Allahü teâlâ günahını affetti

Ali bin Ahmed hazretleri hadîs âlimlerindendir. 628 (m. 1231) yılında Kahire’de doğup, 704 (m. 1305) yılında orada vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Peygamber Efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” bir gün eshabıyla otururken bir ara kıyametten bahsetmeye başladı. Buyurdu ki: "Kıyamet günü birçok kimse Tehame kadar sevapla gelir. Allahü teala onların amellerini boşa çıkarır.” Bundan ürperen Salim Mevla Huzafe (radıyallahü anh);
-Anam babam sana feda olsun ya Resulallah, Biz o kavmi nasıl tanıyacağız? dedi. Peygamber Efendimiz:
-Seni hak dinle gönderen Allah'a yemin ederim ki, ben onlardan olmaktan çok korkuyorum. Ey Salim! Onlar oruç tutarlar namaz kılarlar ama kendilerine haramdan bir şey teklif edildiği zaman Allahü tealadan korkmadan haram işlerler. İşte Allah onların amellerini kabul etmez, buyurdu.
Peygamber Efendimiz bir gün eshabına oruç tutmalarını emrederek; 
- Ben izin vermeden kimse orucunu açmasın, buyurdu. Herkes orucunu tuttu. Akşam olunca, teker teker müracaat edenlere, iftar müsaadesi verdi. Bu arada bir sahabi gelerek; 
- Ya Resulallah! İki genç kız oruç tuttu ve yoruldular. Zat-ı âlinize gelmeye utanıyorlar. Müsaade buyurursanız iftar etsinler, dedi. Peygamber Efendimiz müsaade etmedi. O sahabi iki defa daha geldi. Sonunda Efendimiz;
- Onlar oruç tutmadılar. Bütün gün insanların etini yiyenler, nasıl oruçlu olurlar? Git onlara söyle! Oruç tuttularsa, istifra etsinler bakalım, buyurdu.
O sahabi gitti, gerekeni söyledi. Onlar da denileni yaptı ve kan parçaları kustular. O sahabi Efendimize dönerek vaziyeti bildirdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz; 
- Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki; eğer kusmayıp bu kan parçaları midelerinde kalsaydı, onları cehennem ateşi yerdi.
Peygamber Efendimiz eshabıyla mescitte idi. O esnada eshabdan bir zat geldi ve; 
-Ya Resulallah, ben bir günah işledim, bana cezasını ver, dedi. Peygamber Efendimiz o sahabiye cevap vermedi. Fakat o, talebini tekrar etti. Efendimiz yine sustu... Derken namaz vakti girdi ve namaz kılındı. Efendimiz namazdan çıkınca o sahabi yine peşine düştü. Efendimizin vereceği cevabı merak eden Ebu Ümâme (radıyallahü anh) de o sahabiyi takip etti. Efendimiz o sahabiye; 
-Evinden çıkınca güzelce abdest almış mıydın, diye sordu. O sahabi; 
-Evet, ya Resulallah, dedi. Bunun üzerine Efendimiz; 
-Sonra da bizimle namaz kıldın mı? buyurdu. O sahabi; 
-Evet ya Resulallah, diye cevap verince, Efendimiz; 
-Öyleyse Allahü teâlâ hazretleri günahını affetti, müjdesini verdi.

Toplam Görüntülenme: 106

Yayın tarihi: Cuma, 01 Eylül 2017

Bunları okudunuz mu?