Bu sayfayı yazdır

Vadi yolunun ağzını tutun!

Ebû Mes'ûd Muâfâ bin İmrân hazretleri hadis hafızıdır. 120 (m. 738)’de Musul’da doğdu. İlk tahsilinden sonra Kûfe ve Bağdad’a gidrek İmam-ı Azam Ebû Hanîfe, İmam-ı Mâlik bin Enes ve Süfyân-ı Sevrî’nin derslerine devam etti, kendisinden Abdullah bin Mübarek, Bişr-i Hâfî gibi zatlar istifade ettiler. Muâfâ bin İmrân 185 (m. 801)’de Musul'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Câbir bin Abdullah (radıyallahü anh) şöyle anlatır:
Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) beraberinde Zât-ür-Rika’da savaşa katılmıştık. Düşman kadınlarından birisi esîr alındı. Kocası o kadının intikamını alacağına yemîn ederek, iz takibine çıktı. Resûlullah bir konaklama yerinde Eshâbına “Bizi bu gece kim bekler” buyurdular. Hemen Muhacirin ve Ensârdan birer kişi ileri çıkarak “Biz yâ Resûlallah” dediler: Resûlullah “Vadi yolunun ağzını tutun” buyurdular.
Yol ağzına geldiklerinde Abbâd bin Bişr (radıyallahü anh), Ammâr bin Yâsir’e (radıyallahü anh) “Gece yarısına kadar mı, yoksa gece yarısından sonra mı nöbet tutarsın?” buyurdu. O da “Gece yarısından sonra” buyurdu ve yatıp uyudu...
Abbâd bin Bişr kalkıp, namaza durdu. Bu sırada esîr edilen kadının kocası geldi. Uzaktan bir insan karaltısı gördü. Çok geçmeden bu kimsenin bir cemâatin nöbetçisi olduğunu anladı. Hemen bir ok attı ve onu vurdu. Abbâd bin Bişr vücûduna saplanan oku çıkarıp yere koydu ve ayakta olduğu hâlde namazına devam etti. Sonra adam ikinci oku attı, yine isâbet ettirdi. Abbâd bin Bişr bu ikinci oku da çıkarıp, yere koydu ve yine ayakta namaza devam etti. Adam üçüncü bir ok daha attı ve isâbet ettirdi. Mübârek Sahâbi bu üçüncü oku da çıkarıp, rükû ve secde yaptı. Sonra arkadaşını uyandırdı. Ve ona “Kalk ben yaralandım” buyurdu. Ammâr bin Yâsir hemen ayağa kalktı. Adam onların iki kişi olduklarını anlayıp, oradan kaçtı...
Ammâr bin Yâsir, Abbâd bin Bişr’i kanlar içinde görünce “Sübhânallah! Niçin birinci ok atıldığında beni uyandırmadın” diye sordu. Abbâd bin Bişr “Kur’ân-ı kerîmden bir sûre okuyordum. Onu bitirmeden, yarıda bırakmak istemedim. Fakat birkaç yara alınca, rükû’ ettikten sonra seni uyandırdım. Allahü teâlâya yemîn ederim ki, Resûlullahın emrettiği önemli bir noktayı kaybetmek korkum olmasaydı, namazı ve sûreyi yarıda kesmemek için ölmeyi tercih ederdim” buyurdu.

Toplam Görüntülenme: 155

Yayın tarihi: Çarşamba, 25 Mart 2020