İlim, kendisiyle amel edilince değerlidir

Ahmed bin Atâ hazretleri  evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd’da doğup, yetişti. Sonra Şam’ın sahil tarafında bulunan Sur şehrine geldi. Burada bulunan âlimlerden çok hadîs-i şerîf öğrendi. Tasavvuf ilminde yüksek derecelere kavuştu. 369 (m. 979) senesinde vefât etti. Hikmetlerle dolu, kalblere tesîr eden ve her birisi ayrı bir manayı ifade eden kıymetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

“Sadece ilim öğrenmek için evinden çıkan kimse, öğrendiği ilimden faydalanamaz. Öğrendikleri ile amel etmek isteyerek ilim öğrenen kimse, az ilmin de faydalarını görür.”

“İlim, kendisiyle amel edilince değerlidir. Amel de, ihlâs ile olunca kıymetlenir. İhlâs ise, bir işi Allah rızası için yapmak olup, Allahü teâlânın anlayış ihsân etmesine sebep olur.”

İki beytinin manası şöyledir.

“İnsanlarla arkadaşlık yaptığın zaman, her arkadaş için, sanki kölesi olan bir genç ol! Suzuzluktan ciğeri yanan her arkadaş için, tatlı ve soğuk suyun tadı gibi ol!”

“Her bir çirkinlikten daha çirkin bir şey vardır ki, o da bir sofînin (velînin) cimrilik yapmasıdır.” Bunun manası, hem kendisi iyilik etmez, hem de iyilik edene mani olur. Bu hâl, herkes için çok kötü olan bir huydur. Hele tasavvuf ehli için, fenâlıkların en fenâsıdır. Bu hâlin kütülüğü, sırf cimrilik olsun diye yapıldığı zamandır. Ancak bir hikmet, fayda düşünüldüğü için yapılıyorsa, o zaman iş değişir. Çünkü bazı kimselere vermemek, Allahü teâlânın adet-i ilahiyyesindendir. Bunu iyi anlamak lazımdır. İşin doğrusunu Allahü teâlâ en iyi bilendir.

“Tasavvuf ile meşgûl olmak, sahibinden cimrilik huyunu alıp götürür. Hadîs-i şerîfleri yazıp okumak da, insanı cahil bırakmaz. Bu iki huy, bir şahısta birleşirse, bir makam sahibi sakınması gerekir.”

“Ahlâkı ve anlayışları birbirine zıt olanlarla oturup görüşmek, rûhların kurtlarıdır. İnsanın içini kemirirler. Huyları ve anlayışları iyi olanla oturup kalkmak ise, rûhların gıdası, akılların aşısı olur. Aklın bereketlere kavuşarak artmasına sebep olur.”

Kendisi şöyle anlatıyor: Rüyâmda görmüştüm. Bana birisi “Namazdaki şeylerin en doğrusu hangi şeydir?” diye sordu. Ben de, “Maksadın, yani niyetin doğruluğudur” diye cevap verdim. Gizli bir ses duydum. Diyordu ki: “Maksûdu, arzu edileni görmek, kasdedileni görmenin yok edilmesi ile mümkündür.”

Toplam Görüntülenme: 40

Yayın tarihi: Pazar, 08 Ocak 2023

Bunları okudunuz mu?