Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.118.933

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Ebü'l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen'de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî'den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşı dönüşünde daha önceki isyân teşebbüsleri sebebi ile suçlu bulduğu Veziriâzam Dukakinoğlu Ahmed Paşayı Amasya'da idâm ettirdi ise de boşalan göreve kimseyi getirmedi. 1515 ilkbaharında Hadım Sinan Paşayı Dulkadiroğlu Alâüddevle üzerine gönderdi. Hadım Sinan Paşa, Alâüddevle'yi mağlub ettikten sonra başını keserek Yavuz Sultan Selim'e gönderdi ve bu başarısından dolayı boş bulunan veziriâzamlık makâmı kendisine verildi. Bu vazifede üç ay kalan Sinan Paşanın yerine beşinci defâ olmak üzere Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi. Ancak Hadım Sinan Paşanın azledilmesi herhangi bir hatâ sebebiyle olmadığından kendisine karşı Pâdişâh'ın teveccühü devâm ediyordu. Nitekim çok geçmeden Diyarbekir taraflarında İranlıların bâzı hareketlerinden dolayı Pâdişah, Hersekzâde yi azlederek hapsettirdikten sonra yerine tekrar Sinân Paşayı getirdi (1516).

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Sultan I. Abdülhamid'in Sadrazamlarından Koca Râgıb Mehmed Paşa Mısır vâlisi tâyin edilip Bulak'a vardığında, merâsimle karşılandığı sırada, yolunun üzerine sayısız dilenci sıralanmış. Paşa bunları görünce vazifelilere sormuş:" Bunlar, saraya varıncaya kadar böyle kesret üzere midir (kalabalık mıdır)? " Beli (evet). Eslâfınız (sizden öncekiler) zamanında dahi bunlar böyle dizilirler, iki taraftan beşer-onar adam bunlara sadaka verirdi.Paşa hayret içinde çıkışmış:" Bunca dilenciye akçe yetiştirmek ne kâbil? Eğer bunlara sadaka vermek lâzım gelir ise, saraya varınca biz de sadakaya muhtaç olup, üst başlarında durmamız iktiza eder

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyhülislâm Vassaf-zâde

Vassaf-zâde Mehmed Es'ad Efendi, Osmanlı âlimlerinden ve seksenikinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. Şeyhülislâm Vassaf Abdullah Efendi'nin oğludur. 1119 (m. 1707) senesinde doğdu. 1192 (m. 1778) senesinde İstanbul'da vefât etti. Eyyûb Sultan civarında, babasının kabrinin yanına defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onlar, Gökteki Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

Nişancızâde Mehmed Efendi Osmanlı târihçisi ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1555 (H.962)'de doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şeyhülislâm Hoca Sa'deddin Efendiden icâzet aldı. Müderrislik ve çeşitli şehirlerde kâdılık yaptı. 1621'de Edirne kâdılığına tâyin oldu. Ancak vazifesine giderken yolda vefât etti. En meşhur eseri olan Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa: 637'de şöyle yazmaktadır:

“ebû Kılâbe” Abdullah Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Allah Düşmanlarını Sevmek, Imanı Yok Eder

Vehbi Tülek

Hâmidi Abdülkâdir Çelebi Osmanlı Şeyhulislâmlarının Onikincisidir. Isparta'da doğdu. Bursa'da medrese tahsili yaptıktan sonra çeşitli yerlerde kadılıklarda bulundu. Sonra Anadolu Kadıaskerliği'ne, nihayet Şeyhülislâmlığa getirildi. 955 (m. 1548) senesinde, Bursa'da 70 yaşını geçmiş olarak vefât etti. Buyurdu ki:

İbrâhim Şirvânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Bu Odalar Kime âittir Ey Allah'ın Resûlü?

Vehbi Tülek

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

Onlar, Faydasız Işlerden Kaçınır

Vehbi Tülek

Ebû Avane Vasıtî

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Onun Görmediği Yer

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Her Şeyi Göze Almıştı!

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Bize Teveccüh Edin

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek