Bu sayfayı yazdır

Nefsini şerefli görene dîni küçük görünür

Hasen bin Ali Cürcânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da yaşadı. Vefât târihi kesin bilinmemekle beraber, dördüncü asırda yaşadığı bilinmektedir. Muhammed bin Ali Tirmizî’nin ve Muhammed bin Fazl’ın sohbetlerinde bulunmuş, onlardan ders almıştır. Pekçok kerâmeti ve veciz sözleri vardır. Hasen bin Ali Cürcânî hazretleri buyurdular ki:

“Allahü teâlânın beğendiği işleri kolayca yapabilmesi, sünnete göre hareket etmesi, sâlih kimseleri sevmesi, eş-dost ile güzel geçinmesi, Allah rızâsı için insanlara iyilik yapması, Müslümanların işini görmesi ve vakitlerini Allahü teâlânın dinine hizmetle geçirmesi, kul için saâdet alametlerindendir.”

“Gördüm ki, insanların çoğu gâfil olarak dolaşmaktadırlar. Bu yolda dayandıkları şey, bir zan ve tahminden ibârettir. Durumları bu iken, hakîkat üzere olduklarını anlatır ve kendilerine göre mükâşefeden (keşiften) bahsederler. Ne var ki, işin aslından habersizdirler.”

“Bir kulun ereceği saâdet, emredilen ibâdetleri ve tâatleri kolayca yapmasıdır. Bütün işlerinde sünnet üzere yürümeyi başarmasıdır. Sâlih kullara karşı içten sevgi beslemesi, hangi işte olursa olsun, ahlâkını değiştirmemesidir.”

“Bedbaht kişi, unutulmuş günahlarını açığa vuran kimsedir.”

“Ârif; tamamıyla gönlünü Allahü teâlâya, vücûdunu halka hizmete veren kişidir.”

“Allahü teâlâya ulaşan en emîn yol; bütün iş, hareket ve ibadetlerde Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetine tabi olmaktır.”

Tasavvuf, Allahü teâlânın düşmanı olan nefse yardım etmemeyi, O’nun isteklerini yapmamayı kalbe yerleştirmektir. Nitekim hadîs-i kudsîde Allahü teâlâ buyuruyor ki: “Nefsine düşmanlık et! Çünkü nefsin benim düşmanımdır.” 

“Tasavvuf, kalbin tasfiyesi ve nefsin tezkiyesidir. Yanî, kalbin Allahü teâlânın sevgisinden başka, her sevgiden tasfiye edilmesi, nefsin de Allahü teâlânın her emrine uyar hâle getirilmesidir, itikâdı düzeltmedikçe, İslâmiyetin emir ve yasaklarına uymadıkça, haramlardan sakınıp ibâdetleri yapmadıkça, kalbin tasfiyesi ve nefsin tezkiyesi mümkün değildir.”

“Ahmak olan nefsi ezip küçültmek, tasavvufun âdâbındandır. Kimin nefsi kendisine şerefli görünürse, dîni ona küçük görünür. Dünyalık isteklerden sıyrılmak, nefsin arzularını menetmek, rızkının helâl yoldan gelmesine gayret göstermek, bid’at sahipleriyle, dünyâya düşkün olanlarla arkadaş olmamak, mal toplamaktan, dünyâyı mamûr etmekten sakınmak, insanların doğru yola gelmesine ve güzel huylara sahip olmaya çalışmalıdır.”

Toplam Görüntülenme: 30

Yayın tarihi: Cuma, 20 Ocak 2023