Küfre düşmekten çok korkmalıdır

Karakaşzade Ömer Efendi Celveti şeyhlerindendir. Bursa’da doğdu. İstanbul’a giderek Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine intisab etti. Hilafet verilerek Edirne'ye gönderildi. Burada talipleri yetiştirdi. 1047 (m. 1637)’de orada vefat etti. “Nûrü'l-Hüdâ Limen ihteda” ismindeki eserinde şöyle anlatmaktadır:

Müslüman, îmanın yok olmasına sebep olacağı söz birliği ile bildirilmiş olan şeyleri amden [istekle] söyler veya yaparsa (Mürted) olur. Mürtedin, mürted olmadan önceki ibâdetleri ve sevapları yok olur. Tekrar îmana gelirse, zengin ise, yeniden hac etmesi lâzım olur. Namazlarını, oruçlarını, zekâtlarını kaza etmesi lâzım olmaz. Mürted olmadan önce, kazaya bırakmış olduklarını kaza etmesi lâzımdır. Çünkü, mürted olunca, önceki günahlar yok olmaz. Mürted olanın nikâhı fesholur, gider. Îmana gelerek, tecdîd-i nikâh etmeden önceki çocukları veled-i zinâ olur. Kestiği, leş olur, yenmez. Îmanının gitmesine sebep olan şeyden tevbe etmedikçe, yalnız (Kelime-i şehâdet) söylemekle veya namaz kılmakla, Müslüman olmaz. Mürted olacak şeyi yaptığını inkâr etmesi de tevbe olur. Tevbe etmeden ölürse, Cehennem ateşinde ebedî olarak azâb görür. Bunun için, küfürden çok korkmalı, az konuşmalıdır. Hadis-i şerifte, (Hep hayırlı, faydalı konuşunuz. Yâhut susunuz!) buyuruldu. Ciddî olmalı, latîfeci, oyuncu olmamalıdır. Dîne, akla, insanlığa uygun olmayan şeyler yapmamalıdır. Kendisini küfürden muhâfaza etmesi için, Allahü teâlâya çok duâ etmelidir. Hadis-i şerifte, (Şirkten sakınınız. Şirk, karıncanın ayak sesinden daha gizlidir) buyuruldu. Bu hadis-i şerifteki şirk, küfür demektir. Bu kadar gizli olan şeyden korunmak nasıl olur denildikte, (Allahümme innâ ne'ûzü bike en-nüşrike-bike şey'en na'lemühu ve nes-tagfirüke limâ lâ-na'lemühu duâsını okuyunuz!) buyuruldu. Bu duâyı sabah ve akşam çok okumalıdır. Kâfirlerin, Cehennem ateşinde sonsuz azâb görecekleri, Cennete hiç girmeyecekleri söz birliği ile bildirilmiştir. Kâfir, dünyada sonsuz yaşasaydı, sonsuz kâfir kalmak niyetinde olduğu için, cezâsı da sonsuz azaptır. Allahü teâlâ, her şeyin hâlikı, sahibidir. Mülkünde dilediğini yapması hakkıdır. Ona, niçin böyle yaptın demeye kimsenin hakkı yoktur. Bir şeyin sahibinin, o şeyi dilediği gibi kullanmasına zulüm denmez. Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde, zâlim olmadığını, hiçbir mahlûkuna zulüm yapmadığını bildirmektedir.

Toplam Görüntülenme: 35

Yayın tarihi: Perşembe, 30 Eylül 2021

Bunları okudunuz mu?