Amr bin Âs (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 29 Aralık 2005

Amr bin Âs hazretleri, İslâmiyeti kabûl ettikten sonra, eski hatâlarına çok pişman oldu. İslâma hizmet etmeyi, müşriklere karşı savaşmayı şiddetle arzû etti. Böylece büyük bir mücâhid oldu. Birisi, Amr bin Âs’a sordu:
-Siz akıllı adamdınız. Niçin İslâma girmekte geciktiniz?
-Biz yaş ve bilgi bakımından, bizden üstün kabûl edilen insanlarla beraberdik. Onlar, Resûlullah efendimizi Peygamber olarak kabûl etmediler. Biz de onlara tâbi olduk. Onlar gidip, sıra bize gelince, düşündük, inceledik, hakkın çok açık olduğunu gördük. Böylece İslâmiyet kalbime yerleşti. Resûlullah efendimizin, iyilik yapana öldükten sonra iyilik, kötülük yapana kötülük yapılacağı, sözünü içimde doğru buldum...

Devamını oku...

Sümeyye Hatun (radıyallahü anhâ)

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 28 Aralık 2005

Ebu Cehil bilhassa kölelerin Müslüman olmasına fena halde içerliyor, hiç hazmedemiyordu. Yaser hazretleri yabancı, Sümeyye Hatun ise köle idi. Kureyş zorbası Ebu Cehil, Hz. Yaser’in evini yaktırdı. Karısı ve oğlu ile beraber üçünü de zincire vurdurttu, sonra kırbaçlattırdı, daha sonra da hapsetti...
Dışarıda sıcak şiddetlenip, çölün kumları yanmaya başlayınca, zincirleri ile Yaser ailesini çöle çıkardılar. Bağladıkları zinciri çıkarmadan çölde sürüklemeye başladılar. Hz. Sümeyye’yi ateş gibi yanan kumlara gömüyorlar, Ammar’ı durmadan taşlıyorlardı... Bazan zavallıların önünde kuvvetli bir ateş yakılıyor, demir kıpkırmızı oluncaya kadar ateşte bırakıldıktan sonra, arka ve yanlarından geçiriliyordu... Yaserler her şeye rağmen dinilerine sımsıkı sarılmışlardı.

Devamını oku...

Amr bin Cemuh (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 27 Aralık 2005

Medine cömertlerinden, karakter sahibi bir zat idi...
Mus’ab bin Umeyr’in (radıyallahü anh) Medine’ye davetçi olarak gelmesinden kısa bir zaman sonra insanların birçoğu iman ettiler. O sırada altmış yaşını geçmiş olan Amr bin Cemuh’un oğulları Muavvez, Muaz, Hallad ve eşi Hind de ondan gizli bir şekilde iman ettiler. Nihayet Amr bin Cemuh da yaşı altmışı geçtiği halde iman etti.

Devamını oku...

Dıhye-i Kelbî (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 26 Aralık 2005

Dıhye-i Kelbî hazretleri, Eshab-ı kiramın büyüklerindendir ve Bedir dışındaki bütün harplere katıldı. Geç îmâna geldi. Zengin tüccâr idi. Müslümân olmadan önce de Resûlullahı sever, uzaktan geldikçe hediyye getirirdi. Müslümân olunca, Resûlullah çok sevindi. İyi Rumca bilirdi. Rum devletine sefîr olarak gönderildi. Yermük ve Şâm savaşlarında bulundu. 50 [m. 670] senesinde vefât etti...

Devamını oku...

Ebû Eyyûb el-Ensârî(radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 25 Aralık 2005

Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. Peygamber efendimizin mihmândârı, yâni Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicret ettiği zaman, Resûlullahı’ı evinde misâfir eden sahâbîdir. İsmi, Hâlid bin Zeyd olup, künyesi Ebû Eyyûb’dur. Türkiye’de “Eyyûb Sultân” olarak tanınır.
Ebû Eyyûb-i Ensârî hazretlerinin, Peygamberimiz için, her gün bir sofra hazırlamak âdetiydi. Bu izzet ve ikrâmıyla derecesi çok yükseldi...

Devamını oku...

Âmir bin Füheyre (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 24 Aralık 2005

Âmir bin Füheyre hazretleri, Tufeyl bin Abdullah’ın çobanıydı. Nice yıllar her şeylerini kaybedip, insanlıklarını unutmuş kimselere hizmet etti. Nihayet İslam güneşi her tarafa yayılırken o da Müslüman olmakla şereflendi. Bu yüzden çeşitli işkencelere mâruz kaldı. Bilâl-i Habeşî ile birlikte ağır işkencelere uğratılmış, kızgın güneş altında saatlerce bekletilmişti. Bütün bu eza ve cefaya rağmen îmânından zerre kadar tavîz vermemiş, hak dînden geri dönmemişti... Günleri böyle işkence ile geçerken imdadına Hz. Ebû Bekir, yetişmiş ve onu satın alarak âzâd etmiştir.

Devamını oku...

Cabir bin Abdullah (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 23 Aralık 2005

Cabir bin Abdullah hazretleri, Ensâr-ı kirâmın büyüklerindendir. İkinci Akabe anlaşmasında babası ile idi “radıyallahü teâlâ anhümâ”. Bedir ve Uhud’da küçük idi. Diğer onsekiz gazâda bulundu. Ömrü sonunda gözlerine perde geldi. Yezîd’in kumandasındaki ordu ile İstanbul muhâsarasında bulundu. 77 yılında 95 yaşında vefât etti. Medîne’de medfûn olduğu (Mevdu’âtül-ulûm) 648’inci sahîfede yazılıdır. (Koca Mustafâ Pâşa’nın yaptırdığı câmi ve türbe, başka Câbir için olsa gerektir.)

Devamını oku...

Abdullah bin Ömer (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 22 Aralık 2005

Abdullah bin Ömer hazretleri, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden olup, dört büyük halîfeden Hz. Ömer’in oğludur. İlk îmâna gelenlerdendir. Babası îmân ile şereflenince, o da küçük yaşta Müslüman oldu...
Küçük yaştan itibaren Peygamber efendimizle beraber bulunan Hz. Abdullah, Eshâb-ı kirâm içinde en çok hadîs-i şerîf nakledenlerden oldu. Ayrıca, yaratılış olarak üstün hâllere sahip olduğundan ve Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) hizmeti ile şereflenip, uzun zaman sohbetlerinde bulunduğundan, bütün ilimlerde mâhir oldu...

Devamını oku...

Ammâr bin Yâser (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 21 Aralık 2005

Ammâr bin Yâser, müşriklerin korkunç işkencelerine düçar olan ilk sahabilerdendir... Resulullah efendimizin Erkam bin Ebi’l-Erkam’ın evinde bulunduğu sırada Süheyb-i Rûmî, Hz. Peygamber efendimize giderek Müslüman oldu. Suheyb, yakın arkadaşı Ammar’ı da Allah Resulü’ne götürüp onun da Müslüman olmasını sağladı. Ammâr, Resulullah’ın huzurundan çıktıktan sonra evine gelip, anne ve babasına da İslâm’ı anlattı. O gün onlar da iman ettiler...

Devamını oku...

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 20 Aralık 2005

Ebû Saîd el-Hudrî hazretleri, Eshâb-ı kirâmın fakihlerindendir. Babası, Medine’de İslâm’ın tebliği başladığında Müslüman olmuş, bu vesileyle Ebû Said de Müslüman bir aileden dünyaya gelmiştir...
Ebû Saîd el-Hudrî bin yüz yetmiş hadis rivâyet etmiştir. Bunlardan kırk üç tanesi Buhâri ve Müslim’de yirmi altısı yalnız Buhâri’de, elli ikisi yalnız Müslim’de, diğerleri öteki hadis kitaplarında bulunmaktadır...

Devamını oku...