Âmir bin Füheyre (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 24 Aralık 2005

Âmir bin Füheyre hazretleri, Tufeyl bin Abdullah’ın çobanıydı. Nice yıllar her şeylerini kaybedip, insanlıklarını unutmuş kimselere hizmet etti. Nihayet İslam güneşi her tarafa yayılırken o da Müslüman olmakla şereflendi. Bu yüzden çeşitli işkencelere mâruz kaldı. Bilâl-i Habeşî ile birlikte ağır işkencelere uğratılmış, kızgın güneş altında saatlerce bekletilmişti. Bütün bu eza ve cefaya rağmen îmânından zerre kadar tavîz vermemiş, hak dînden geri dönmemişti... Günleri böyle işkence ile geçerken imdadına Hz. Ebû Bekir, yetişmiş ve onu satın alarak âzâd etmiştir.

Devamını oku...

Cabir bin Abdullah (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 23 Aralık 2005

Cabir bin Abdullah hazretleri, Ensâr-ı kirâmın büyüklerindendir. İkinci Akabe anlaşmasında babası ile idi “radıyallahü teâlâ anhümâ”. Bedir ve Uhud’da küçük idi. Diğer onsekiz gazâda bulundu. Ömrü sonunda gözlerine perde geldi. Yezîd’in kumandasındaki ordu ile İstanbul muhâsarasında bulundu. 77 yılında 95 yaşında vefât etti. Medîne’de medfûn olduğu (Mevdu’âtül-ulûm) 648’inci sahîfede yazılıdır. (Koca Mustafâ Pâşa’nın yaptırdığı câmi ve türbe, başka Câbir için olsa gerektir.)

Devamını oku...

Abdullah bin Ömer (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 22 Aralık 2005

Abdullah bin Ömer hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup, dört büyük halîfeden Hz. Ömer’in oğludur. İlk îmâna gelenlerdendir. Babası îmân ile şereflenince, o da küçük yaşta Müslüman oldu...
Küçük yaştan itibaren Peygamber efendimizle beraber bulunan Hz. Abdullah, Eshâb-ı kirâm içinde en çok hadîs-i şerîf nakledenlerden oldu. Ayrıca, yaratılış olarak üstün hâllere sahip olduğundan ve Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) hizmeti ile şereflenip, uzun zaman sohbetlerinde bulunduğundan, bütün ilimlerde mâhir oldu...

Devamını oku...

Ammâr bin Yâser (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 21 Aralık 2005

Ammâr bin Yâser, müşriklerin korkunç işkencelerine düçar olan ilk sahabilerdendir... Resulullah efendimizin Erkam bin Ebi’l-Erkam’ın evinde bulunduğu sırada Süheyb-i Rûmî, Hz. Peygamber efendimize giderek Müslüman oldu. Suheyb, yakın arkadaşı Ammar’ı da Allah Resulü’ne götürüp onun da Müslüman olmasını sağladı. Ammâr, Resulullah’ın huzurundan çıktıktan sonra evine gelip, anne ve babasına da İslâm’ı anlattı. O gün onlar da iman ettiler...

Devamını oku...

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 20 Aralık 2005

Ebû Saîd el-Hudrî hazretleri, Eshâb-ı kirâmın fakihlerindendir. Babası, Medine’de İslâm’ın tebliği başladığında Müslüman olmuş, bu vesileyle Ebû Said de Müslüman bir aileden dünyaya gelmiştir...
Ebû Saîd el-Hudrî bin yüz yetmiş hadis rivâyet etmiştir. Bunlardan kırk üç tanesi Buhâri ve Müslim’de yirmi altısı yalnız Buhâri’de, elli ikisi yalnız Müslim’de, diğerleri öteki hadis kitaplarında bulunmaktadır...

Devamını oku...

Muaz bin Cebel (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 19 Aralık 2005

Muaz bin Cebel hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden, helâl ve harâm ilmini en iyi bilenlerdendir. Milâdî 605 senesinde Medine’de doğdu. Hicretin 18. (m. 640) yılında Kudüs ile Remle arasındaki Amvas köyünde vefât etti...
“İkinci Akabe Bîatı”nda, kendi canlarını ve mallarını korudukları gibi Peygamber efendimize yardım ederek İslâmiyete hizmet edeceklerine söz verip, Müslüman olan yetmiş Medineliden birisi de Muaz bin Cebel’dir (radıyallahü anh). Onsekiz yaşında iken Müslüman oldu.

Devamını oku...

Ebû Musa el-Eş'ari (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 18 Aralık 2005

Ebû Musa el-Eş’ari hazretleri, Resûlullah efendimizin vâlilerindendir. Resûlullah zamanında Zebid, Aden ve Yemen valiliklerinde bulundu. Peygamber efendimiz onu, Muaz bin Cebel ile birlikte Yemen’e vali gönderirken ikisine hitaben şöyle buyurdu;
“Yemen’e vardığınızda halka kolaylık gösteriniz ve güçlük göstermeyiniz! Sevindirin de nefret ettirmeyiniz. Muhabbet ediniz de ayrılmayınız.”
Resulullah ile Zâtü’r-Rika Gazâsında, Mekke’nin Fethinde, Huneyn Gazâsında bulundu. Hz. Ömer’in hilâfetinde Kûfe, Basra valiliklerine tâyin olundu. Burada vâli iken Ehvaz, İsfehan ve Nusaybin fethedildi.

Devamını oku...

Cafer Tayyâr (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 17 Aralık 2005

Hz. Ca’fer; Resulullah efendimizin amcası Ebû Tâlib’in oğlu, Hz. Ali’nin de ağabeyidir... Habeşistan’a hicret edenlerden idi. Oradan döndükten iki yıl sonra Mûte Seferi kararlaştırıldı. İslâm ordusu kısa zamanda hazırlandı. Resûlullah efendimiz, mübârek sancağı Hz. Zeyd bin Hârise’ye teslim etti ve buyurdu ki:
-Zeyd bin Hârise’yi, cihâda çıkacak olan şu insanların başına kumandan tâyin ettim. O şehîd olursa yerine Ca’fer bin Ebû Tâlib geçsin, o da şehîd olursa yerine Abdullah bin Revâha geçsin. O da şehîd olursa, Müslümanlar, aralarında uygun birini seçip onu kendilerine kumandan yapsınlar!

Devamını oku...

Muaviye (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 16 Aralık 2005

Muaviye (radıyallahü anh) Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve selem) kayınbiraderi olup, Mekke’nin fethi günü babası ile beraber Müslüman oldu. Sonra Medine’ye yerleşerek Peygamberimizin “Yâ Rabbi, onu doğru yolda bulundur ve başkalarını da doğru yola götürücü kıl!” ve “Yâ Rabbi! Muâviye’ye yazı ve kitab öğret, onu azabından koru!” “Yâ Rabbi! Onu memleketlere hakim kıl!” duâlarıyla şereflendi. Onun “Vahiy Kâtibliği”ne alınması, Cebrâil aleyhisselâmın bildirmesi ile olmuştur. Cebrâil aleyhisselamın getirdiği Kur’ân-ı kerîmi ve Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) mektublarını yazardı...

Devamını oku...

Meymune binti Hâris (radıyallahü anha)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 15 Aralık 2005

Meymune binti Hâris, Hz. Abbas’ın hanımı Ümm-i Fadl’ın kız kardeşi idi. İlk önce cahiliyye devrinde Mesud bin Amr ile evlenmişti. Ondan ayrılınca, Ebû Rühüm bin Abdiluzza ile nikâhlandı. Bu da vefat edince dul kaldı...
Resulullah efendimiz, Hicretin yedinci senesi Hayber’in fethinden sonra, Zilkade ayında, umre niyeti ile yola çıktı. Cuhfe’de bulunduğu sırada Hz. Abbas ile buluşunca, Hz. Abbas, “Ya Resulallah! Meymune binti Hâris dul kaldı. Onu kendine hanımlığa alsan olmaz mı” diye teklifte bulundu. Bunun üzerine Peygamber efendimiz Ebu Rafi ile ensardan bir zatı Mekke’ye dünürlüğe gönderdi.

Devamını oku...