Vehbi Tülek - Web Sitesi

Bu sayfayı yazdır

İskât yapılması için vasiyet etmek

Ahmed Sa’îd Murâdî hazretleri Hanefî mezhebi âlimlerindendir. Seyyid olup, 1150 (m. 1737)’de Şam’da doğdu. 1180 (m. 1766)’da orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Fâite namâzları olan [yani özür ile kaçırıp, kazâya kalmış namazları bulunan] bir kimse, bunları îmâ ile de kılmaya gücü yeter iken kılmamış ise, öleceği zaman, keffâretinin iskât edilmesi için vasiyet etmesi vâcibdir. Kazâya gücü yetmemiş ise, vasiyet etmesi lâzım olmaz. Ramazân-ı şerîfte oruç yiyen misâfir ve hasta da kazâ edecek zaman bulamadan ölürse, vasiyet etmeleri lâzım gelmez. Allahü teâlâ, bunların özürlerini kabul eder.
Hastanın keffâretlerinin iskâtı, öldükten sonra velîsi tarafından yapılır. Ölmeden önce yapılmaz. Diri insanın, kendi için iskât yaptırması câiz değildir. Keffâret iskâtı için vasiyet eden meyyitin velîsi, yani mîrâsını yerlerine sarf için vasiyet ettiği veya vârisi olan kimse, mîrâsın üçte birinden, her bir vakit namaz için ve vitir namâzı için ve kazâ edilmesi lâzım olan bir günlük oruç için, bir fıtra miktârı yani yarım sâ’ buğdayı fakîrlere [veyâ fakîrlerin vekîllerine] fidye verir. Keffâret iskâtı için vasiyet etmedi ise, velînin keffâret iskâtı yapması Hanefîde lâzım olmaz. Şâfiî mezhebinde, vasiyet etmedi ise de, velînin iskât yapması lâzımdır. Kazâya kalan oruçların fidyesini, yani mal ile ödenmesini vasiyet etti ise, bunu yerine getirmek vâcibdir. Vasiyet etmedi ise, namâz fidyesini vermek vâcib değil, câiz olur.
Vasiyet eden meyyitin malının üçte biri iskât yapmaya kifâyet ediyorsa, velînin bu mal ile fidye vermesi lâzımdır. Kifâyet etmiyorsa, üçte birinden fazlasını vârisin teberru etmesi câiz olduğu fıkıh kitaplarında yazılıdır. Bunun gibi, farz olan haccının yapılması için vasiyet etse, vârisi veyâ başka biri, hac parasını hediyye verse, câiz olmaz. Ölmeden vasiyet etmeyip, vârisi kendi parası ile iskât yapsa veya hacca gitse, meyyitin borcu ödenmiş olur. Vâristen başkasının parası ile bunlar câiz olmaz diyenler varsa da, çoğu âlimler olur, dediler. Keffâret iskâtı, buğday yerine un veya bir sâ’ arpa, hurma, üzüm ile de hesap edilerek, bunlar da verilebilir. Hepsi yerine kıymetleri olan altın veya gümüş de verilebilir. Secde-i tilâvet için fidye vermek lâzım değildir.

Toplam Görüntülenme: 172

Yayın tarihi: Cumartesi, 06 Ocak 2018