Kalbden geçen şeyler hakkında

Ebû İshak es-Sebi hazretleri tabiînden olan hadis ve kıraat âlimidir. 34 (m. 654)’de Kûfe’de doğdu. Abdullah ibn-i Abbas, Berâ bin Âzib, Abdullah bin Amr bin Âs, Muâviye bin Ebû Süfyân (radıyallahü anhüm) gibi sahâbîlerden hadis rivayet etti. Kendisinden de İbn-i Sîrîn, Zührî ve Katâde bin Diâme hadis rivayet etti. 127 (m. 745)’de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) “Şüphesiz ki fiilen yapılmadıkça, yahut söylemedikçe, Allahü teâlâ, ümmetimin gönüllerinden geçen şeyleri onlara bağışlamıştır” buyurdu. Bu hadis-i şerifin mânâsı: “Kalbden geçen şey, orada yer edip karar kılmadan gelip geçerse, buna 'Hemm' denir. Şayet devam eder de kalbe yerleşirse, 'azîm' olur. Azîm sebebi ile ise, insan yâ muaheze olunur (azarlanır), yahut sevap kazanır.”
Resûlullah efendimiz “Size Allahü teâlânın, günahları ne ile imha ettiğini ve dereceleri ne ile yükselttiğini göstereyim mi?” buyurdu. Eshâb-ı kirâm (radıyallahü anhüm) “Evet, yâ Resûlallah” dediler. “Güçlüklere rağmen abdesti yerli yerince almak, mescidlere doğru adımı çok atmak ve namazdan sonra (diğer) namazı beklemektir. İşte sizin ribatınız (cihâdını) budur” buyurdular. 
Kâdı Iyâd hazretleri bu hadîs-i şerîfi şerh ederken buyuruyor ki: “Günahları imha etmek, onları af ve mağfiret buyurmaktan kinâyedir. Bununla beraber, onları hafaza meleklerinin defterinden silmek de kastedilmiş olabilir. Bu da günahların affına, Cennetteki derecelerin yükseltilmesine delîldir. Güçlükler, soğuğun şiddetinden, vücûdun hastalık sebebiyle elem ve kederinden ve buna benzer şeylerden doğar. Mescidlere doğru adımı çok atmak, evin onlara uzaklığı ve onlara çok gidip gelme sebebiyle olur.”
Ebû Sa’îd-i Hudrî (radıyallahü anh), bir gün Resûlullah efendimizin huzûruna girdi. Daha sonra buyurdu ki: “O’nu bir hasır üzerinde namaz kılarken gördüm...”
Kâdı Iyâd (radıyallahü anh) bunu şerh ederken buyuruyor ki: “Yerden yetişen nebatattan yapma seccade üzerinde namaz kılmakta hiçbir kerahet yoktur. Nebatî olmayan yaygı, keçe vs. üzerinde kılmak da sahihtir. Lâkin, sıcak ve soğuk gibi ihtiyâçlar müstesna; yer hepsinden efdaldir. Çünkü namazın sırrı, Allahü teâlâya tevâzu ve hudûdur.

Toplam Görüntülenme: 113

Yayın tarihi: Salı, 08 Haziran 2021

Bunları okudunuz mu?