Bu sayfayı yazdır

"Şâh-ı Nakşibend" Behâeddîn Buhârî

Seyyid Behâeddîn Buhârî hazretleri, Muhammed Bâbâ Semmâsî ile Emîr Külâl’in talebesidir. 1318 (H.718) senesinde Buhârâ yakınındaki Kasr-ı Ârifân’da doğdu. 1389 (H.791)’da aynı yerde Rebî’ul-evvel ayının üçünde Pazartesi günü vefât etti...
Behâeddîn Buhârî hazretlerinin konuşmaları Peygamber efendimizin konuşması gibi tane tane idi. Konuştuğu kimseye yönünü dönmüş olarak konuşurdu. Kahkaha ile gülmez, tebessüm ederdi. Kimseyi küçük ve hakîr görmez, dâimâ güler yüzle karşılardı. Ancak celâllendiği zaman kaşları çatılırdı. Bu zamanda heybetinden karşısında durulmaz olurdu...

“Ölmek nasıl olurmuş görün!”
Şemâili, görünüşü birçok bakımdan Resûlullah efendimize benzediği gibi, sözleri, işleri ve bütün hareketleri sünneti seniyyeye uygun idi...
Buhârâ’da Şeyh Nûreddîn Halvetî adında, sâlih ve meşhûr bir zât vefât etmişti. Behâeddîn Buhârî hazretleri talebeleriyle birlikte vefât eden o zâtın yakınlarına tâziyeye gitmişlerdi. Tâziyeye gelenlerden bir kısmı ve o evin halkı, yüksek sesle ağlayıp feryâd ediyorlardı. Behâeddîn Buhârî hazretleri bu hâli görüp, onları yüksek sesle ağlamaktan men etti. Orada bulunanlardan her biri bu hususta bir şeyler söyledi. Bu arada orada buyurdu ki: “Benim ömrüm sona erince, ölmek nasıl olurmuş dervişlere öğreteyim!”
O anda yanında bulunan Alâeddîn-i Attâr hazretleri buyurdu ki:
-Bu sözü dâimâ benim hatırımda kaldı. Mübarek bir gün hastalandılar. Bu hastalığı ölüm hastalığı olup, ömrünün son günleri idi. Husûsî odasına çekildi. Vefâtına kadar orada kaldılar. Her gün talebeleri oraya giderler huzûrunda bulunurlardı. Talebelerinin her birine şefkat gösterip, iltifatta bulunurdu. Vefât etmek üzere iken, ellerini kaldırıp duâ etmeye başladı. Ellerini uzatıp uzun müddet duâ etti. Sonra ellerini yüzüne sürüp vefât etti.

“O da bizimle okuyordu”
Yine Alâeddîn-i Attâr hazretleri şöyle anlatmıştır:
-Hâce Behâeddîn Buhârî hazretlerinin vefâtı sırasında Yâsîn-i şerîfi okuyorduk. O da bizimle okuyordu. Yarısına gelince, nûrlar gözükmeye başladı. Kelime-i tevhîdi söyleyerek son nefeslerini verdiler...  

Toplam Görüntülenme: 2010

Yayın tarihi: Cumartesi, 15 Nisan 2006