Fahreddîn-i Râzî (Rahmetullahi aleyh)

Fahreddîn-i Râzî hazretleri, vefâtına yakın, talebelerinden İbrâhim bin Ebû Bekir İsfehânî’ye şu nasîhatta bulundu: Peygamberlerin, meleklerin en büyüklerinin yaptıkları, bildiğim ve bilmediğim, lâyık olduğu hamdler ile Allahü teâlâya hamd ederim. Allahü teâlânın rahmeti, Resûlullah efendimize, diğer Resûller, Nebîler (aleyhimüsselâm), mukarreb melekler ve sâlih kimseler üzerine olsun.

“Ben, ilim âşığıydım”
İnsanlar derler ki: “İnsan vefât ettiği zaman, ameli kesilir. Dünyâ ile alâkası kalmaz.” Bu söz, iki yönden sınırlandırılabilir. Birincisi, eğer vefât eden kimse dünyâda insanlara faydalı şeyler bırakmış ise, bu ona duâ yapılmasına vesîle olur. Şartlarına uygun duâ, Allahü teâlânın katında makbuldur. İkincisi, evlâda ait olan husustur. Sâlih evlâd da ölen anası babası için faydalı olur.
Biliniz ki ben, ilim âşığıydım, doğru olsun yanlış olsun, bir şeyin ne olup olmadığını öğrenmek için pekçok şey öğrendim. Vallahi kelâm, akâid ilmi ile ilgili, doğru yanlış bütün itikâtları, filozofların görüşlerini çok tedkîk ettim. Ancak Kur’ân-ı kerîmde bulduğum faydaya eşit olanını hiçbirisinde görmedim...
Ey âlemlerin Rabbi! Mahlûkâtın, senin Ekrem-ül-ekremin, merhametlilerin en merhametlisi olduğunda ittifak etmektedir. Yâ Rabbî! Bu zayıf kuluna müsâmaha eyle. Dilimi sürçmekten muhâfaza buyur, bana yardım et. Hatâ ve kusûrlarımı setreyle, ört. Kitâbım Kur’ân-ı kerîm, yolum Resûlullah efendimize, sünnet-i seniyyeye uymaktır. Yâ Rabbî! Senin hakkında hüsn-i zan sâhibiyim. Rahmetin hakkında çok ümitliyim. Çünkü sen: (Kulum beni zannettiği gibi bulur) buyurdun. Yâ Rabbî! Ben hiçbir şey getirmesem de, sen ganîsin, kerîmsin, ümîdimi boşa çıkarma. Duâmı geri çevirme. Beni ölümden önce ve sonra azâbından kurtar. Ölüm sırasında can çekişirken bana kolaylık ver. Çünkü sen erhamürrâhimînsin...”

“Ben vefât edince!..”
İmâm-ı Râzî hazretleri, daha sonra şunları söyledi:
Talebelerime ve üzerinde hakkım olanlara şunu vasiyet ediyorum: “Ben vefât edince, benim ölümümü her tarafa yaymasınlar. Dînin emirlerine uygun olarak defnetsinler. Beni defnettikleri zaman, okuyabildikleri kadar bana Kur’ân-ı kerîm okusunlar. Sonra; yâ Rabbî! Sana fakîr ve muhtaç birisi geldi, ona lütuf ve ihsânda bulun, desinler” sözleriyle vasiyetini bitirdi.

Toplam Görüntülenme: 2086

Yayın tarihi: Cumartesi, 28 Ocak 2006

Bunları okudunuz mu?