Kimse rızkını yiyip bitirmeden ölmez

Mahfuz bin Ahmed Kelvezânî hazretleri Hanbelî fıkıh âlimidir. 432 (m. 1041)’de Bağdat'ta doğdu. Kadı Ebû Ya'lâ ile İmam Gazâlî hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. Talebeleri  arasında Abdülkâdir-i Geylânî gibi büyük âlimler vardır. Kelvezânî 510 (m. 1116)’da Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Allahü teâlâ, her insanın ve her hayvanın rızkını ezelde takdir etmiş, ayırmıştır. İnsanların ve hayvanların ecelleri ve nefeslerinin sayısı belli olduğu gibi, her insanın rızkı da bellidir. Rızık hiç değişmez. Azalmaz ve çoğalmaz. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Kimse kendi rızkını yiyip bitirmeden ölmez. Bu konudaki âyet-i kerimelerde şöyle buyuruldu: (Birçok canlı, rızkını kendi elde edemez. Sizin de, onların da rızkını Allah verir.) [Ankebut 60] (Rabbin, rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır.) [İsra 30] Allah’ın kimine çok, kimine az rızık verdiğini çok kimse bilmez. (Sebe’ 36) Allah’tan korkana ummadığı yerden rızık gelir. (Talak 2,3) Bir kimse, Allahü teâlâ emrettiği için çalışır, rızkını helal yoldan ararsa, ezelde belli olan rızkına kavuşur. Bu rızık, ona bereketli olur. Bu çalışmaları için de sevap kazanır. Eğer, rızkını Allahü teâlânın yasak ettiği yerlerde ararsa, yine ezelde ayrılmış olan o belli rızka kavuşur. Fakat, bu rızık ona hayırsız, bereketsiz olur. Rızkına kavuşmak için kazandığı günahlar da, onu felaketlere sürükler.
İnsan, rızkını aradığı gibi, rızık da, sahibini arar. Çok fakirler vardır ki, zenginlerden daha iyi, daha mutlu yaşar. Allahü teâlâ kendisinden korkanlara, dinine sarılanlara, ummadıkları yerden rızık gönderir.
Allahü teâlâ, insanları yaratırken, ömürleri gibi, rızıklarını da takdir etmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, müminin rızkını ummadığı yerden verir.) (Allah’tan korkun, istediğiniz şeylere kavuşmak için, iyi sebeplere yapışın. Kötü sebeplere yanaşmayın! Hiç kimse, takdir edilen rızkına kavuşmadıkça ölmez.)
Helal rızka kavuşmak isteyen sebeplerine yapışmalıdır! Para kazanmak, malı arttırır. Fakat, rızkı arttırmaz. Rızık, mukadderdir. Yani ezelde ayrılmıştır. Rızık, maaşa, mala, çalışmaya bağlı değildir. Fakat Allah emrettiği için çalışmak lazımdır. Çünkü, Allahü teâlânın işleri, sebepler altında tecelli eder. Âdet-i İlâhiye böyledir. Fakat, bazen, sebebe yapışıldığı hâlde, iş hasıl olmayabilir. Yahut, sebepsiz de, hasıl olabilir.

Toplam Görüntülenme: 117

Yayın tarihi: Pazartesi, 16 Mart 2020

Bunları okudunuz mu?