Bu sayfayı yazdır

Kime tâbi isen onun kulu olursun

Feştâlî Mağribî hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Kuzey Afrika'da yaşadı. Pekçok âlim ve evliyânın ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Zâhirî ilimler yanında tasavvuf ilminde de yüksekti. 1679 (H.1090) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde şöyle buyurdu:

“Her denizin kenarı (sonu) vardır. Her günün gecesi vardır. Peşinden gece gelmeyecek gün, kıyâmet günüdür. Nihâyeti olmayan deniz, Allahü teâlânın rahmet deryâsıdır.” “Nefsinin arzularına tâbi olan, Allahü teâlâya nasıl kul olur? Ey insan! Kime tâbi isen onun kulu olursun.” “Semâ tavanının seyyareleri olduğu gibi, her bir gaflet ve hatânın da bir keffâreti vardır. Müminlerin günahlarının keffâreti tövbedir.” “Şükür; nimeti bilmenin ismidir. Zîrâ şükür, nimeti vereni bilmeye götürür. Bu manadan dolayı, Kur'ân-ı kerîmde İslâm ve îmâna şükür ismi verilmiştir.” “Sabır; nefsi istenilmeyen bir şeyden, dili şikâyetten alıkoymaktır. Sabır, insanlara en zor gelen huylardandır. Sabır üç derecedir Birincisi, Allahü teâlânın vaat (nimet vereceğine söz vermek) ve vaadini (azâb edeceğini) düşünerek, imân üzere kalmak. Cezadan dolayı günah işlemekten kaçınmaktır. İkincisi, ibâdete ihlâs ile ve şartlarını yerine getirerek devam etmeye sabretmektir. Üçüncüsü, belâlara sabretmek ki, böylece sıkıntılara verilecek sevapları ve rûhun sıkıntılarına verilecek mükâfatı düşünerek sabretmektir.” “Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlânın kıymetli bir kulu vefât edeceği zaman, Azrâil (aleyhisselâm) gelerek 'Korkma! Erhamürrâhımîne gidiyorsun. Asıl vatanına kavuşuyorsun. Büyük bayrama vâsıl oluyorsun. Bu cihan bir konaktır. Bu konak müminin zindanıdır, ödünç olarak sana verilen bu varlık bir bahânedir. Bu sebepten, bu bahâne gider ve uzaklaşır. Hakîkat meydana çıkarak, kişi devamlı diri olan Allaha kavuşur' der. O kul için, dünyâda bundan daha tatlı, daha hoş ve daha rahat bir gün olmaz.” “Kişinin sözü amelinden çok olursa noksandır. Ameli sözünden fazla olursa kemâldir.” “Allahü teâlânın bir kulunu sevmediğinin alâmeti; o kulun, kendisine faydası olmayan boş şeylerle meşgûl olmasıdır.” “Ümitsizlik, küfür içinde bir kapıdır. Allahü teâlânın rahmetinden ümidini kesmek küfürdür.” “Ârif; kalbini Allahü teâlâyı düşünmek, unutmamak için, vücûdunu da, insanların rahmeti ilâhiyyeye kavuşmaları için seferber eden kimsedir.”

Toplam Görüntülenme: 29

Yayın tarihi: Perşembe, 15 Eylül 2022