Din büyükleri, Allahü teâlânın askerleridir!

Bosnalı Ali Dede hazretleri Halvetiyye tarîkatı şeyhlerindendir. Bosna'nın Mostar kasabasında doğdu. İlim tahsili için İstanbul'a geldi. Devrin ulemâsından dersler aldı, ilmini ilerletti. Halvetiyye şeyhi Bosnalı Bâlî Efendinin halîfesi Nûreddînzâde'ye intisab etti. 1566'da Kânûnî Sultan Süleymân'ın Sigetvar seferine katıldı. Bu seferde padişah vefat etti.

Sigetvar Kalesi civârında Kânûnî Sultan Süleymân Han için bir türbe inşâ edildi. Ali Dede Bosnevî hazretleri de türbedârlığa getirildi. Türbenin yanına bir de zâviye yaptıran Ali Dede burada insanları irşad etti. 1597 senesinde Serdar-ı ekrem Satırcı Mehmed Paşanın dâveti üzerine Varat Seferine katıldı. Sefer dönüşü 1598 (H.1007)de Sigetvar’da vefat etti. Pekçok eseri olup bunlardan “Risâle fî Beyânî Ricâli'l-Gayb ve Terbiyeü'l-Merâtib ve'l-Usûl” isimli eserini yazmaktan murâdını şu sözlerle ifâde etmektedir: "Ey Kardeşim! Bu eseri yazmaktan maksadım sana mürşid, yol gösterici, rehber olmak ve nasîhat etmek değil, burada zikrettiğim büyüklerin rûhâniyetlerinden istifâde edebilmek içindir. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerine; 'Din büyüklerinin kitaplarını okumanın faydası nedir?' diye sordular. Buyurdu ki: Din büyükleri, evliyâlar, Allahü teâlânın askerleridir. Onların rûhânî sözleri de böyledir ve bu sözlerde garip sırlar, acâip tavırlar, hâller vardır. Bunları ehlinden başkası bilmez. Allahü teâlâ, onlar sebebiyle kalpteki değişmeyi ve şüphe hâllerini giderir. Nitekim Kur'ân-ı kerîmde Allahü teâlâ meâlen; (Peygamberlerin haberlerinden onunla kalbini (tatmin ve) tesbit edeceğimiz her çeşidini sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda (bu sûre ile) da sana hak ve müminlere bir öğüt vardır.) [Hûd sûresi: 20]" buyurdu. O büyüklerin, evliyânın hallerini, sözlerini dinlemekle insan çok şeyler istifâde eder. Bu fakîr, hâlis bir kalb ile onların kitaplarını mütâlaa ederek nice şeylere kavuştum." Bir defâsında kime tâbi olunup kimlerden uzak durulacağı hakkında âlimlerden şu sözü nakletti: "İnsanlar dört kısımdır. Birincisi bilir, fakat bildiğini bilmez. Bu kimse uykudadır, onu uyandırmak lâzımdır. İkincisi bilir, bildiğini de bilir. Bu âlimdir ona uyunuz. Üçüncüsü bilmez, fakat bilmediğini bilir. Bunun irşâda, yetiştirilmeye ihtiyâcı vardır. Buna bilmediğini öğretiniz. Dördüncüsü bilmez, bilmediğini de bilmez. Bu câhildir, onu terk ediniz."

Toplam Görüntülenme: 24

Yayın tarihi: Pazartesi, 01 Ağustos 2022

Bunları okudunuz mu?