Bu sayfayı yazdır

Düşmanı küçük görmemeli ve plânlı olmalıdır

Kemâlpaşazâde Ahmed Şemseddîn Efendi Osmanlı şeyhülislamlarının dokuzuncusudur. 1468 (H.873) yılında Tokat'ta doğdu. Küçük yaştan îtibâren iyi bir tahsil ve terbiye gördü. Daha sonra askerlik mesleğini seçti. Sultan İkinci Bâyezîd Hanın seferlerine katıldı. Sonra askerlikten ayrılarak ilim tahsîline başladı.

Edirne'de Molla Lütfi, Muslihiddîn Mustafa Efendi gibi âlimlerden usûl ve tefsîr dersleri alarak tahsîlini tamamladı. Üsküp ve Edirne’de müderrislik yaptı. Yavuz Sultan Selîm Han tahta çıktıktan sonra onu Anadolu kâdıaskeri tayin etti. Onun vefâtından sonra Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından Şeyhülislâmlık makâmına getirildi. 1534 (H. 940)'te İstanbul’da vefat etti. Devlet idâresi ve siyâset hakkında şu görüşlerini ortaya koyarak devlet adamlarının dikkatini çekti: 1. Saltanat ve mevki Allahü teâlânın takdiri ile olur. Allah vergisidir. 2. Ordunun görevi memleketi korumak ve gerekirse ölümlerin en güzeli ve en şereflisi olan gazâda ölmektir. (Nitekim şiirinde de; "Ölümden kurtuluş yoktur cihânda / O derdi çekmez olmaz ins-ü canda /Kişinin ömri çünkim âhir ola / Yeg olur kim gazâ yolunda öle" demek sûretiyle Allahü teâlânın dînini yaymak için çarpışırken ölmenin ehemmiyetini çok güzel anlatmaktadır.) 3. İdâreci güzel silâh kullanacak ve tedbir sâhibi olacaktır. 4. Düşmanı hor ve küçük görmemeli ve plânlı olmalıdır. 5. Siyâset yâni idâre çok mukaddes bir vazîfedir. Herkes bunu yapamaz. Bâzı kâbiliyetler doğuştan veya irsî olarak verilmiştir. 6. Bir memlekette bir idâreci bulunmalı o da âdil, ihsânı bol, affedici, büyüğüne hürmetli ve saygılı olmalıdır. 7. İdâreci, adamı elde etmeyi bilmeli, tehlikeleri işâret edip, onları ne yolla avlarsa avlayabilmelidir. 8. İdâreci kiminle harb ve kiminle sulh yapacağını iyi bilmelidir. Öğüt ve nasîhat niteliğinde darb-ı mesel hâlini almış kıt'a ve beyitleri vardır: "Kısmetindir gezdiren yer yer seni,/ Arş'a çıksan, âkıbet yer yer seni. Her ki gayrın yolunda kazdı kuyu,/Kendi düştü kuyuya yüzü koyu." "Hemişe çok yanılır söyleyen çok / Ki söyler bulduğun, dilde kemik yok." "Kıl iyilik suya at, bile balık / Balık bilmezse bilir anı Halık." "Ululuk kişiye Hak'tan atadur, / Küçük görmek uluları hatâdur." "Sakla kurt enciğin derin oysun, / Besle kargayı gözlerin oysun." / “Kişinün kadri eldeyken bilinmez, / Yerinde gevhere rağbet kılınmaz." "Kuru yaş ile âdem baş olmaz, / Kişiden iş sorulur yaş sorulmaz..."

Toplam Görüntülenme: 31

Yayın tarihi: Pazartesi, 06 Haziran 2022