Ali Nakî (Hâdî) (Rahmetullahi aleyh)

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 27 Ocak 2006

Ali Nakî hazretleri, “On İki İmâm”ın onuncusudur. 829 (H.214) senesinde Medîne’de doğdu. 868 (H.254)’de Bağdât-Samarra’da vefât etti. Hazret-i Ali ile hazret-i Fâtımâ’nın evlâdından, Ehl-i beytten hazret-i Hüseyin’in torunu olup seyyiddir...
Ali Nakî hazretleri, yüksek hâller sâhibi olup, devamlı ibâdetle meşgûl idi. Dünyâya hiç rağbet etmezdi. İmâmlığı, tasavvufta rehberliği yâni insanları Kur’ân-ı kerîmin mânevî hükümlerine kavuşturmak, kalplere yerleştirmek, tasavvuf hâllerine ve derecelerine ulaştırma vazîfesi otuz üç sene, altı ay, yirmi yedi gündür.

Devamını oku...

Bera bin Marur (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 26 Ocak 2006

Bera bin Marur, Hazrec kabilesinin reislerinden ve Muhacirinin önderlerindendir. O da Resulullah’a Akabe’de biat etti ve orada ayağa kalkarak veciz bir konuşma yaptı. Yüce Allah’a hamd ettikten sonra O’na, (sallallahü aleyhi ve sellem) uymanın, O’nun ümmeti olmanın kıymetine dikkatleri çekiyor ve kazanılan bu nimetin üzerine titremek lâzım geldiğini hatırlatıyordu...
Bera (radıyallahü anh), daha o günden son Peygamberin sevgisini kazanmıştı...

Devamını oku...

Tufeyl bin Amr (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 25 Ocak 2006

Tufeyl bin Amr hazretleri, meşhur bir şâirdi. Misâfirperver ve cömert bir insan olduğu için, herkes tarafından sevilirdi. Yemen taraflarında mamur ve verimli bir beldede oturan Devs kabilesine mensuptu...
Peygamberimiz, Mekke’de İslâmiyeti açıkça yaymaya başladığı yıllarda, gece gündüz insanlara nasîhat ediyor, onlara İslâm dinini anlatıyordu. Mekkeli müşrikler ise, Resûlullahın bu gayretini boşa çıkarmak için hiç durmadan uğraşıyorlardı. Hattâ dışarıdan Mekke’ye gelenleri Peygamberimizle görüştürmemek için, ellerinden geleni yapmaktan geri durmuyorlardı...

Devamını oku...

"Ben sana nimetim, sen bana mihnetsin"

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 24 Ocak 2006

Dün başladığımız ibretli Hifâ Hâtun ve Hz. Süheyb kıssasına bugün, kaldığımız yerden devam ediyoruz... Resûlullah efendimiz, Hifâ Hâtun’a ve Hz. Süheyb’e çok duâ etti. Eshâb-ı Kirâm da, Hifâ Hatun’un bu asil davranışını çok övüp, Allahü teâlâya hamd ettiler. Süheyb hazretleri ve Hifâ Hâtun kalkıp, konağa gittiler.
Yemekten sonra, gece vakti Hifâ Hatun;

Devamını oku...

Hz. Süheyb ve Hîfâ Hatun...

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 23 Ocak 2006

Hifa Hatun, Medine-i Münevvere’de güzelliği ve ahlâkı ile meşhûrdu. Tevekkül sahibi kazaya rızâ gösteren ve Resûlullah efendimize çok bağlı olup, her sözünü dinlerdi. Hep ahirete hazırlanıp, ona yarar ameller işlemeye çalışırdı...
İşte bu Hifâ Hatun, bir gün Peygamber efendimizin huzuruna gelerek şöyle dedi:
-Ey Allah’ın Resûlü! Bana beni Cennet’e götürecek bir iş (amel) öğret!

Devamını oku...

Huzeyfe bin Yemân (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 22 Ocak 2006

Huzeyfe bin Yemân hazretleri, Eshâb-ı kirâm arasında Peygamberimizin sırdaşı olmasıyla meşhurdur. Peygamberimiz ona, Eshâb-ı kirâm arasına karışarak kendilerini gizleyen ve böylece fitne çıkarmak isteyen münâfıkların kimler olduğunu tek tek söylemiştir. Bundan başka vukû bulacak hâdiseleri de bildirmişti. Bu mübarek zat, Eshâb-ı kirâm arasında çok sevilir ve ayrı bir itibar görürdü. Çünkü o, Resûlullahın verdiği sırlarla dolu idi. Resûlullah efendimiz gizli kalması lâzım olan birçok bilgiyi, hazreti Huzeyfe’ye söyledi.

Devamını oku...

Abdullah bin Revâhâ (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 21 Ocak 2006

Hicretin sekizinci senesi Cemaziyelevvelinde, Mûte Gazâsı vuku buldu. Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) 3000 kişiden müteşekkil bir kuvvet hazırlamış onu Zeyd bin Hârise’nin kumandasına vermişti.
Resûlullah efendimiz, mescidinde öğle namazını kıldırdıktan sonra oturdu. Eshâb-ı kirâm da oturdular. Peygamber efendimiz:

Devamını oku...

Abdurrahman bin Avf (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 20 Ocak 2006

Abdurrahman bin Avf hazretleri, 571 yılında Mekke’de doğdu. Genç yaşta ticaretle uğraşmaya başladı. Cahiliye devrindeki kötü alışkanlıkların mevcudiyetine rağmen güzel ahlakıyla etrafındakilerin sevgisini kazandı. Hazreti Ebubekir (radıyallahü anh) ile samîmî bir dostluk kurdu. İşte bu büyük dostun vasıtasıyla İslâmiyet’le müşerref oldu. Habeşistan’a giden Müslümanlarla birlikte hicret etti. Oradan da Medine’ye gitti...

Devamını oku...

Abdullah ibni Abbas (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 19 Ocak 2006

Eshab-ı kiramın büyüklerinden olan Abdullah ibni Abbas (radıyallahü anh) hazretleri, “müfessirlerin şahı” olarak tanınır. Resûlullah efendimiz Mekke’de iken, Abdullah ibni Abbâs’ın annesine buyurmuştu ki:
-Senin bir oğlun olacak. Doğduğu zaman bana getir!
Çocuğu getirdiklerinde, kulağına ezân ve ikâmet okuyup, ismini Abdullah koydular ve;
“Allahım! Onu dinde fakîh kıl ve kitabını ona öğret” diyerek duâ ettiler. Sonra annesinin kucağına verip buyurdular ki:
-Halîfelerin babasını al, götür!

Devamını oku...

Abbas bin Ubâde (Radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 18 Ocak 2006

Abbas bin Ubâde hazretleri, Peygamber efendimizin davetini duyunca, Müslüman olmak için koşarak gelen Medineli ilk 12 kişiden biridir. Birinci Akabe Biatında Müslüman olan altı Medineli, ikinci sene yanlarına altı arkadaş daha alıp, on iki kişi olarak Mekke’ye geldiler. Peygamberimizle gece Akabe’de görüşmek üzere söz aldılar. Gece olunca buluştular ve aralarında anlaştılar...

Devamını oku...