Kur’ân-ı kerîmin şaşırtıcı nazmı

Süleyman ibn-i Cemmâz hazretleri Kırâat-i aşere imamlarından Ebû Ca'fer el-Kârî'nin meşhur iki râvisînden biridir. 170 (m. 786)'da vefat etti. Buyurdu ki:

Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” en büyük mucizesi Kur’ân-ı kerîmdir. Kıyâmete kadar bâkî kalacaktır. İnsanların dilinde okunacak ve sahîfelerde yazılı duracaktır. Kur’ân-ı kerîm bir değil binlerce mucizedir. Onun en kısa bir sûresinde, meselâ Kevser sûresinde sayısız mucizeler vardır. Bütün insanlar birleşseler, Arapların belîğleri bir araya gelip yardımlaşsalar, bir âyet-i kerîmesini söylemekten âcizdirler. Kur’ân-ı kerîm, fesâhat ve belâgatta o kadar yüksektir ki, Arap kabîlelerinin bütün fasîhleri ve belîgleri onun benzerini söylemeye güç yetiremezler. Kur’ân-ı kerîmin şaşırtıcı nazmı ve hayrete düşürücü üslûbu Arapların bütün üslûp ve terkiplerinden mümtâzdır. Hiçbiri ona benzemez. Arapların sözleri arasında ona benzer bir söz ne nâzil olmadan önce, ne de nâzil olduktan sonra aslâ vâki olmamıştır.
Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” bir gün Kur’ân-ı kerîm okuyordu. Arapların fasîhlerinden olan Velîd bin Mugîre işitti ve rikkate geldi. Ebû Cehil onun bu hâlini görünce sitem etdi. Bunun üzerine Velîd bin Mugîre şöyle dedi: Vallahi sizden hiçbiriniz Arapların sözlerini ve şiirlerini benden iyi bilmezsiniz. Muhammed'in “sallallahü aleyhi ve sellem” okuduğu hiçbirine benzemez!
Arapların merâsimlerinden birinde, Arap kabîleleri toplanmışlardı. Velîd bin Mugîre onlara Muhammed “aleyhisselâm” hakkında söyleyeceğiniz bir söz üzerinde birleşin. Söyledikleriniz birbirinizi yalanlamasın. Böylece Arap kabîlelerini Ondan soğutalım ve sakındıralım, dedi. Bir kısmı Ona kâhin diyelim dediler. Velîd bin Mugîre, yok vallahi o kâhin değildir. Çünki, Onun sözlerinde kâhinlerin sözlerindeki secie benzer bir söz yokdur, dedi. Mecnûndur diyelim diye teklîf etdiler. Velîd bin Mugîre, o da olmaz, zîrâ Onda hiç cünûn ve vesvese yoktur. Şâirdir diyelim, dediklerinde ise, ben şiirin her çeşitini gâyet iyi bilirim. Onun sözleri şiire hiç benzemiyor, dedi. Sihirbâz diyelim, dediler. Velîd bin Mugîre, hâyır sihirbâz da değildir. Çünki onda sihirbâzlar gibi üfürmek ve düğüm yapmak yoktur... Bunun üzerine Kureyş müşrikleri bunların hiçbiri olmaz diyorsun, o hâlde ne diyelim, dediler. Velîd bin Mugîre, Muhammed “aleyhisselâm” karı ile koca arasını, kardeşlerin ve akrabâların arasını açan bir sihirbâzdır diyelim, dedi. Bu söz üzerinde anlaştılar. Yol başlarına oturup, halkı bu sözle Resûlullahtan soğutmaya çalıştılar...

Toplam Görüntülenme: 86

Yayın tarihi: Salı, 05 Mayıs 2020

Bunları okudunuz mu?