Bu sayfayı yazdır

Bakara Kur´ân'ın zirvesi Yasîn ise, kalbidir

Simkeşzade Hasan Feyzi Efendi Osmanlı ulemasındandır. Şeyh Abdülehad Nuri'den hilâfet aldıktan sonra Bayramiye melâmilerinin şeyhlerinden Şeyh Beşir Efendi'ye intisap etti. 1102 (m. 1690)’da vefat etti. “Beydavî tefsirinin Bakara sûresi bölümüne talikatı” isimli eserinde şöyle nakleder:

Bu surenin fazileti hakkında muhtelif hadis-i şerifler rivayet edilmiştir. Peygamberimiz bu hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki: "Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. İçinde Bakara suresi okunan bir eve şeytan girmez.”
"Her şeyin bir zirvesi vardır. Kur´ân-ı kerimin zirvesi de Bakara sûresidir. Onun içinde, Kur´ân'ın âyetlerinin efendisi olan bir âyet bulunmaktadır ki o da âyete’l-kürsidir.”
"Kim Bakara suresinin son iki âyetini geceleyin okursa o âyetler o kişi için kâfidir."
"Bakara suresi Kur´ân'ın zirvesi ve nişanesidir. Onun her âyetiyle birlikte gökten seksen melek inmiştir. Âyete'l kürsi, Arş'ın altından alınıp Bakara suresine katılmıştır. Yasîn ise, Kur’ân'ın kalbidir. Her kim Allah rızasını ve âhiret yurdunu dileyerek Yasin’i okursa günahları muhakkak bağışlanır. Siz, Yasin’i ölüleriniz üzerine okuyun."
Üseyd bin Hudayr’ın (radıyallahü anh) şöyle dediği rivayet edilir: O, bir gece bakara suresini okurken yanında bağlı bulunan atı ürkmüş, bunun üzerine Üseyd susmuş, atı da sakinleşmiş. Tekrar sureyi okumaya başlamış, at tekrar ürkmüş yine susmuş ve at sakinleşmiş, tekrar okumaya başlamış at yine ürkmüş hatta atın, yakınında bulunan oğlu Yahya’ya zarar vermesinden korkarak kalkıp oğlunu beri çekmiş ve göğe doğru baktığında önce gördüğü şeyi göremez olmuş. Sabah olunca olayı Peygamber efendimize anlatmış, Resulullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ona "Ey Hudayr oğlu oku, Hudayr oğlu oku, devam et," demiştir, Üseyd "Yâ Resulallah, atın yakınında bulunan oğlum Yahya’yı çiğneyeceğinden korkmuştum. Bunun için okumayı kesip başımı kaldırdım. Oğluma doğru gittim. Göğe doğru baktım. Bir de ne göreyim, içinde lamba gibi şeyler bulunan bir gölgelik. Sonra oradan ayrıldım ve bir daha göremez oldum." Resulullah "Onun ne olduğunu biliyor musun " diye sordu. Üseyd "Hayır" dedi. Resulullah "Onlar meleklerdi. Senin okuma sesine gelmişlerdi. Şayet okumaya devam edecek olsaydın, insanlar onları görecekler ve onların gözlerinden de kaybolmayacaklardı" buyurdu.

Toplam Görüntülenme: 82

Yayın tarihi: Cumartesi, 27 Şubat 2021