Papazlar, verecek cevap bulamadılar

Muhammed Taflâtî hazretleri hadîs ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Fas’ta doğdu. 1191 (m. 1777)’de Kudüs’de vefât etti.
Taflâtî hazretleri, deniz yoluyla Mısır’a saldıran Fransızlar tarafından esîr edildi. Onu Malta adasına götürdüler. Orada papazların ileri gelenlerinden biri, Taflâtî’ye şöyle dedi: 

“Ey Muhammedi! Îsâ’nın (aleyhisselam) hakîkati, ilâhın hakîkati ile birleşip tek bir hakîkat olmuştur.” Bunun üzerine Taflâtî;
“Eğer mesele dediğin gibi olsa idi, İlâh ve Îsâ’nın (aleyhisselam) hakîkatlerinin birleşmelerinden önce, şu üç ihtimalden birisinden başkası tasavvur edilemezdi. Ya ikisi de kadîm, yahut ikisi de hadîs (sonradan var olan) veya birisi kadîm diğeri hadîs olurdu. Hâlbuki bütün bu ihtimaller bâtıldır. O zaman bu ihtimallere göre düşünülen birleşme de hükümsüz olur. Meselâ birinci ihtimâle; yani hakîkatlerin birleşmesinden önce ikisinin de kadîm olmalarına gelince, böyle düşünmek kati olarak her ikisinin de hadîs olduklarına götürür. Çünkü birkaç şeyden meydana gelmek, sonradan var olanların temel husûsiyetlerindendir. Hadîs yani sonradan var olan şey ilâh olamaz, ikinci ihtimâlin, yani her ikisinin de hadîs olması da bâtıldır. Çünkü ilâhın hadîs olması muhaldir (mümkün değildir). Üçüncü ihtimâle gelince, bu da bâtıldır. Böyle düşünmek de imkânsızdır. Çünkü bu ihtimâlde, kadîm olan ilâhın terkibden sonra hadîs olması, hadîs olanın da kadîm olması lâzım gelir. Böyle bir durum ise hakîkatlerin değiştiklerini söylemek demek olur ki, böyle bir şey bâtıldır... Hem sonra bu üçüncü ihtimâlden iki zıd şeyin, ilâh ile ilâh olmayanın, ilâhın yarattığı bir şeyin birleşmesi hâli ortaya çıkar ki, böyle iki zıddın birleşmesini hiçbir akıl sahibi söylememiştir” dedi.
Papazlar bu sözler karşısında verecek cevap bulamayıp, şaşırıp kalınca, ileri gelenlerinden ve en bilgili olanı; “Bu pek ince ve derin bir mesele olup, bizim akıllarımız bunu anlayamaz” dedi. Bunun üzerine hazreti Taflâtî; “Bunlar bizde sonda değil başlangıçta öğrenilen bilgilerdir” dedikten sonra papazların ileri gelenine; “Doğru söyle! Îsâ aleyhisselâm puta (hâşâ) tapınır mıydı?” diye sorunca, papaz; “Hayır, Hazreti Îsâ haça tapmaz idi. Ancak haç, Hazreti Îsâ’dan sonra ortaya çıkmıştır. Fakat biz ilâhın benzerine tapıyoruz” dedi. Taflâtî; “Doğru söyle! Allahü teâlâ başkasına benzer mi?” diye sorunca, papaz; “Hayır benzemez” dedi. Bunun üzerine Taflâtî; “Öyleyse şu haçı katran ve ziftle yakmak gerekir” dedi.

Toplam Görüntülenme: 17

Yayın tarihi: Pazartesi, 02 Aralık 2019

Bunları okudunuz mu?