Diriliş gününü inkâr edenler

Zâhid-i Irakî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 504 (m. 1110)’da Bağdad civarında doğdu. 594 (m. 1198)’de Kâdisiyye’de vefât etti. Bir dersinde, “Ehl-i Sünnet vel-Cemaat” itikadında olmak için, nelere inanmak lazım geldiğini şöyle anlattı:

Îmân, iki uzuv, yani dil ve kalp ile gerçekleşir. Îmân, Allahü teâlânın vahdaniyyetine ve Hazreti Muhammed’in O’nun kulu ve resûlü olduğuna kalp ile inanmak, dil ile söylemektir. Dili ile söyleyip, kalbi ile bu birliği ikrâra yanaşmayan münâfıktır. Îmân, dil ile ikrâr, kalp ile tasdiktir. Allahü teâlânın hiçbir varlığa benzemediğini bilecek. Çünkü Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyuruyor: “O göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Size kendi cinsinizden çiftler yaratmıştır. O’nun misli gibi O’na benzer hiçbir şey yoktur. O, Semî’dir. Bütün söylenenleri işitir. Basîrdir; bütün yapılanları görür.” (Şûrâ-11).
İhlâs sûresinde ise Allahü teâlâ meâlen şöyle buyuruyor: “De ki; O, Allahtır, tektir, eşi ortağı yoktur. Allah Samed’dir; her yaratığın muhtaç bulunduğu eksiksiz bir varlıktır. Doğurmadı ve doğurulmadı da. Hiçbir şey de O’na denk olmamıştır.”
Müslüman, ölüm sonrası dirilmeyi kabullenecek. Diriliş gününü inkâr eden İslâmiyetin îmân esâsını kabul etmemiş olur. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyuruyor: “Sizi (babanız Âdem’i), o arzdan (topraktan) yarattık. Yine ölümünüzden sonra, sizi ona döndüreceğiz. Hem de ondan sizi, başka bir defa daha, çürümüş ve dağılmış bedenlerinizi toplayıp rûhlarınızı iade ederek çıkaracağız.” (Tâhâ-55).
Müslüman, son nefesini nasıl vereceği endişesiyle Allahü teâlâdan korkmalıdır. Çünkü hiçbir kimse, imânla mı, yoksa imansız olarak mı gideceğini bilemez. Son nefes korkusunu hissetmek, bütün müminlere farzdır. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyuruyor: “Ey îmân edenler! Allahtan korkun ve herkes, yarın için önden ne göndermiş olduğuna baksın. Allahtan korkun, çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdârdır.” (Haşr-18).
Bir hadîs-i kudsîde ise, Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Allahü teâlânın şöyle buyurduğunu haber verir “Kuluma iki korku ve emânı birlikte vermem. Yani dünyâda benden korkanı, âhirette emîn kılarım, dünyâda benden emîn bulunanı da, âhirette korkuturum.” 
Son nefes endişesi duymayan ve sonunun ne olacağı husûsunda Allahü teâlâdan korkmayan dalâlet içindedir.

Toplam Görüntülenme: 47

Yayın tarihi: Pazar, 15 Ekim 2017

Bunları okudunuz mu?