Bu sayfayı yazdır

Resûl-i ekrem, bütün âlemlerin Peygamberidir

Ebû Bekr Ahmed el-Hallâl hazretleri Hanbelî fıkıh âlimidir. 234 (m. 848)’de Bağ­dat'ta doğdu. Fıkhı, Ahmed bin Hanbel'in talebelerinden öğrendi. Ahmed bin Hanbel'in fetvalarını toplamak için pek çok bölgeyi do­laştı. Bunları derleyip "El-Câmi" adlı eseri mey­dana getirdi. Bu eseriyle Hanbelî mezhe­bini yok olmaktan kurtardı. 311 (m. 923)’de Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Muhammed aleyhisselâm, peygamberlerin en üstünü, âlemlerin rahmetidir. Onsekiz bin âlem, Onun rahmet deryasından faydalanmaktadır. Söz birliği ile, bütün insanların ve cinnin Peygamberidir. Meleklere, nebâtâta, hayvanlara ve her maddeye de Peygamber olduğunu bildirenler çoktur. Diğer Peygamberler, belli bir memlekette, belli bir kavme gönderilmişti. Resûl-i ekrem ise, bütün âlemlere, canlı, cansız her mahlûka Peygamberdir.
Allahü teâlâ, başka Peygamberleri ismleri ile söylemiştir. Muhammed aleyhisselâmı ise, ey Resûlüm, ey Peygamberim diyerek taltîf buyurmuştur. Başka Peygamberlerin her birine verilen her mucizenin benzeri, kendisine de ihsân buyurulmuştur. Allahü teâlâ, sevgili Peygamberine, o kadar çok ikrâmda bulunmuştur, o kadar çok mucize vermiştir ki, başka hiçbir Peygamberine böyle vermemiştir. Mübârek parmağı ile işaret buyurunca, Ay'ın ikiye ayrılması, mübârek avucuna aldığı taşların tesbîh etmesi, ağaçların (yâ Resûlallah) diyerek, kendisine selâm vermesi; Resûlullah yanından ayrıldığı için, (Hannâne) adındaki kuru odunun sesle ağlaması, mübârek parmaklarının arasından saf su akması, âhirette kendisine (Makam-ı Mahmûd), (Şefaat-i kübrâ), (Kevser havuzu), (Vesîle) ve (Fadîle) adındaki makamların verilmesi, Cennete girmeden önce, cemâl-i ilâhîyi görmekle şereflenmesi ile ve dünyada hulk-ı azîm, dinde yakîn, ilim, hilim, sabır, şükür, zühd, iffet, adl, mürüvvet, hayâ, şecâ'at, tevâzu, hikmet, edeb, semahat (iyilik yapıcı), merhamet (re'fet) ve bitmez tükenmez fazîletler ve şereflerle, bütün Peygamberlerin üstüne çıkarılmıştır.
Ona verilen mucizelerin sayısını, Allahü teâlâdan başkası bilemez. Onun dîni, bütün dinleri neshetmiş, yürürlükten kaldırmıştır. Dîni, bütün dinlerin en iyisi, en yükseğidir. Onun ümmeti, bütün ümmetlerden üstündür. Onun ümmetinin evliyâsı, başka ümmetlerin evliyâsından daha şereflidir.

Toplam Görüntülenme: 2

Yayın tarihi: Salı, 28 Temmuz 2020