Bu sayfayı yazdır

Tasavvuf, her an Allahü teâlâ ile olmaktır

Nasîruddîn Mahmûd hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. "Çırağ" adıyla anıldı ve bu lakab ile meşhûr oldu. Hindistan'ın Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki'de doğdu. Orada Mevlânâ İftihârüddîn Muhammed Geylânî'den ilim öğrendi. Sonra Delhi'ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı.

Nasîruddîn Mahmûd Çırağ, huzûruna gelen herkese namazı zamânında ve cemâatle kılmasını tavsiye ederdi. Kendisi de çocukluğundan îtibâren bu husûsa çok dikkat ederdi. Namazın faydalarını, Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerden ilgili yerleri okuyarak anlatırdı. "Hayâtımız iki önemli şeye dayanır. Bunlar: Allahü teâlânın ve Peygamber efendimizin emirlerini yapmak, O'nların yasak ettiklerinden kaçmaktır" buyururdu.

Bir sohbetlerinde şöyle buyurdu: "Mübtedî yâni işe yeni başlayan, vakit sâhibidir. Vakit sâhibi, içinde bulunduğu vakti bir daha ya bulurum, ya bulamam deyip, vaktini fırsat bilip, değerlendiren, onu farzları yerine getirdikten sonra, Kur'ân-ı kerîm okumak, nâfile namaz kılmak, Allahü teâlâyı anıp hatırlamakla geçiren kimsedir. İşte, tasavvuf yolunda ilerleyen kimse böyle vakitlerini muhâfaza ve mâmur ederse, hâl sâhibi olması umulur. Mânevî ilimlere ve hallere böyle gayretler, çalışmalar netîcesinde kavuşulur."

"Kulluk, her an Allahü teâlâya muhtaç olduğunu bilmek ve O'nun Resûlüne tam tâbi olmaktır."

Tasavvufun ne olduğu sorulduğunda, şöyle cevap verdi: "Tasavvuf on şeyi içerisine alan bir isimdir. Birincisi, dünyâdan (lâzım olan) az bir mikdârı edinmek. İkincisi, kalbin Allahü teâlâya güvenip dayanması. Üçüncüsü, tâat olan Allahü teâlânın beğendiği şeylere rağbet etmek. Dördüncüsü, yediği içtiği ve kullandığı şeylerin helâlden olmasında titiz davranmak. Beşincisi, kalbin Allahü teâlâ ile meşgûl olması. Altıncısı, gizli olarak Allahü teâlâyı hatırlamak. Yedincisi gerçek ihlâsa sâhip olmak. Sekizincisi, şek ve şüpheden uzak, kati bir îmâna sâhip olmak. Dokuzuncusu, tam bir teslimiyetle Allahü teâlâya yönelmek. Onuncusu, ihtiyaçlarını başkasından istemeyip, şikâyette bulunmamak... Kimde bu on haslet bulunursa, tasavvuftan söz etmeye lâyıktır. Yoksa yalancıdır. Tasavvuf, kalbi temizlemek ve her an Allahü teâlâ ile olmaktır."

Nasîruddîn Mahmûd Çırağ hazretleri, 1356 (H.757) senesinde vefât etti.

Toplam Görüntülenme: 52

Yayın tarihi: Cuma, 06 Ocak 2023