Bu sayfayı yazdır

Günahlar, Allah ile kul arasında perdedir

Nasûhî Mehmed Efendi Halvetî şeyhlerindendir. Halvetî-Şâbânî tarikatının Nasûhiyye kolunun kurucusu olup, 1060 (m. 1650)’de Üsküdar’da doğdu. Şeyh Karabaş Velî’ye intisap etti. İcazet alarak Mudurnu’ya gitti ve halkı irşad etmeye başladı. Sonra İstanbul’a döndü. 1130 (m. 1718)’de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

“Ramazan orucu tam bir aydır. Ya yirmidokuz gün veya otuz gün olur. Oruç; Hazreti Âdem’in, Cennetteki ağacın meyvesinden koparıp yemesinin kefaretidir. Hak teâlâ, buna keffâret olarak oruç tutmasını emretmiştir.”
“Şayet biriniz kendisini ilâhî huzûrda hissederse, yalnız kendi nefsi için duâ etmemeli, başkası için de himmet ve çabasını esirgememelidir. Yapacağı duâların çoğu, mümin kardeşleri için de olmalıdır.”
“Ramazân-ı şerîfin son on gününde, gece ibadetinden geri kalmayınız. Hattâ bütün ramazan gecelerini ibâdetle geçiriniz. Çünkü Kadir gecesi bu aydadır.”
“Farz, vâcib gibi dinî her emir, Allahü teâlâ ile birlikte bulunmaya vesiledir. Günah, mekrûh gibi nehyedilenler ise, Allahü teâlâ ile kul arasında birer perdedirler.”
“Şuna yemîn ederim ki, talebeler Allahü teâlânın dünyâyı yarattığı günden yok edeceği güne kadar, hocalarının huzûrunda kor bir ateş üzerinde otursalar, doğru yola girmeleri için yol gösterip, engelleri ortadan kaldıran hocalarının haklarını ödeyemezler.”
“Sırat köprüsünde yürümek haktır. Bu yürüyüş, dünyâ evinde, yani burada yapılmaktadır. Burada yürüyüşünü İslâmiyetin emir ve yasaklarına uygun olarak yapan kimse, âhiret günü çok ince olan Sırat köprüsünden geçmeyi kolayca başarmış olur. Akıllı bir kimse, dünyâ hayatındaki amel ve fiillerinde, söz ve akidelerinde doğru yürüyen, nefsini her türlü suç ve kabahat işlemekten alıkoyan bir suç işlediği zaman, vakit geçirmeden tövbe ve istiğfar eden, yaptığına derhâl pişman olan kimsedir.”
“Tövbenin doğru ve makbûl olmasının alâmetleri: Tekrar o günahı işlemeye sebep olabilecek kimselerden uzak durmak. Lüzumsuz lafları terk etmek. Allahü teâlâyı inkâr edenlerle görüşmemek. Hayır ve sevap olan amelleri yapmak, işlemiş olduğu günahtan dolayı çok pişman olup, yaptığı tövbeyi bozmamak, işlediği günahta kul hakkı varsa, onu hak sahibine iade etmek. Allahü teâlâ için olmayan her şeyi kalbinden çıkarmaktır.”

Toplam Görüntülenme: 79

Yayın tarihi: Çarşamba, 09 Haziran 2021