Sen kırk senedir namaz kılmamışsın

Muhibbüddîn Muhammed el-Halebî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. 749'da (m. 1348) Halep'te doğdu. Türk asıllıdır. Burada medrese tahsilinden sonra müderrislik yaptı. Sonra Halep başkadılığına getirildi. 815 (m.1412)’de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Namazda huş’u ve hud’u, bütün azâların hareketsiz kalıp tevâzu hâlinde bulunması ve kalbin de Allahü teâlâdan korku üzere olması demektir. Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kalbin hazır olmadığı namaza Allahü teâlâ bakmaz.” 
İbrâhîm (aleyhisselâm) namaz kıldığı zaman, kalbinin hışırtısı iki mil uzaktan duyulurdu. Hazreti Ali (radıyallahü anh) namaz için kalktığı zaman, vücudunu bir titreme alır, yüzünün rengi değişirdi ve “Yedi kat göklere ve yere arz edilen ve onların taşıyamadıkları emanetin zamanı geldi” derdi.
Süfyân-ı Sevrî de, “Namazı huşû ile kılmayanın, namazı doğru olmaz” derdi... Bunun için namazda tumâninete ve ta’dil-i erkana dikkat etmelidir. Peygamberimiz “En büyük hırsız, kendi namazından çalan kimsedir” buyurdu. Ya Resûlallah! Bir kimse, kendi namazından nasıl çalar?” diye sordular. “Namazın rüku’unu ve secdelerini tam yapmamakla” buyurdu.
Bir defa da buyurdu ki: “Rükû’da ve secdelerde, belini yerine yerleştirip biraz durmayan kimsenin namazını, Allahü teâlâ kabûl etmez.”
Peygamberimiz bir kimseyi namaz kılarken, rükû’unu ve secdelerini tam yapmadığını görüp, “Sen namazlarını böyle kıldığın için, Muhammed’in (aleyhisselatü vesselâm) dîninden başka bir dinde olarak ölmekten korkmuyor musun?” buyurdu.
Yine buyurdu ki: “Sizlerden biriniz, namaz kılarken, rükû’dan sonra tamam kalkıp, dik durmadıkça ve ayakta, her uzuv yerine yerleşip durmadıkça namazı tamam olmaz.” 
Bir kere de buyurdu ki: “İki secde arasında dik oturmadıkça, namazınız tamam olmaz.” 
Bir gün Peygamberimiz birini namaz kılarken, rükû’dan kalkınca dikilip durmadığını ve iki secde arasında oturmadığını görüp, buyurdu ki: “Eğer namazlarını böyle kılarak ölürsen, kıyâmet günü sana, benim ümmetimden demezler.” 
Bir kere de buyurdu ki: “Altmış sene, bütün namazlarını kılıp da, hiçbir namazı kabul olmayan kimse, rükû’ ve secdelerini tamam yapmayan kimsedir.” 
Zeyd ibni Veheb, birini namaz kılarken rükû’ ve secdelerini tamam yapmadığını gördü. Yanına çağırıp, “Ne kadar zamandır böyle namaz kılıyorsun?” dedi. “Kırk sene” deyince, “Sen kırk senedir namaz kılmamışsın. Ölürsen, Muhammed Resûlullahın dini (yani İslâmiyet) üzere ölmezsin” dedi.

Toplam Görüntülenme: 78

Yayın tarihi: Cuma, 27 Kasım 2020

Bunları okudunuz mu?