Vehbi Tülek - Web Sitesi

Bu sayfayı yazdır

İnsanların en faziletlisi

Sâbıkuddîn Ebû Bekr Kurtubî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 486 (m. 1093)’de Endülüs’ün (İspanya) Kurtuba (Cordoba) şehrinde doğdu. Musul’a yerleşti ve 567 (m. 1172)’de orada vefât etti. İlmin fazileti hakkında buyurdu ki: 

Kur’ân-ı kerîm, hadîs-i şerîfler ve ümmetin icmâı, ilmin faziletine delâlet etmektedir. Yalnız şu âyet-i kerîme meâli ilmin faziletini bildirmeye kâfidir: “Allah, kendinden başka ibâdete müstahak bir varlık olmadığını delillerle açıkladı. Meleklerle ilim sahipleri de, adâlet ve hak üzere durarak buna îmân ettiler. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, tevhid getirmeyenlere galiptir. Hüküm ve hikmet sahibidir.” (Âli İmrân-18).
Başka bir âyet-i kerîmede ise meâlen; “Kendilerine ilim verilenler için ise, (Cennette) dereceler vardır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır” buyurulmaktadır. (Mücâdele-11).
Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) hadîs-i şerîflerde buyurdu ki:
“Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir.”
“Ümmetimin âlimleri, Benî-İsrâil’in peygamberleri gibidir.”
“Göklerde ve yerde olanlar, âlim için istiğfar ederler.”
“Âlimin, âbid üzerine üstünlüğü, ayın onbeşinci gecesindeki dolunayın, diğer yıldızlar üzerine olan üstünlüğü gibidir.”
“Âlimin, âbid üzerine üstünlüğü, benim, sizin en aşağınız üzerine olan üstünlüğüm gibidir.”
Hızır aleyhisselâmdan şöyle rivâyet edildi: “Âlimler, Allahü teâlâdan korkan kimselerdir.”
Süfyân bin Uyeyne buyurdu ki: “İnsanların en câhili, bildiği ile amel etmeyendir. En faziletlisi ise, Allahü teâlâdan en çok korkandır... Şihâbüddîn Sühreverdî, Süfyân bin Uyeyne’nin bu sözünü zikrettikten sonra; “Bu, doğru sözdür. Âlim, ilmi ile amel etmediği zaman âlim değildir. Onun ilimde mütehassıs olmasına, münâzara ve mücâdelede çok güzel konuşmasına aldanmamalıdır. Çünkü o, câhildir, âlim değildir. Fakat bu hâlinden dolayı tövbe ederse, bu durumdan müstesnadır” buyurdu.
Fudayl bin Iyâd buyurdu ki: “Âlimler, insanlar için ilkbahar mevsimi gibidir. Bir hasta böyle bir âlimi görürse, onu görmekten dolayı aldığı lezzeti, hastalıktan şifâ bulmaya tercih eder. Fakir bir kimse ise, ona bakınca artık zengin olmayı istemez. Fakat bugün âlim geçinen bir kısım kimseler, insanlar için fitne olmuşlardır.”
İlim ve âlim, din tabibidir. Dünyalık ise, hastalık durumundadır. Tabip bu hastalığı kendisine çekince, başkasını nasıl tedâvi edebilir.

Toplam Görüntülenme: 82

Yayın tarihi: Pazartesi, 11 Eylül 2017