Allahü tealanın her emrinde kolaylık vardır

Ebû Bekr-i Sûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Şam yakınlarında bulunan Remle kasabasında otururdu. 386 (m. 996)’da Şam’da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Allahü teâlâ, kullarına yapabilecekleri şeyleri emretmiştir, insanları zayıf yarattığı için, her emrinde kolaylık göstermiştir. Nitekim, Nisa sûresi yirmiyedinci âyetinde meâlen; “Allahü teâlâ, size hafîf, kolay emr etmek istedi. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır” buyurulmaktadır. Allahü teâlâ “Hakim”dir. (Her şeyi yerinde, uygun olarak yapar.) “Rauf’tur. (Acımaya lâyık olmayanlara da acıyıcıdır.) “Rahîm”dir. (Âhırette sevdiklerine, yani küfrân-ı nimet etmeyenlere yani müminlere Cenneti ihsân edicidir.) Kullarına, yapamayacakları şeyi emretmek, hikmetine, re’fetine yakışmaz. Kullarına, kaldırılamayacak büyük kayayı kaldırmayı emretmeyip, herkesin çok kolay yapacağı; kıyâm, rükû, secde ufak bir âyet okumak ile meydana gelen namazı emretmiştir.
Namaz kılmak, herkes için çok kolaydır. Ramazân-ı şerîf orucu da, pek kolaydır. Zekâtı da, çok hafif emretmiş, malın hepsini değil, kırkta birini verin, demiştir. Hepsini veya yarısını vermeyi emretseydi, kullarına güç olurdu. Merhameti, pek fazla olduğundan, emri tam yapılamaz ise, daha da hafifletmiştir. Meselâ, abdest alamayanlara, teyemmüm etmeye, namazda ayak üzere duramayanlara oturarak kılmaya, oturamayanlara da, yatarak kılmaya rükû ve secde yapamayanlara, îmâ ile (oturup, rükû ve secde için, az eğilerek) kılmaya, bunlar gibi, daha nice kolaylıklara izin vermiştir, İslâmiyetin emirlerine dikkatle ve insafla bakan, bu kolaylıkları görür. Allahü teâlânın kullarına ne kadar çok merhametli olduğunu, pekiyi anlar.
Emirlerin pek kolay olmasının bir şahidi de, çok kimselerin, emrolunan ibâdetlerin, daha artmasını istemesidir. Namazın, orucun artmasını isteyen çok görülmüştür. Evet, ibâdet yapmak güç gelen kimseler de, yok değildir. Böyle kimseler, normal insan değildir. Böyle bozuk kimselere, ibâdetlerin zor gelmesine sebep, nefislerinin karanlığı ve şehvanî arzularının kötülüğüdür. Bu karanlık ve kötülükler, nefs-i emmâreden hâsıl olmaktadır. Nefs-i emmâre, Allahü teâlânın düşmanıdır. Şûra sûresinde meâlen; “Îmân ve ibâdet etmek, müşriklere güç gelir”, Bekâra sûresi kırkbeşinci âyetinde meâlen; “Namaz kılmak, yalnız müminlere, Allahü teâlâdan korkanlara kolay gelir” buyurulmuştur.

Toplam Görüntülenme: 112

Yayın tarihi: Salı, 12 Aralık 2017

Bunları okudunuz mu?