Bu sayfayı yazdır

Ârifin işi Mevlâ'sıyladır, o, başkasıyla ilgilenmez

Ebü’l-Kasım bin Hamza hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. Basra’da doğdu. Sırrî-yi Sakatî, Muhammed el-Kassâb gibi evliyanın büyüklerinin sohbetlerinde kemale geldi. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü’l-Hüseyin Nûrî ve Ebû Bekir Vâsıtî gibi zatlar onun sohbetlerinden istifade ettiler. 298 (m. 911)’de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

“Allah için alçak gönüllü olmak emredilmeseydi, gurûrla yürümek, fakîrin en tabiî hakkı olurdu.” “Allahü teâlâdan korkmanın alâmeti, başkalarının korktuğu şeylerden korkmamaktır.” “Zühd, dünyâyı gözden ve gönülden çıkarıp yok saymaktır.” “Öyle bir zât tanırım ki, otuz sene boyunca Mekke’de kaldı. Kendi kovası ve ipiyle çektiği zemzem suyundan başka su içmedi. Getirilen yemeklerden yemeyi. Zemzem suyu ona kâfi geldi.” “Bâtılla karışan her hak, haklıktan çıkar, Bâtıl olur. Çünkü hakkın bâtıla beraber olmaya tahammülü yoktur.” “Allahü teâlâdan korkarak takvâ sahibi olmayan fakîr, kendini haram yemekten kurtaramaz.” “Ârifin işi Mevlâsıyladır. O, O’ndan başkasıyla ilgilenmeye tenezzül etmez.” Kendisine “Bir insan manevî manâda nasıl fakîr olur?” diye sorulunca, “Ondan geriye hiçbir şey kalmadığı zaman” diye cevap verdi. “Böyle olduğu nasıl ve ne zaman anlaşılır” denilince de, “Sol taraftaki günahları yazan melek, yirmi sene boyunca aleyhinde yazacak bir şey bulamadığı zaman anlaşılır” buyurdu... Bir başka zaman da, “Her şeyi bir kenara at! Rabbim Allah de! O zaman sana fakîr denir.” “Marifetin şükrü takvâ, izzetin şükrü tevâzu, musîbetin şükrü sabırdır.” “Rızkını Allahtan bilmeyip de onun mahlûkundan beklemek, insanı cenâb-ı Haktan uzaklaştırıp, halka muhtaç eder.” “Müslüman kardeşinin hakkını, aranızdaki dostluk ve muhabbete güvenerek zayi etme. Zîrâ Allahü teâlâ, her mümine haklar verdi. Bu hakları ancak Allahü teâlânın hukukunu yerine getirmeyenler zayi ederler.” “Dünyâ çok geniştir. O kadar sıkıntı verir ki, bir başkasının sana vereceği sıkıntıya ihtiyâç bırakmaz.” “Kim gönlünü mahlûkata bağlayıp Hakka ulaşmak isterse, O’na kavuşamaz. Kim gönlünü Hakka bağlar, O’na ulaşmayı dilerse, arzusuna kavuşur.” “Kötülemekten ve övülmekten alınmayan zâhid; farzları ilk vaktinde eda eden âbid; işlerinin hepsini Allah için yapan da muvahhiddir..” “Kul, her şeyi bilebilmek için, her şeye muhtaçtır.”

Toplam Görüntülenme: 44

Yayın tarihi: Çarşamba, 22 Eylül 2021