Bu sayfayı yazdır

Hazreti Ömer (Radıyallahü anh)

Hazreti Ömer’in iman etmesiyle, Müslümânlar çok kuvvetlenmiştir... Silâhlı olarak, açıkça hicret etti. Resûlullahın gelmekte olduğunu Medîne’deki Müslümânlara müjdeledi. Bütün gazâlarda bulundu. Çok kahramânlık gösterdi. “Fârûk” adını aldı. Onüçüncü yılın Cemâzil’âhır ayı yirmisekizinci Salı günü halîfe seçildi. Çok memleket aldı. İslâmın adâletini bütün dünyâya tanıttı. Yirmi üçüncü [23] senenin son ayında, câmide sabâh nemâzına durunca, Mugîre bin Şu’be’nin kölesi Ebû Lü’lü Fîruz kâfiri tarafından bıçakla, karnından yaralanıp yirmidört sâat sonra vefât etti. Resûlullahın yanına defnedildi...

Korkunç suikast planı!
Ebû Lü’lü Fîruz, Hz. Ömer’e gelip efendisinin kendinden aldığı verginin çok olduğunu iddia etti. Hz. Ömer ona ne kadar vergi ödediğini ve ne iş yaptığını sordu. Marangozluk ve demircilik yaptığını, günde iki dirhem vergi ödediğini söyleyince, Hz. Ömer (Bu kazançlı mesleklere göre, senden alınan miktar fazla değildir) dedi. Hz. Ömer’in bu sözüne râzı olmayıp, düşmanlık gösteren Firuz, onun canına kastetmeyi plânladı. Bir gün sonra elbisesi içine bir hançer saklayıp, sabah namazı vaktinde mescide girdi. Beklemeye başladı. Hz. Ömer safları düzeltip tekbir alarak namaza durur durmaz, yerinden fırlayıp arka arkaya altı darbe vurdu. Darbelerden biri Hz, Ömer’in karnına isabet etti. Firuz bir kişiyi daha yaralayıp kaçtı ve yakalanmadan önce intihar etti.
Hz. Ömer evine kaldırıldıktan bir müddet sonra ayılıp (Katilim kimdir?) dedi. Mugîre bin Şu’be’nin kölesi Ebû Lü’lü Fîruz olduğu söylenince (Allah’a şükürler olsun ki bir Müslüman tarafından vurulmadım...) dedi.

“Benim en büyük dileğim”
Hz. Ömer kendinden sonra halife olacak kimsenin tayini için Eshâb-ı kirâmdan, Cennet ile müjdelenenlerden altı kişiyi seçti. Bunlar (Hz. Osman, Hz. Ali, Zübeyr, Talha, Sa’d İbni Ebî Vakkas ve Abdurrahman bin Avf) idi. Bundan sonra oğlu Abdullah’a “Mü’minlerin annesi Hz. Âişe’ye git ve O’na Ömer İbni Hattab’ın selâmını söyle, mü’minlerin emiri deme, ben bugün, mü’minlerin emiri değilim. O’na Ömer, sahibinin yanına defnedilmek için izin istiyor de!” buyurdu.
Abdullah, bunu Hz. Âişe’ye söyleyince, “O yeri kendim için ayırmıştım, fakat gönül hoşluğu ile orayı Ömer’e veriyorum” dedi. Hz. Ömer bu haberi duyunca “Bu benim en büyük dileğimdi” buyurarak çok memnun oldu. Yaralandıktan yirmidört saat sonra vefât etti. Peygamber efendimizin yanına defnedildi. Şehid olduğunda 63 yaşında idi...

Toplam Görüntülenme: 2136

Yayın tarihi: Pazartesi, 05 Aralık 2005