Ayakta duramayan hastanın namazı

Memekzâde Mustafa Efendi 47. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Şeyhülis­lâm Muîd Ahmed Efendi'nin damadı ola­rak ilim çevrelerinde tanınmıştır. Tahsili­ni tamamlayıp müderrisliğe geçti. 1066'da (m. 1656) Şeyhülislâmlık verildi. 1066 (m. 1656)’da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Namazda ayakta duramayan veya ayakta durunca, hastalığının uzayacağını çok zanneden hasta, namazını oturarak kılıp, rükû için bedenini biraz eğer. Sonra dikilip, sonra yere secde yapar. Kolayına geldiği gibi oturur. Diz çökmesi, bağdaş kurması, ihtibâ etmesi, yani kaba etleri üzerine oturup kollarını dizlerinin etrafına halka yapması câizdir. Baş, diş, göz ağrısı hastalık sayılır. Düşmana görünmek korkusu da, özürdür. Ayakta orucu, abdesti bozulan da oturarak kılar. Bir şeye dayanarak ayakta durabilen, dayanarak kılar. Ayakta fazla duramayan, iftitâh tekbîrini ayakta alıp, ağrı hâsıl olunca oturarak devam eder. Yere secde yapmaktan âciz olan, ayakta okuyup, rükû ve secde için oturarak îmâ eder. Oturup rükû için biraz, secde için daha çok eğilir. Bedenini eğemeyen, başını eğer. Bir şey üzerine secde etmesi lâzım değildir. Bir şey üzerine secde ederse, secde için, rükûdan fazla eğilmiş ise, namazı sahih olursa da, mekruhtur.
Dayanarak oturmak mümkün iken, yatarak îmâ câiz olmaz. Peygamberimiz, bir hastanın, önüne yastık koyup, yastık üzerine secde ettiğini görerek, yastığı alıp atmış. Hasta, önüne tahta koymuş. Onu da atmış ve (Müktedir isen, erd üzerinde [yani alnını toprağa koyarak] kıl! Buna gücün yetmezse, îmâ et ve secde için, rükûdan daha çok eğil!) buyurmuştur. Âli İmrân sûresinin yüzdoksanbirinci âyet-i kerimesi, (Namazı, gücü yeten ayakta kılar. Âciz olan oturarak kılar. Bundan da âciz olan, yatarak kılar) demektir. İmrân bin Husayn hasta olunca, Resûlullah buna, (Ayakta kıl! Gücün yetmezse, oturarak kıl! Buna da kudretin olmazsa, yan veya sırtüstü yatarak kıl!) buyurdu. [Görülüyor ki, ayakta duramayan hasta, oturarak kılar. Oturamayan, yatarak kılar. Herhangi bir şekilde oturamayan, yatarak kılar. Cemaate gidince ayakta kılamayan, evinde ayakta kılar. İslâmiyetin bildirmediği şekilde ibâdet yapmak (Bid'at) olur. Bid'at işlemenin büyük günah olduğu fıkıh kitaplarında yazılıdır.

Toplam Görüntülenme: 40

Yayın tarihi: Pazartesi, 17 Aralık 2018

Bunları okudunuz mu?