Bu sayfayı yazdır

Büyük mutasavvıf Hüsâmeddîn-i Uşâkî

Hüsâmeddîn-i Uşâkî, Osmanlı evliyasındandır. “Uşşaki” tarikatinin kurucusudur. Sultan III. Murâd Hânın Hüsâmeddîn-i Uşâkî hazretlerine karşı sevgi ve hürmeti vardı ve kendisini İstanbul’a dâvet etti. Bunun üzerine Hüsâmeddîn-i Uşâkî, Uşak’tan ayrılıp, İstanbul’a geldiğinde; Pâdişâh, erkânı ve büyük bir halk topluluğu tarafından hürmet ve tâzim ile karşılandı. Aksaray civârında oturması için Hüsâmeddîn-i Uşâkî’ye bir ev tahsis edildi. Bir müddet orada kalan Hüsâmeddîn-i Uşâkî hazretleri, Pâdişâha yakınlığından istifâde etmek isteyenlerin verdiği sıkıntı yüzünden Uşak’a dönmeye karar verdi. Yol hazırlıklarının yapıldığını haber alan Pâdişâh, bu büyük zâtın İstanbul’da kalması için ricâda bulundu. Uşâkî hazretleri, Sultan Üçüncü Murâd Hânın ricâsını kabûl edip, İstanbul’da kalmağa karar verdi...

ADINA DERGÂH YAPILDI...
Pâdişâhın emriyle Kasımpaşa civârında adına bir dergâh inşâ edilen Hüsâmeddîn-i Uşâkî, burada çok talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde çok kimseler kemâle geldi...
Hüsâmeddîn-i Uşâkî İstanbul’a geldiği zaman, evliyânın büyüklerinden Ümmî Sinân hazretleriyle görüştü. Ümmî Sinân ona Halvetîlik tarîkatında hilâfet verdi. Şeyh Ahmed-i Semerkandî ise, ona “Kübreviyye” ve “Nûr-i Bahriyye” yolunun hilâfetini vermişti. Hüsâmeddîn Uşâkî de bu yolları birleştirerek “Uşâkîlik” tarîkatını kurdu.
Şöyle anlatılır:
İnsanların kalabalığından rahatsız olan Hüsâmeddîn Uşâkî, Pâdişâhtan hacca gitmek ve Resûlullah efendimizi ziyâret etmek için izin istedi. Pâdişâh kendisine izin verdi. Sefere çıkmadan önce, oğlu Mustafa Efendiye hanımının hâmile olduğunu söyleyerek; “Bizim bu fânî âlemi terk etmemiz yakındır. O saâdetli oğlumun ismini Abdürrahîm koy ve kendisinin ilim ve terbiyesi ile meşgûl ol!” diye vasiyette bulundu.

KONYA’DAN İSTANBUL’A...
Hüsâmeddîn Uşâkî, hac farîzasını yerine getirip geri dönerken, Konya’da rahatsızlandı ve 1594 (H.1003) senesinde orada vefât etti. Cenâze namazı Konya’da kılındı. Vasiyeti üzerine İstanbul’a götürülmek üzere yola çıkarıldı. Konya vâlisi, yola çıkmadan önce Hüsâmeddîn Uşâkî’nin cesedinin kokmaması için ilâçlatmak istedi. Fakat oğulları ve talebeleri buna karşı çıkarak, Uşâkî hazretlerinin kokmayacağını söylediler ve ilâçlatmadılar. Gerçekten, hiç kokmadan İstanbul’a getirildi şimdiki kabrinin bulunduğu yere defnedildi.

Toplam Görüntülenme: 1629

Yayın tarihi: Cumartesi, 14 Haziran 2008