Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.721.080

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar

İmâm-ı Yâfiî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyâdandır. 1298 (H.698) senesinde Yemen’in Aden şehrinde doğdu, 1367 (H.768)'de Mekke'de vefât etti. Yemen'de ilk tahsilinden sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Şeyh Ali et-Tavâşî ile görüşüp ilimde ve tasavvufta yüksek derece sâhibi oldu. Tarîkat silsilesi birkaç koldan Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerine ulaşır. Mekke-i mükerremeye yerleşip evlendi ve başka âlimlerin derslerini dinledi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bursa İpeği

1432 yılında Anadolu'yu ve bu arada Bursa'yı ziyaret eden Fransız seyyah Bertrandon da la Broquier hatıralarında şunları nakleder: "Bursa'da ipekten güzel kumaşlar yapılır. İpek Venedik ve Lucca'ya götürülür ve oralarda güzel kadife yapılır. Çok faal bir grup olan Floransalı tüccarlar, Bursa'yı ihmal etmediler ve zengin ürünlerin ticaretini yaptılar. Sürekli bir şekilde devlet merkezi ile yazıştıkları ve haklarının korunması için istekte bulunduklarından, malzeme çoğalmaktadır: Özellikle de 1484 ile 1488 yıllarında bunların Bursa'da kaleme aldıkları hesap defterlerinin incelenmesi sayesinde, ipek ticaretinin ne kadar etkili olduğu anlaşılıyor. Bursa şehrinde bulunan Floransalı tüccarlar veya onların temsilcileri, çoğu hallerde doğrudan Türk tüccar meslekdaşları ile temas halinde idiler ve iki devlet arasında yapılan ithalat ve ihracat sürekli bir şekilde artıyordu. Bu tüccar ailelerden birisine mensup Bartolomeo di Piero di Simone adlı biri, 30.6.1484 günü Bursa'ya geldi ve dört yıl süre ile mallarını sattı. Bu zatın tuttuğu hesap defteri Floransalı tüccarların faaliyetlerini ve bu arada ipek satışını belgelemektedir.

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahman Eşref Efendi

Abdurrahman Eşref Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Merzifon'da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Kıbrıs'ta kadılık yaptı. 1161 (m. 1748)'de İstanbul'da vefat etti. "Mir'âtü's-safâ" isimli eseri meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülazîz

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülaziz hazretleri, Doğu Anadolu'da yetişen kıymetli velilerdendir. 1880 (H.1297) senesinde vefât etti. Kabri, Yukarı Doğubâyezid'dedir. Babası Seyyid İbrâhim, dedesi ise Seyyid Abdurrahim hazretleridir. Dedesi, Arvas Medresesinde ve babalarının sohbetinde yetişip kemâle ermiş, büyük bir âlim ve veli olmuştur. 1785 (H.1199) senesinde İshâk Paşa tarafından Doğubâyezid'e dâvet edildi. Bu dâveti kabûl edip oraya yerleşti. Böylece Arvas âilesinden bir kol da oradan yayıldı...
Seyyid Abdülaziz hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce, bir dostuna belâ ve musibetlere sabır husûsunda (Seyfeddin-i Fârûki hazretlerinin Mektubat'ından nakille) şöyle nasihatte bulundular:

çıplak Âşık Ebdal Murad

Vehbi Tülek

Kadınlar Câmide Itikaf Yapamaz

Vehbi Tülek

Mehmed Salih Efendi 96. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini tamamlayınca Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi'ye intisap ederek onun damadı oldu. Çeşitli şehirlerde kadılıktan sonra, Anadolu, sonra Rumeli Kadıas­kerliği, nihayet Şeyhülislâmlığa getirildi. 1175 (m. 1762)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Melekler Kur'ân Okunan Yere Toplanıp Dinlerler

Vehbi Tülek

Niğdeli Misâlî Baba

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden İsmâil Ankaravî Rusûhî

Vehbi Tülek

Muhammed Ma’sum-i Ömerî

Vehbi Tülek

Hezheplere Göre Süt Kardeşliği.

Vehbi Tülek

Züheyr Bin Harb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

SelÂmetle Gidip Gel

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allah Diyen Genç

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Üç Kandil

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek