Kur’ân-ı kerîmi ücret ile okumak, bâtıldır

Bayramzâde Zekeriyyâ Efendi Osmanlı devletinin yirmibirinci şeyhülislâmıdır. 920 (m. 1514)’de Ankara’da doğdu. 1001 (m. 1593)’de vefât etti. “Hidâye şerhi” isimli eseri çok kıymetlidir. Bu kitapta diyor ki:

“Hâfızlar, para için Kur’ân-ı kerîm okumamalıdır. Hâfız da, parayı veren de günâha girer. Kur’ân-ı kerîmi ücret ile okumak, bâtıldır, bid’atdir. Kur’ân-ı kerîm öğretmeye zarûret vardır. Mezâr başında, ücret ile Kur’ân-ı kerîm okutmak için ise zarûret yoktur. Din kardeşinin kabrini ziyâret edip, rûhuna Kur’ân-ı kerîm okumak iyidir. Para vererek Kur’ân-ı kerîmden Rukye [muska] yazdırmak câiz buyurmuşlar ise de, bu, tedâvî ücretidir [ve kâğıt, mürekkep ücretidir]. İbâdet ücreti değildir.”
“Bir kimsenin, namaz, oruç ve sadaka gibi bütün ibâdetlerinin sevâbını başkasına hediye etmesi câizdir. Nâfile sadaka veren kimsenin, sevâbının bütün müminlere verilmesi için niyet etmesi çok iyi olur. Kendi sevâbından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevâbı erişir. Ehl-i sünnet vel-cemâ’at mezhebi böyledir. Hanefî ve Hanbelî mezheblerine göre, namâz ve Kur’ân-ı kerîm okumak gibi yalnız beden ile yapılan ibâdetlerin sevâbı da, böyle hediye edilebilir. Bu zaman yapılan duânın kabul olması çok umulur. Farz ve nâfile ibâdetlerin sevâbı, ölülere ve dirilere gönderilebilir. İbâdeti yaparken, sevâbını başkasına niyet etmek câiz olduğu gibi, ibâdeti kendi için yapıp, sonra sevâbını başkasına hediye etmek de câizdir. Sevap, hediye edilenlere taksîm edilmeksizin, her birine bütünü kadar erişir. Her çeşit ibâdetin sevâbı, Resûlullah Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mübârek rûhuna da gönderilebilir. Abdüllah ibni Ömer “radıyallahü anhümâ”, Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) için ömre yapardı. Hâlbuki, bunu vasiyet etmemişti. İbnis-Serrâc, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” için on binden fazla hatim okumuştu. Mübârek rûhu için kurban kesmişti. Bu hediyelerle derecesi ve şerefi artar denildi.
Bu mübarek zat, vefâtından bir gece evvel, Resûlullah Efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) rüyâsında görüp, kendisine “Ey Zekeriyyâ, yârın sen Sultan ile buluşur ve bir elbise giyersin. Sonra da bizim yanımızda olursun!” buyurdu. Uyandığında hayretler içinde kaldı. Rüyâsı aynen gerçekleşti...

Toplam Görüntülenme: 137

Yayın tarihi: Pazar, 04 Mart 2018

Bunları okudunuz mu?