Görünmeyen his organları beştir

Torun Sâlih Efendi Kayseri evliyâsındandır. 1799 (H.1214) târihinde Kayseri'de doğdu. Âlim ve zâhid bir zât olan dedesi Mûsâ Efendi, kendisine "Torun" diye hitâb ettiği için adı halk arasında "Torun Efendi" diye meşhur oldu. Kayseri’de medrese tahsilini tamamladı. Câmi-i Kebîr’de müderrislik vazîfesine getirildi. 1885 (H.1302) yılında Kayseri'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Görünmeyen his organları da beştir: Birincisi, "Hiss-i müşterek"dir. Bu duygunun yeri, beynin önündedir. His organlarından beyindeki duygu merkezlerine gelen hâricî tesirlerin hepsi, burada toplanır. İkincisi, "Hayâl"dir. Bunun yeri, beynin birinci boşluğunun önündedir. Hiss-i müşterekte toplanıp anlaşılan, hissedilenler burada saklanır. Bir cisme bakınca, bu cisim, hiss-i müşterekte duyulur. Bu cisim, göz önünden çekilince, hiss-i müşterekte hissedilmesi kalmaz. Fakat, hayâle gelen tesîri uzun zaman kalır. Hayâl olmasaydı, herkes birbirini unutur, kimse kimseyi tanımazdı. Üçüncüsü, "Vâhime"dir. His organları ile duyulamayan, fakat duyulanlardan çıkarılabilen mânaları anlar. Meselâ düşmanlık, doğruluk bir organla his edilmez. Fakat dost, düşman olan kimse görülür, hissedilir. Bu kimselerden dostluğu, düşmanlığı anlayan iç kuvvete vâhime denir. Vâhime kuvveti olmasaydı, koyun, kurdun düşman olduğunu anlamaz, ondan kaçmazdı. Yavrusunu da korumazdı. Dördüncü kuvvet, "Hâfıza"dır. Vâhimenin anladığı mânaları saklar. Beşinci kuvvete "Mütasarrıfa" denir. Anlaşılan duyguları ve mânaları karşılaştırıp, yeni mânalar elde eder. Meselâ zümrüdden bir dağ düşünür. Şairlerde bu kuvvet fazladır.

Hayvân ruhunun ikinci kuvveti olan, hareket kuvveti de, iki türlüdür: Birincisi, "Şehevî" kuvvettir. İnsanlar ve hayvânlar, şehvet kuvvetleri ile, kendilerine tatlı gelen ve muhtaç oldukları şeyleri isterler. Bunlara "Behimî" kuvvet de denir. İkincisi "Gadabî" kuvvettir. Bu kuvvet ile, kendilerine çirkin, zararlı olan şeyleri defederler, kovarlar. Bunlara "Canavar" kuvvetler de denir.

Hareket kuvvetleri, müdrike kuvvetlerine muhtaçdırlar. Çünkü, önce duygu organları ile, iyi veya kötü olduğu anlaşılmalıdır ki, istenebilsin veya atılsın. Bütün bu duyguların ve hareketlerin hepsi sinirlerle yapılmaktadır.

İnsan kalbi ve ruhu, yalnız insanlarda bulunur. Bu ruhun da iki kuvveti vardır. İnsan, bu iki kuvvet ile, hayvânlardan ayrılmaktadır. Bu iki kuvvetten birisi, idrâk edici olan "Kuvve-i âlime" ve "Müdrike" denilen bilici kuvvettir. İkincisi, "Kuvve-i âmile" yapıcı kuvvettir.

Toplam Görüntülenme: 116

Yayın tarihi: Pazar, 16 Temmuz 2023

Bunları okudunuz mu?