Gül Baba

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 08 Mayıs 2006

Sultan İkinci Bayezid Han, dinlenmek için gittiği avdan dönüyordu. Bir an önce saraya varmayı düşünürken atını durdurdu, havayı kokladı ve derin derin nefes alıp ferahladıktan sonra sordu:
- Bu güzel kokular da nereden gelir böyle?
Vezirlerinden biri cevap verdi:
- Devletlü Padişahım! İstanbul kuşatmasına katılan gazilerimizden tabiat âşığı biri vardır ki, ona Gül Baba derler. Ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyardır. Şu yamaçları güllerle ve dahi türlü çiçeklerle donattı. Bu hoş kokular O’nun bahçesinden gelmektedir.
- Merhum babamın bu gazi askerini ziyaret etmek isterim!

Devamını oku...

Muhammed Bedahşî

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 07 Mayıs 2006

Yavuz Sultan Selîm Han’ın musahibi (sohbet arkadaşı) Hasan Can anlatır: “Mısır’ın fetholunduğu günlerdi. Bir sabah, Selîm Han bana şöyle buyurdu:
-Bu gece rüyâmda Muhammed Bedahşî’yi gördüm. Bir yolculuğa çıkacağını söyleyip bizimle vedâlaştı...
Ben hemen rüyâyı tabire giriştim ve;
-Sultanım, velîlerin görünüşte çıkacakları yolculuk, âhiret seferi olmak gerektir. Eğer vefât etmemiş ise, yakında vefât edeceklerine işârettir, dedim.

Devamını oku...

İbn-i Batuta

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 06 Mayıs 2006

İbn-i Batuta, meşhur seyyah ve aynı zamanda Maliki mezhebi fıkıh âlimidir. Fas’ın Tanca şehrinde 1303 (H.703) senesinde dünyaya geldi. Yirmi iki yaşına kadar kendi memleketinde ilim tahsil etti. Daha sonra seyahatlere çıkarak yirmidokuz sene boyunca dünyanın birçok memleketini gezdi. İlk olarak hacca gitmek niyetiyle Fas’tan ayrıldı. Yol boyunca Cezayir, Tunus, Trablusgarb, Mısır ve Hicaz’ı gezerek inceledi. Hacdan sonra Asya seyahatine başladı ve Suriye, Anadolu, Irak, İran, Türkistan, Orta Asya, Çin, Sumatra, Hindistan’ı gezip memleketine döndü...

Devamını oku...

Züfer bin Hüzeyl "İmâm-ı Züfer"

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 04 Mayıs 2006

Züfer bin Hüzeyl hazretleri, aslen İsfahanlı olmasına rağmen Basra’da yaşadı ve orada ilim tahsîl etti. Önce zamânının âlimlerinden hadîs ilmini öğrendi. Sonra Kûfe’ye gidip İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin derslerine devâm etti. Ondan fıkıh ilmini tahsîl ederek zamânının meşhûr fakîhlerinden oldu. İmâm-ı A’zam; “Talebelerimin en mükemmelidir” buyurarak, onu medhetti. İctihâd derecesine yükselip İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin koyduğu usûl ve kâidelere göre ictihâdda bulundu.

Devamını oku...

Seyyid Ahmed-i Buhârî

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 03 Mayıs 2006

Seyyid Ahmed-i Buhârî, küçük yaşta Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerine talebe oldu. Onun hasta kalplere şifâ veren sözleriyle yetişti. Hizmetiyle şereflenip, teveccühlerine kavuştu. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri onu çok severdi. Nerede görse ayağa kalkar, tâzim ve ikramda bulunurdu. Seyyid Ahmed, hocasının bu iltifâtlarına çok mahcub olurdu. Bir gün hocasına;
-Muhterem efendim! Bu fakir için gösterdiğiniz hürmet bizi çok üzmektedir, deyince, Ubeydullah-ı Ahrâr ona;
-Size nasıl hürmet etmeyelim ki? Sizi gördüğümüz zaman iki büyüğün azametini müşâhede etmekteyiz. Biri; sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın neslindensiniz. Diğeri de; Hâce Mahmûd İncirfagnevî ceddinizdir, buyurdu...

Devamını oku...

Abdurrahmân bin Muhammed

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 02 Mayıs 2006

Mâlik bin Dînâr hazretleri, hacda iken garip bir rüya görmüştü... Uyanınca rüyada kendisine bahsedilen “Muhammed oğlu Abdurrahmân” adındaki kimseyi aramaya başladı. Sordukları kimse “Aradığın kimse her yıl hacca gelir” dediler. Araya araya onu bir köşede Kur’ân okurken buldu. Abdurrahmân onu görünce bir âh çekip bayıldı. Daha sonra şöyle dedi:
-Allahü teâlânın beni affetmediğini söylemeğe geldin değil mi?
Mâlik bin Dînâr hazretleri çok şaşırdı. Ona hayret edip sordu:
-Sâlihlerden birine benziyorsun. Çok merak ettim. Acaba, Allahü teâlâ seni niçin affetmiyor.

Devamını oku...

Amr bin Kays el-Mülâî

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 01 Mayıs 2006

Amr bin Kays el-Mülâî, Kûfe’nin beş büyüğünden biri olarak tanındı. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve selem) hadîs-i şerîflerini dinlemek ve nakletmek husûsunda yüksek gayret gösterdi. Tâbiînden olan âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Bağdâd’a giderek Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp sohbette bulundu. İlimde yüksek dereceye ulaşan Amr bin Kays’dan da pekçok kimse hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu...

Devamını oku...

Belek Bey

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 29 Nisan 2006

Belek Bey, Haçlılara karşı büyük zaferler kazanan Artuklu Emiridir. Amcası İlgazi, Artuklular’ın Mardin; diğer amcası Sökmen ise Hasankeyf kolunun Beyi idi. Sökmen Bey, Haçlılara karşı gösterdiği kahramanlıklardan dolayı Selçuklu Sultanı Tutuş tarafından kendilerine verilen Surve şehrini yeğeni Belek’e verdi. Ancak 1098 senesinde, Kudüs ve havalisinin Fatımiler’in eline geçmesinden az sonra, Suruç, Hristiyanların eline düştü. Belek Bey, bundan sonra bir süre daha amcası Sökmen ve İlgazi’nin hizmetinde bulundu...

Devamını oku...

Malik el-Şahbaz (Malcolm X)

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 28 Nisan 2006

Malcolm Little, 1952’de “Malcolm X” adıyla “Black Muslims” hareketine girdi. Elijah Muhammad’in yolunu izledi ve ona ABD içinde tümüyle bağımsız olacak bir zenci cumhuriyetinin kurulması fikrini benimsetti. Ancak Mart 1964’te iki liderin arası açıldı; Malcolm X, “Afrika-Amerika Birliği” örgütünü kurdu ve aynı yıl Afrika ile Orta Doğu’ya iki gezi yaptı. Dönüşünden kısa bir süre sonra da öldürüldü.

Devamını oku...

Çakırcalı Mehmet Efe

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 27 Nisan 2006

Çakırcalı Mehmet Efe, dağlara çıktıktan bir süre sonra ilk olarak “halka zulüm yapıyor” diye Mustafa Ağa’nın evini basar. Ağayı uyararak 200 altınına el koyar. Ardından da Kızoğlu Mehmet Ağa’yı dağa kaldırarak, yüklü miktarda fidye alır. Eylemlerinden elde ettiği parayı da halka dağıtır. Halkın sempatisini kazanması sayesinde köyler ve Yörük obaları ona yataklık ederler.

Devamını oku...