Bu sayfayı yazdır

Marûf-ı Kerhî

Ma’rûf-ı Kerhî, büyük velîlerdendir. İranlı Hristiyan bir anne ve babanın çocuğu iken, Hristiyanlığı öğrenmesi için bir râhibe gönderildi. Fakat oradaki rahibin kendisine eziyet etmesi üzerine oradan kaçarak bir camiye geldi. Burada İbn-i Semmak hazretlerine rastladı ve sonra da İmam-ı Ali Rıza hazretlerinin sohbet halkasına katıldı...

“Hangi din üzeresin?”
Müslüman olan ve ilim tahsil eden Ma’rûf-ı Kerhî, uzun seneler sonra memleketine döndü. Büyük bir sabırla onu bekleyen annesi bağrına bastıktan sonra “Hangi din üzeresin?” diye sordu. Ma’rûf, “İslâm dîni üzereyim” deyince annesi; “Eşhedü enlâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh” diyerek îmân ile şereflendi. Bunun üzerine bütün âile Müslüman oldu.
Ma’rûf-ı Kerhî hazretleri dînin emirlerini gözetmekte, ibâdette, haram ve şüphelilerden kaçmada çok meşhûr idi. İmâm-ı Ali Rızâ’nın hizmetinde bulunmuş, onun çocuklarıyla beraber yaşamış ve Ehl-i beytten bilinmiştir. İmâm-ı Ali Rızâ; “Ma’rûf, huy ve muhabbet bakımından Ehl-i beyttendir. Fakat ırk ve neseb bakımından değil. Muhakkak o kerem ve izzet bakımından, Selmân-ı Fârisî’nin ceddimize ilhak edilip Ehl-i beytten sayıldığı gibi, o da bize dâhil edilmiştir” buyurmuştur.
Ma’rûf-ı Kerhî, Dâvûd-i Tâî hazretlerinden feyz almış olup; büyük velîlerden Sırrîyi Sekâtî de, Ma’rûf-ı Kerhî’den ders ve feyz alarak yetişti. Hârun Reşîd devrinde yaşadı. Muhaddis olup, zamânının meşhûr hadîs âlimlerinden hadîs dinlerdi...

“Gömleğimi bir fakire ver!”
Ma’ruf-i Kerhi hazretleri ölümü yaklaştığında vefakâr talebesi Sırrıyî Sekati’ye döner ve;
-Ben ölünce üzerimdeki gömleği bir fakire ver, der. Zaten mübareğin bütün serveti o gömlektir! Hasılı bu âlemden geldiği gibi gider.
Ma’rûf-ı Kerhî hazretleri kimseyi kırmaz ve herkese insanca muamele eder. Bu yüzden onu herkes sever. Komşuları cenazesini paylaşamazlar. Hristiyanlar ve Yahudiler de gelir onu kendi mezarlıklarına defnetmeye kalkışırlar. Ancak tabutu yerinden bile oynatamazlar, halbuki Müslümanlar el attığında naaş tüy gibi hafifler ve kuş gibi uçar. Orada bulunanlar topyekun Müslüman olurlar...

Toplam Görüntülenme: 1274

Yayın tarihi: Çarşamba, 29 Mart 2006