Bu sayfayı yazdır

Evliyâyı vesîle ederek duâ etmek

Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi Fâtih Sultan Mehmed zamanında yaşamış âlimlerden olup aslen İran’ın Tebrîz şehrindendir. 880 (m. 1475)’de Edirne’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Evliyânın kabirlerine giderek, Allahü teâlâdan bir dilekte bulunurken, onları vesîle etmek, vesîle olmaları için onlara yalvarmak câiz olduğu, çeşitli yollardan isbât edilmektedir. Mâide sûresi otuzsekizinci âyet-i kerimesinde meâlen, (Ey müminler! Allahü teâlâdan korkun ve Ona yaklaşmak için vesîle arayın!) buyuruldu. Bütün tefsîrler, vesîlenin Allahü teâlânın sevdiği, beğendiği şeylerden her biri olduğunu bildiriyor. Nisâ sûresinin yetmişdokuzuncu âyetinde meâlen, (Resûle itaat eden, Allaha itaat etmiş olur) buyuruldu. Bunun içindir ki, İslâm âlimlerinin çoğuna göre, birinci âyet-i kerimedeki vesîle, Resûlullah demektir. Böyle olunca, Peygamberleri ve onların vârisleri olan velîleri, sâlih Müslümanları vesîle etmek, onların yardımları ile Allahü teâlâya yaklaşmak câiz olmaktadır. Peygambere karşı söylemek, yalvarmak küfür ve şirk olsaydı, namaz kılanların hepsinin kâfir olması lâzım gelirdi.
Muhammed bin Süleymân'ın yukarıda yazılı fetvâsına göre, Vehhâbîlerin de kâfir olmaları lâzım olurdu. Çünkü her Müslüman, namazda otururken, (Esselâmü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve rahmetullah) diyerek Resûlullaha selâm vermekte ve o yüce Peygambere duâ etmektedir.
Kabirleri ziyâret etmekte ve evliyâyı vesîle ederek duâ etmekte faydalar vardır. Hadis-i şeriflerde, (Mümin, mümin kardeşinin aynasıdır)(Mümin, müminin aynasıdır) buyuruldu. Bu hadis-i şeriflerden anlaşılıyor ki, ruhlar, birbirlerinin aynaları gibidir. Birbirlerinde görünürler. Kabir başında, o velîyi düşünüp, vesîle eden kimsenin ruhuna, velînin ruhundan feyiz gelir. Hangisinin ruhu zayıf ise, kuvvetlenir. Birleşik iki kaptaki sıvı gibidir. Yüksek olan ruh zarar eder. Kabirdekinin ruhu aşağı derecede ise, ziyâret edenin ruhu sıkıntı duyar. Bunun içindir ki, İslâmiyetin başlangıcında, kabir ziyâreti yasak edilmişti. Çünkü mezarda olanlar, câhiliyye zamanından kalmış olanlardı. Müminler de ölmeye başlayınca, kabir ziyâretine izin verildi...
Peygamberin veya bir velînin kabri ziyâret edilince, o velî düşünülür. Hadis-i şerifte, (Sâlihler düşünüldüğü zaman, Allahü teâlâ merhamet eder) buyuruldu. Bu hadis-i şeriften anlaşılıyor ki, kabir ziyâret edene, Allahü teâlâ merhamet eder. Merhamet ettiği kulunun duâsını kabul buyurur.

Toplam Görüntülenme: 263

Yayın tarihi: Cumartesi, 30 Aralık 2017