Ölülerin ruhuna okuyup bağışlamak

Cemâleddîn-i Aksarâyî hazretleri Anadolu'da yetişen âlimlerden ve evliyâdandır. Aksaray'da doğdu. Aksaray'da ilim tahsilinden sonra Amasya'ya giderek Fahreddîn İlyâs Rûmî'den ders aldı. Amasya kâdılığına ve Dârü'l-ilim müderrisliğine getirildi. Sonra Aksaray'a döndü. Zincirli Medresesine müderris tayin edildi. 1389 (H.791) senesinde Aksaray'da vefat etti.

Cemâleddîn-i Aksarâyî'nin defnedilmesinden sonra talebeleri birlikte toplanıp üç gün boyunca kabrinin başına gittiler. Dördüncü gün rûhâniyeti tecessüm etti. Talebeleri; "Hocam biz üç gündür sizden cevap bekledik ama bir türlü cevap alamadık. Sebebi neydi?" diye sordular. Cemâleddîn Aksarâyî hazretleri cevaben buyurdu ki: "Evlatlarım! Defnedildiğim kabrin yanından bir mümin geçiyordu. Kabristana karşı dönüp bir Fâtiha ve üç İhlâs-ı şerîf okudu. Burada yatan müminlerin ruhlarına bağışladı. O sevaptan nasibimizi alabilmek için biz de sıraya girdik. Üç günde bana ancak sıra gelebildi. Onun için geç kaldım. Özür dilerim." Devam ederek buyurdu ki: “Hasan-ı Basrî hazretlerine ihtiyar bir kadın geldi. "Bir kızım vardı öldü. Hasretine dayanamıyorum. Bana bir dua öğret de rüyamda görüp hasretimi gidereyim" dedi. Hasan-ı Basrî hazretleri gerekeni yaptıktan sonra kadın gitti. Fakat ertesi gün ağlayarak tekrar dergâha geldi. Hasan-ı Basrî hazretleri kadına; "Niçin ağlıyorsun?" diye sorunca kadın; "Kızımı rüyada gördüm, ama üzerine katrandan bir elbise giydirmişler cayır cayır yanıyor." dedi. Aradan bir müddet geçtikten sonra Hasan-ı Basrî hazretleri kendi rüyasında vefat etti. Cennete girdi. O, cennette gezerken muhteşem bir köşk ve önünde bir kadın gördü. O kadına; "Yavrum sen hangi peygamberin hanımı veya kızısın?" diye sordu. Kadın; "Hayır ben bir peygamberin hanımı veya kızı değilim. Geçen gün size gelip de sizden rüyasında kızını görmek isteyen kadının kızıyım." dedi. Hasan-ı Basrî hazretleri; "Kızım annen senin cehennemde yandığını söyledi. Hâlbuki sen yüksek makamlardasın. Bu makama nasıl ulaştın?" buyurdu. Kadın; "Efendim biz kabir hayatında beş yüz elli kişi azap görüyorduk. Bir mümin kabristana gelip on bir İhlâs, on bir Felak, on bir Nâs sûresini okudu. Kabristanda yatan müminlerin ruhlarına bağışladı. Allahü teâlâ bize azap eden meleğe; "Benim âyetlerim ve adım hürmetine burada bulunan ve azap görenleri affettim. Onlara azap etmeyin ve birer makam verin." buyurdu. Onun için bu makama geldim" dedi.

Toplam Görüntülenme: 126

Yayın tarihi: Pazartesi, 19 Aralık 2022

Bunları okudunuz mu?