Bu sayfayı yazdır

Damadzâde Ahmed Efendi

Damadzâde (Ebülhayr) Ahmed Efendi, altmışıncı Osmanlı Şeyhülislamıdır. 1665’te İstanbul’da dünyaya geldi. Küçük yaşından itibaren ilim tahsiline başladı. İlimde yüksek derecelere ulaşıp, çeşitli medreselerde müderrislik yaptı mürettep ve muayyen medrese tahsilinden ve kadılıklardan sonra 1706 Kasım’da İstanbul Kadısı, 1710’da Anadolu Kazaskeri olduktan sonra üç defa da Rumeli Kazaskeri olup ve 1732’de Paşmakçızâde’nin yerine Şeyhülislâm tayin edildi. İleri yaşta ve hasta olduğu için bu vazifede fazla kalamadı ve emekli olarak Sütlüce’deki evine çekildi...

Hayırsever bir zat idi...
Ebülhayr Ahmed Efendi azlinden sonra Büyükdere’nin Kefeli köyündeki yalısında oturdu ve sonra Eyüp’ün karşısındaki Sütlüce’de bulunan yalısına nakletti ve orada vefat etti. Eyüp-Nişancası’nda babası tarafından yaptırılmış olan medreseyi, Şeyh Seyyid Murad Efendi’ye vermişti. Ebülhayr Ahmed Efendi ve babası, bu Şeyh Murad Tekkesinde medfundurlar.
Ebülhayr Ahmed Efendi âlim, salih ve mahlası gibi hayırsever, uyanık fikirli bir zat idi. Kefeli köyünde yalısının karşısındaki Uluç Hasan Paşa Mescidine bir minber koydurmuştur; Sütlüce’de de bir çeşmesi vardır. “Mecmua-i Ebulhayr” isimli bir de fetva mecmuası vardır. Damadzâde Ahmed Efendi, Müteferrika İbrahim Efendi’ye Kâtib Çelebi’nin Cihannüma’sının müsveddelerini vererek Müteferrika’yı bu eserin basılmasına teşvik etmiş olduğunu ve ilk kısmın o suretle basıldığını matbu Cihannüma’nın mukaddimesinde bizzat Müteferrika söylemektedir. Yine Müteferrika tarafından basılan Kâtib Çelebi’nin Takvimü’t-Tevarih’i de Damadzâde’nin teşviki ile neşredilmiştir.

Murad-ı Münzavi’nin yanında...
Damadzâde Ahmed Efendi, 1741 şubatında İstanbul’da Sütlüce’de vefat etti. Eyyüb-Nişanca’da, Murad-ı Münzavi hazretlerinin dergahı bahçesindeki babasının kabri yanına defnedildi.
Bu mübarek zat, son anında buyurdu ki:
“Şahid olun ki, Allahü teâlânın dostlarını severek O’na gidiyorum...”

Toplam Görüntülenme: 1778

Yayın tarihi: Cumartesi, 10 Şubat 2007