Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.586.325
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Adamın biri Sadrazam Koca Râgıp Paşa'ya bir arzuhal vermiş; fakirliğinden bahisle, ihsanda bulunmasını istemişti. Râgıp Paşa, arzuhalin altına; "el-Kanâatü kenzün, lâ yefnâ: (Kanaat tükenmez bir hazinedir)" ibaresini yazarak, adama geri verdi. Arzuhalin sahibi, âlim ve nüktedân biriydi. O da ibârenin altına; "Bâ'de'l-ekli ve'ş-şürbi ve's-süknâ: (Yeme, içme ve barınaktan sonra)" cümlesini yazıp arzuhali Râgıp Paşa'ya tekrar takdim etti.Paşa, adamın bu hakimâne ve nüktedân hâlini takdir ederek, isteğinin yerine getirilmesi için emir verdi
Orhan Bey'in, 1359'da oğlu Murad Hân'a vasiyeti şöyledir: "Oğul! Benim için ah, vah edip ağlama! Seni dünyada her türlü kötülüklerden koruyup âhırette sonsuz saâdete kavuşturacak olan yüce dinimizin emirlerine sımsıkı sarıl! Bütün söz ve işlerinde, adâletten ayrılma! Dâima, halkın yanında ve hizmetinde ol! Onların hak ve hukukunu koru! Bunu yaparken Cenâb-ı Hakkın emirleri, rehberin olsun! İnsanlığı huzur ve saâdete kavuşturacak olan İslâm sancağını dalgalandırmaya devam et!Devletin başı oldum diye, sakın gururlanma! Bunlar gelip geçici şeylerdir. Senden önce daha nice beylerin, hâkanların gelip geçmiş olduğunu bir an aklından çıkarma! Ne kadar ömrün olsa, sonunda ölüm var.Artık benim ömrüm bitmek üzere. Âhıret yolculuğuna çıkıyorum. Bana duâ et! Senden yegâne isteğim budur. Devletimin ve milletimin huzur ve güvenliği için çalış!"
Sa'id bin Mensûr Horasâni hazretleri İmâm-ı Mâlik hazretlerinin talebelerinden, İmâm-ı Ahmed bin Hanbel hazretlerinin hocalarındandır. Hadis ilminde imam olup, müctehid idi. Üç yüz binden fazla hadis-i şerifi râvileriyle beraber ezberden bilirdi. Horasan'da doğdu. 227 (m. 842)'de Mekke'de vefat etti. Rivâyetlerinden bazıları:
Ali Necîb Safvetî hazretleri meşhûr velîlerdendir. Mısır'da yaşadı. Emir Ahmed Hayâlî'nin oğludur. 1596 (H.1005) senesinde vefât etti. İlim tahsîline başlayıp başta tefsîr olmak üzere çeşitli ilimlerde yetişip yükseldi. Tasavvufta babasından feyiz alıp kemâle erdi ve onun yerine geçti.
Ebû Abdullah Semmin hazretleri tefsir ve hadis âlimidir. Aslen Mervli olup, 235 (m. 850)'de Bağdâd'da vefât etti. Hadis ilminde hafız olup, yüz bin hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezberlemiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta yakın köylerde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kenarında oturdular. Bahçede çalışan bir ihtiyar onları fark edince hemen bahçeye davet etti ve hemen gidip bahçe içindeki kulübeden kalaylı, tertemiz bir tas getirdi. En yakındaki ağaçtan iki nar kopardı ve sıktı. Padişah nar şerbetini içti ve çok beğendi. Bütün vücuduna bir zindelik ve ferahlık yayılmıştı. İhtiyar çiftçi padişahın beraberindeki herkese sırayla nar şerbeti ikram etti.