Bu sayfayı yazdır

Senden istiyorum, sana yalvarıyorum ya Rabbi

Ahmed bin Salih el-Cîlî hazretleri Hadîs ve târih âlimlerindendir. 520 (m. 1126) senesinde doğdu. Kur’ân-ı kerîmin kırâatine âit bütün rivâyetleri, Ebû Muhammed Sıbt-ül-Hayyât ve başkasından okuyup öğrendi. Yüz binden çok hadîs-i şerîfi ezberlediği için “Hâfız” unvanına sahip oldu. Târih ilmine dâir yazdığı eserleri kıymetlidir. 565 (m. 1170) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki: 

Hanımıma kâfir cinler musallat olmuştu. Bir gün namaz kıldım, otururken birisi selam verdi, ben de selamını aldım. Kim olduğunu sordum. (Ben Müslüman cinlerden Zekeriya... Sana bir dua öğretmek için geldim. Hanımına olduğu gibi, bir kimsenin başına bir hâl gelir de, bu duayı okursa, biiznillah o kimse sağlığına kavuşur) dedi. Sonra bana şu duayı yazdırdı:
“Allahü teâlâya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı. Ya Rabbi! Seni tesbih ederim. Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir. Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerini kaldırdın. Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin!” (O inkârcıların durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere haykıran çobanın durumuna benzer. O inkârcılar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü onlar düşünmezler.) [Bekara171]

Toplam Görüntülenme: 137

Yayın tarihi: Cuma, 17 Nisan 2020