Vehbi Tülek - Web Sitesi

Bu sayfayı yazdır

Hiç kimseyi onun önüne geçirmez

Vassaf Abdullah Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının yetmişincisidir. 1073 (m. 1662)’de Akhisar’da doğdu. 1174 (m. 1761)’de İstanbul’da vefât etti. Ebû Bekir ve Ömer’in (radıyallahü anhüma) faziletleri ile ilgili şunları anlattı:

Hâkim’in kitabında Hazret-i Ali’nin (radıyallahü anh) bildirdiği hadîs-i şerîfte; “Allahü teâlâ, Ebû Bekir’e çok rahmet eylesin! Bana kızını verdi. Hicrette beni Medine’ye götürdü” buyuruldu. Eshâb-ı kirâmdan Nizâl bin Sebre (radıyallahü anh) diyor ki; “Hazret-i Ali’ye neşeli bir zamanında, 'kimleri arkadaş edindin?' diye suâl eyledim. 'Resûlullah efendimizin Eshâbının hepsi benim arkadaşlarımdır' buyurdu. 'Ebû Bekir için ne dersin!' dedim. 'O öyle bir insandır ki, Allahü teâlâ Cebrâil (aleyhisselam) vâsıtası ile ve peygamberi Muhammed aleyhisselâm vâsıtası ile ona Sıddîk ismini vermiştir' buyurdu."
Sa’îd bin Müseyyeb diyor ki: “Ebû Bekr-i Sıddîk, Resûlullahın veziri idi. Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bütün işlerinde onun ile meşveret ederdi. İslâmda Resûlullah efendimizin ikincisi idi. Mağarada Resûlullahın ikincisi idi. Bedir gazâsında, çardak altında Resûlullahın ikincisi idi. Kabirde de Resûlullahın ikincisi oldu. Resûlullah, hiç kimseyi onun önüne geçirmez idi.”
Allahü teâlâ, İslâm dînini Ömer ile kuvvetlendirdi. Hadîs-i şerîfte; “Allahü teâlâ, hakkı Ömer’in diline ve kalbine yerleştirmiştir” buyuruldu.
Buhârî’nin ve Müslim’in bildirdikleri hadîs-i şerîfte; “Şeytan, Ömer’in gölgesinden kaçar” buyuruldu.
Buhârî’nin ve Müslim’in bildirdikleri hadîs-i şerîfte; “Mi’râcda, Ömer’e verilecek olan köşkü gördüm” buyuruldu.
Makâm-ı İbrâhim, kadınların örtünmesi ve Bedir gazâsında alınan esirler için, Allahü teâlâ Hazreti Ömer’in sözüne uygun âyet-i kerîme göndermişir.
Hâkim’in bildirdiği hadîs-i şerîfte; “Allahü teâlâ kıyâmet günü evvelâ Ömer’e selâm verecektir” buyuruldu.
Ebû Sa’îd-i Hudrî’nin bildirdiği hadîs-i şerîfte; “Cennette ümmetim arasında derecesi en yüksek olan budur” buyurarak, Ömer’i gösterdi.
Hazreti Ömer, umre yapmak için Resûlullahdan izin isteyince, izin verdi ve “Ey kardeşim, duâ ederken bizi unutma!” buyurdu.
Abdullah İbni Abbâs’ın (radıyallahü anhüma) bildirdiği hadîs-i şerîfte; “Ömer îmân ettiği gün, Cebrâil aleyhisselâm geldi ve melekler birbirlerine Ömer’in Müslüman olduğunu müjdelediler” buyurdu.

Toplam Görüntülenme: 102

Yayın tarihi: Çarşamba, 04 Ekim 2017