Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.647.737

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Destileri Kirmasinlar

Yahya Ağa

Derdi Olan Neylesin?

B0r Çuval Toprak

Hizir Ve Gelin

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Fatih'in İstanbul'u kuşattığı günlerde Bizans'ta elçi olarak bulunan Venedikli asilzade Barbaro, Fatih Sultan Mehmed Han'ın parlak dehasının bir eserini daha şöyle nakleder:"18 Mayıs günü Bizanslılar uyandıkları zaman şaşkınlıktan dona kaldılar. Çünkü surların önünde büyük bir kule duruyordu. Osmanlılar o gece 4 saat içinde ahşap bir kule inşa ederek surların önüne getirmişlerdi. Yüksekliği surlardan yukarıda idi. Bu kule öyle mükemmeldi ki, nasıl yapıldığını kimse anlayamadı. Bütün Hristiyan dünyası birleşse bunu yapamazdı.İmparator hazretleri bütün erkanı ile birlikte surların üzerine geldiğinde bu şayan-ı hayret şeyi görünce korku ve dehşetten ölü gibi donup kaldı. İşte o zaman, Fatih'in bu parlak zekası karşısında İstanbul''un eninde sonunda onun eline geçeceğini anlamıştı.

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Kılıç Ali Paşa, Tophane'de yaptırmakta olduğu cami inşaatını ara sıra kontrol ederdi. Bir gün yine inşaata gelmiş, işçilerin çalışmasını kontrol ediyordu. Bir ara gözü bir ameleye takıldı. Güzel yüzlü, saf bir Anadolu çocuğu olan bu amele, sırtına kocaman bir taş almış, iskelenin basamaklarından yukarıya kadar çıkıyor, oraya varınca taşı yere koyacağına tekrar iskeleden aşağı iniyordu. Burada taşı yere koyuyor, sonra tekrar sırtına alıp yukarı çıkıp, tekrar aşağı iniyordu. Bu durumu farkeden Kılıç Ali Paşa, bu genç amelenin yanına vardı ve niçin böyle yaptığın sordu. Kılıç Ali Paşa'yı tanımayan bu genç:

"Efendi Baba, ben burada ameleyim, ücretle çalışıyorum. Üstelik bu inşaat mübarek bir cami inşaatıdır. Ben ise bu gece elimde olmayarak kirlenmişim. Şu vaziyete gusletmem icabetmektedir. Halbuki buralarda bir hamam yok, mesai de başladı. Bırakıp uzak bir yerdeki hamama gitsem, iş geri kalacak ve alacağım ücret bana helal olmayacak. Böyle kirli bir vaziyette de bu taşın cami duvarına konmasına da gönlüm razı olmuyor. Bu yüzden çok müşkül durumdayım" dedi.

Bir amelenin bu samimiyet ve sadakati Kılıç Ali Paşa'yı duygulandır dı . Kendisini tanıttı ve amelenin eline bir miktar para vererek başka bir semttteki bir hamama gönderdi. Sonra caminin mimarı Koca Sinan'ın yanına giderek:

"Mimarım, muradım odur ki, acele olarak hamam inşa oluna. Bırak cami inşaatımız biraz geri dursun. Evvel hamamı inşa ile Ümmet-i Muhammed'in istifadelerine, Allah rızası için bilâ ücret hizmete âmâde kılaım. Sonra camiyi tamamlarız" dedi ve hemen hamam inşasına başlandı. Hamamın bitirilmesinden sonra da cami inşaatı tamamlandı.

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sadaka, Belaların Giderilmesi Içindir

Hamidüddin Sivâli hazretleri Çeştiyye tarikatı büyüklerindendir. VII. (m. XIII.) yüzyılın başlarında Hindistan'da Delhi'de doğdu. Ecmir'e giderek Çeştiyye tarika­tının kurucusu Hâce Muinüddin Çeşti'ye intisap etti. Sülkünü kısa sürede tamamlaması üzeri­ne şeyhi kendisine "Sultânü't-Târikin" un­vanını verdi. Hilâfet aldıktan sonra Sivâl köyüne yerleşti ve talebe yetiştirdi. 674 (m. 1276)'de burada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Sinan Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Sinan Efendi, on beşinci asır Osmanlı velilerindendir. Bugün Batı Trakya'da bulunan Fere'de doğdu. 1485 (H.890) senesinde vefât etti. Kabri Fere'dedir... Bu mübarek zat, sohbetlerinde, talebelerine buyurdu ki:

En Iyi Vakit, Allah'ın Râzı Olduğu Vakittir!

Vehbi Tülek

Ali Müttekî El-hindî

Vehbi Tülek

Ali Mütteki hazretlerinin tam adı "Ali bin Abdülmelik Hüsâmeddin bin Kâdı Hân el-Kâdiri eş-Şâzili"dir. Lakabı, "Alâüddin"dir. Mütteki diye meşhûrdur.
Bu mübarek zat 1566 (H.974) senesinde Hindistan'dan Mekke-i mükerremeye gitti. Sıhhati yerinde idi. Kendisini ziyârete gelenlere buyurdu ki:
-Şöyle bir kimse düşünün: Ölümü tatmış, ölümden sonraki şeyleri, başa gelecekleri görmüş, sonra Allahü teâlâ tekrar onu ikinci defâ dünyâya göndermeyi dilemiş ve göndermiş. Böyle bir kimse hiç ölümden gâfil olur mu? Ölümü hiç unutur mu? İşte bu fakir de o kimse gibi ölümden gâfil ve unutmuş değilim...

İmândan Sonra En Kıymetli Ibâdet Namâzdır

Vehbi Tülek

Kibrin Alâmetlerini Bilmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerimi Okumak Ve Ona Hürmet Etmek

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, O’nun Hiçbir Şeyini Anlayamaz

Vehbi Tülek

Korkunun Ve Ümidin En Faydalısı

Vehbi Tülek

Günahlar, Insanı Küfre Sürükler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Sarik Ve Sakal

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Örümcek Ağı

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek