İnsanlar, birtakım sapık yollara ayrılmışlardı

Ebû İshâk İsferâyînî hazretleri Eş'arî kelâm âlimidir. İran’da Nîşâbur civarında İsferâyin'de doğdu. Bağdat'a giderek Ebü'l-Hasen Eş'arî'nin talebesi Ebü'l-Hasan Bâhilî'den kelâm ve usûl-i fıkıh dersleri aldı. Sonra Nîşâbur'a dönerek talebe yetiştirdi. Taberî, Beyheki, Kuşeyrî gibi âlimler ondan ilim öğrendi. 418 (m. 1027)’de vefat etti. İmam-ı Eş'arî hazretlerinden şöyle nakleder:

Biliniz ki, Selef-i sâlihînin ve onların yolunda giden halefin (sonra gelen âlimlerin) yolu şudur: Allahü teâlâ, Peygamberimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) bütün dünyâya Peygamber olarak gönderdiği zaman, insanlar, birbirine zıt birtakım fırkalara ayrılmışlardı. Onlardan bir kısmı kitabî idi. Bunlar, Allahü teâlânın gönderdiği Tevrat ve İncîl’i değiştirmişler, kendi uydurdukları şeyler ile insanları Allahü teâlâya davet ediyorlardı. Bir kısmı felsefeci idi. Bunlar, akıl ile elde ettikleri birtakım bilgilerde, yanlış neticelere varmaları sebebiyle, birçok bâtıl ve yanlış yollar ortaya çıkmıştı. Bir kısmı, Brehmen idi. Bunlar, Allahü teâlânın Peygamberlerini inkâr ediyorlardı. Bir kısmı, dehrî idi. Bunlar da, kâinatın sonsuz olarak devam edeceğini, yok olmayacağını iddia ediyorlardı. Bir kısmı, Mecûsî idi. Bunlar ise, hiç tecrübe etmedikleri, bilmedikleri şeyleri iddia ediyorlardı. Bir kısmı putperest idi. Bunlar, putlara tapıyorlardı. Bunlar da şaşkınlık içerisinde kalmışlardı... Peygamberimiz ise, insânların, kâinat ve içindekilerin sonradan yaratılmış birer mahlûk olduğuna, onların hepsinin yaratıcısı, sahibi ve mâliki olan Allahü teâlânın varlığı ve birliği inancına davet etti. Onlara, üzerinde bulundukları yolun yanlış olduğunu, böyle bâtıl yolları terk etmelerini istedi. Resûlullah onların yollarının bozukluğunu, kendisinin ise, Allahü teâlâdan bildirdiği hususlarda doğru olduğunu, apaçık âyetler ve mucizelerle ispât etti. Sonra Allahü teâlâya nasıl kulluk edileceğini açıkladı. Allahü teâlâ Peygamberimizi bunları insanlara bildirmesi ve izah etmesi için gönderdi...
Resûlullah insanlara, kendilerinde dil, sûret ve daha başka yönlerden farklılıklar bulunduğunu, böyle değişikliğin ise onların sonradan yaratılmış olduklarını gösterdiğini bildirdiği gibi, gerek kendilerinde ve gerekse, onların dışındaki varlıklarda, Allahü teâlânın varlığına, irâdesine ve tedbirine delâlet eden şeyler ile, Allahü teâlâyı tanıma yolunu da bildirdi.

Toplam Görüntülenme: 85

Yayın tarihi: Pazartesi, 21 Aralık 2020

Bunları okudunuz mu?