Bu sayfayı yazdır

Hadis âlimi Ali bin Harb

Ali bin Harb hazretleri, hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 791 (H.175) senesinde Azerbaycan’da dünyaya geldi. İlk tahsilini babasından aldı. Daha sonra ilim tahsil etmek için Hicaz, Bağdad, Kûfe ve Basra’ya gitti. Buralarda birçok meşhur âlimden ders aldı ve Hadis-i şerif öğrendi. Son olarak Bağdad ulemasından ilim öğrenmek için uzun seneler burada kaldı...
Abbasi halifesi Ali bin Harb hazretlerine çok kıymet verir ve zaman zaman sarayına davet ederek kendisinden nasihat ister, hadis-i şerif dinlerdi...

Devlet adamlarına nasîhat...
İlmi ile âmil olan bu mübarek zat, günahlardan kaçar, Allahtan çok korkar ve harâma düşerim korkusuyla mubahların birçoğunu terk eder ve dünyâya hiç ehemmiyet vermezdi. Allah rızâsı için devlet adamlarına, kırmadan nasîhat eder, insanların huzur ve rahatı için çalışırdı.
Ali bin Harb’in zamanında yaşayan âlimler, O’nun hadîs ilminde sika (güvenilir) olduğunu bildirmişlerdir. Bunlardan Ebü’l Hasen Dâre-kutnî “Ali bin Harb, sikadır” el-Hasib bin Abdullah “O, sâlihtir”, Ebû Zekeriyyâ Yezîd bin Muhammed bin İyâs el-Ezdî, “Ali bin Harb babasıyla seyahatte bulundu ve hadîs-i şerîf işitti, hadîsleri tasnif etti. Müsned’ini meydana getirdi.” Nesâî “O, sadıktır”, İbn-i Ebî Hâtem “Babamla ondan yazdık ve babam onun sadık olduğunu söyledi.” Müslime bin Kâsım el-Hatîb ve İbn-i Semânî, “O, sika ve sadıktır” demişlerdir.

Çok talebe yetiştirdi...
Ali bin Harb hazretleri ömrünün sonlarına doğru Musul’a giderek burada talebe yetiştirdi ve 878 (H.265) senesinde Musul’da vefat etti. Cenaze namazını Muaviye bin Harb kıldırdı. Bu mübarek zatın son sözleri şunlar oldu:
“Yâ Rabbi! Resulullah efendimiz; ‘Allahü teâlâ, benim için birbirini sevenlere, benim için birbirini ziyaret edenlere sevgim haktır’ buyuruyor. Sen de biliyorsun ki, bu her şeyden aciz kulun, Seni ve Resulünü ve Onu sevenleri ve Resulüne inananları her şeyden çok seviyorum. Beni bu sevgime bağışla!..”

Toplam Görüntülenme: 1197

Yayın tarihi: Pazar, 07 Ocak 2007