

Zünnûn-i Mısrî, Güney Mısır’ın Sudan’a yakın sınır bölgesinde yaşayan Nûbe kabîlesindendir. 772 (H.155) târihinde doğdu. 859 (H.245) târihinde Mısır’da vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Amr bin Âs hazretlerinin yanına defnedildi...
Zünnûn-i Mısrî hazretlerinin hocası, Mâlikî mezhebinin imâmı, Mâlik bin Enes hazretleridir. Muvattâ’yı bizzat kendisinden okudu ve fıkıh ilmini ondan öğrendi. Mânevî ilimleri Şeyh İsrâfil hazretlerinden öğrenip kemâle ulaştı. Fakat hâlini bilmeyen pekçok kimse, ona düşman oldu ve vefâtına kadar değerini anlayamadı...

Fesadın altı sebebi
Mısır’da tasavvuf ilmini ilk defâ o açıkladı. Yüksek din ilimlerinin sekizincisi olan tasavvuf, ahlâk ilmi, onun açıklamasından ve izahlarından sonra Mısır’da yayıldı ve nice kimselerin dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşmasına sebeb oldu.
Zünnûn-i Mısrî hazretleri vefat edeceği zaman sevdiklerine buyurdu ki:
“Fesadın altı sebebi vardır: 1) Âhiret işindeki niyetin zayıflığı, 2) Bedenin şeytana esir olması, 3) Ecelin yakın olmasına rağmen uzun emelin gâlip gelmesi, 4) Kulun rızâsını Allahü teâlânın rızâsından önde tutmak, 5) Hevâ ve hevese uyup sünneti terk etmek, 6) Önce geçenlerin iyiliklerini söylemeyip kusurlarını araştırmak...”
Vefât ettiğinde, hava çok sıcaktı. Cenâzesini götürürlerken bir bölük kuş da cenâzenin üstünde kanatlarını açarak birlikte uçuyor ve gölge yapıyorlardı. Oradaki insanlar o kuşların kanatlarının gölgesi altında kalıyorlardı. Fakat hiç kimse o güne kadar o bölgede öyle kuşlar görmemişlerdi. Cenâzesi defnedilinceye kadar o kuşlar gitmediler. Ertesi gün kabri üzerinde Âdemoğlunun yazmasına benzemeyen bir yazı görüldü. Şöyle yazıyordu:

“Onu karşılamaya gidelim”
“Zünnûn, Allah’ın sevgili kuludur ve şevki dolayısıyla da, canını O’nun yoluna fedâ etmiştir.”
O yazıyı oradan kazımalarına rağmen, tekrar yazıldı.
Vefâtından sonra birçok âlim rüyâsında Resulullah efendimizi gördü. Peygamberimiz yanındakilere;
“Hak dostu Zünnûn geliyor, karşılamaya gidelim” buyurdu.

Toplam Görüntülenme: 1422

Yayın tarihi: Pazar, 05 Şubat 2006

Bunları okudunuz mu?