Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir

Seyyid Nûreddîn Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1652 (H.1062) senesi İstanbul'da doğdu. Zamânın büyük velîlerinden olan Şeyh İbrâhim Nakşî Sünbülî hazretlerinin terbiyesinde yetişti. Yirmi yedi yaşında hocasından aldığı maddî ve mânevî ilimleri tamamlayarak hilâfet makâmına yükseldi. Hocasının vefâtı üzerine Sünbül Efendi Dergâhının şeyhi oldu. Bu dergâhda altmış dokuz sene talebe yetiştirdi. 1747 (H.1160) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

“Öfke anındaki yumuşaklık (hilm), zâlimlerin gazâbından korur.”

“Olgunluk üç şeyde gereklidir: Musibetlere sabır, isteklerde iktisâd ve isteyene vermektir.”

“Yumuşaklık, durulmayı çabuk sağlar ve zor olan şeyleri kolaylaştırır.”

“Âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi. Câhil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi.”

“Muvaffakiyet ve başarısızlık, nefs ile mücâdele etmektedirler. Hangisi gâlip gelirse, ona hâkim olur (tesîri altına alır).”

“Mümin, dâima günahlardan kaçınır, belâdan korkar ve Rabbinin rahmetini talep eder.”

“Akıl ve ilim, biribirinden ayrılmayan ve zıt olmayan iki kardeş gibidir.”

“Îmân ve hayâ, diğerinden kopmayan bir bütündür.”

“Îmân bir ağaç gibi olup, kökü yakîn, dalı takvâ, nûru hayâ, meyvesi cömertliktir.”

“Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir. Her kim ki öfkesine hâkim olursa, onu söndürür ve her kim onu salıverirse, ilk yanan kendisi olur.”

“Ârif, kendini bilen, nefsini Allahtan uzaklaştıracak her şeyden temizleyendir.”

“Şehvet, bukağılı, sağlam demir zincirdir, bunun en iyi ilâcı sabırlı olmaktır.”

“Ahmaklık, dermanı bulunmayan bir dert, şifâsı olmayan bir hastalıktır.”

“Allah için kardeş olanların sevgisi, sebebi dâim olduğu için devam eder. Dünyâ için kardeş olanların sevgisi, sebebi devam etmediği için kısa sürer, bir ân gelir son bulur.”

“Akıllı kimse; bugünü, dünkü gününden hayırlı olandır. Şaki; hâline aldanan, emellerinin aldatmasına kanandır. Leîm (alçak) değerinin üzerine çıkınca, eski hâlini inkâr edendir.”

“Allaha yaklaşmak, O’ndan istemekle, âhırete yaklaşmak dünyâyı terk etmekle, dünyânın fânî olduğunu, sen onunla kalsan bile, onun sana kalmayacağını bilmekle olur.”

“Dünyâ, itaat göstermeye değmeyecek kadar küçük ve hakîrdir.”

Toplam Görüntülenme: 128

Yayın tarihi: Cumartesi, 01 Temmuz 2023

Bunları okudunuz mu?