Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.666.598

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tamahkârlık Kalbi Mühürler, O Kalp Ise Artık Ölüdür!

Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Miladi sekizinci asırda Antakya'da yaşadı. Yûsuf Esbât'ın derslerinde yetişti. İlim ve feyiz aldı. Tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin yolunu tâkib etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Alman İmparatoru Büyük Karl (Şarlken), 24 Şubat 1525 tarihinde Fransa'ya saldırdı ve yaptığı savaşta Fransa kralı François'i (Fransua) mağlup ederek, bütün Avrupa kıtasına hakim olduğunu ilan etti. Zira daha önceden de, İspanya krallığı ile Felemenk'i (yani, Belçika, Hollanda ve Lüxemburg) ele geçirmişti. Savaş sonunda Fransa kralı esir düştü. Bunun üzerine François'nın annesi, dünyanın en büyük hükümdarı olarak tanıdığı Kanuni'ye, Jean Franqipani ismindeki elçisiyle bir mektup gönderdi. "Padişahlar Padişahı" diye başlayan mektubunda şun ları yazıyordu:

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Incinin Bir Sedefi Vardır

Hamza Dehrisevi hazretleri Hindistan'da yetişen İslâm âlimlerindendir. Nevher beldesinden olup, 957 (m. 1550)'de, namaz kılarken rûhunu teslim etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Harputlu Yusuf Efendi

Vehbi Tülek

Harputlu Yusuf Efendi "rahmetullahi aleyh" Bingöl evliyâsındandır. 1822 (H.1238)'de Bingöl'e bağlı Adaklı ilçesinin Zermek (Yeldeğirmeni) köyünde doğdu. Tahsilini Erzurum'da yaptı. Harput'a giderek arkadaşı Mahmûd-i Sâmini ile birlikte Şeyh Ali Sebti hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Hocası tarafından vazifeli olarak köyüne gönderildi. Osman Bedreddin Efendi onun talebelerindendir. 1908 (H.1326)'de doğduğu köyde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Onlara Sabah Akşam Ateş Gösterilir

Vehbi Tülek

Cünûnî Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Cünûni Ahmed Dede Bursa'da yaşamış olan Mevlevi şeyhlerinden olup, 1540'da Karaman'da dünyaya geldi. Konya'da Medrese tahsili sıra­sında Mevlevi­liğe intisab etti. İcazet aldıktan sonra Şeyhi Ebû Bekir Çelebi tarafında Bursa'ya gönderildi ve orada Mevlevihâne kurarak talebe yetiştirdi. 1030 (m. 1621)'de Bursa'da vefat et­ti. Sohbetlerinde, Mesnevi'den şunları naklederdi:

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

Uzun Emelli Kul Olmak!..

Vehbi Tülek

Nefis, Gerçekten Kötülüğü Şiddetle Emreder!

Vehbi Tülek

Bin Seneye Bedel Bir Ömür

Vehbi Tülek

Fı­kıh Ve Kır­âat â­li­mi Ab­dul­lah Harrânî

Vehbi Tülek

İbadete Bid'at Karıştırmak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Değişen Sizin Kalbiniz

A'meş Ve Hanımı

Sarik Ve Sakal

Abdullah Bin MübÂrek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek