ABBAS BİN ABDÜLMUTTALİB (RADIYALLAHÜ ANH)

Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’in amcası idi.Resûlullah efendimiz, İslâmiyeti anlatmaya başlayınca, Hazreti Abbâs muhâlefet etmeyip, akrabâlık şefkatinden dolayı, Peygamber efendimize yardımda bulundu ve destek oldu. Mekke’nin fethine dâir yapılan hazırlıkların son safhada olduğunu haber alınca, artık Mekke’de kalmayı lüzûmlu bulmayıp, fetihten az bir zaman önce Medîne’ye hicret için yola çıktı. Zü’l-huleyfe’de Resûlullaha kavuştu. Peygamber efendimiz ona buyurdular ki: -Ey Abbâs! Ben, Peygamberlerin sonuncusu olduğum gibi, sen de muhâcirlerin sonuncususun.

Hazreti Peygamber, Vedâ Hutbesi'nde, "fâizin her türlüsünün ayağı altında olduğunu ve ilk kaldırdığı fâizin amcası Abbas'a ait olan fâiz borçları olduğunu" söylemiştir. Hazreti Abbas çok zengindi ve faizle borç para veriyor, yani tefecilik yapıyordu; ancak fâizin kaldırılmasından sonra bir daha fâiz alış-verişiyle uğraşmamıştır. Bizans seferlerinde müslüman orduların silah ve teçhizatının mâli kaynağını da Hazreti Abbas karşılamıştırÖmrünün sonuna doğru görmez oldu. Hazreti Osman (radıyallahü anh)’ın şehid edilmesinden iki sene önce 652 (H. 32)’de 88 yaşında Medine-i Münevvere’de vefat etti. Kelime-i şehadeti söylemeden önce son sözü, şu hadis-i şerif oldu:“Mü’minin kalbi Allah korkusundan ürperdiği zaman, ağacın yaprakları düşer gibi günahları dökülür” 

Toplam Görüntülenme: 1560

Yayın tarihi: Perşembe, 01 Mart 2007

Bunları okudunuz mu?