Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.598.083

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

1911 senesi Ramazan Bayramı'nın 3. günü, Libya sahillerine çıkan Müstevli İtalyan askerleri, bulabildikleri herkesi öldürdüler. Teslim olanları da öldürdüler.Trablus'ta kurdukları Divanı Harp'te, grup grup getirilen esirlerin yargılanmaları 3'er dakika sürerdi. Karar hemen binanın arkasında duvarın önünde infaz edilirdi.Birgün elleri kelepçeli bir yaşlı, bir orta yaşlı, bir de delikanlı, çöl kıyafeti içinde mahkeme nin önüne çıkarılır. Başkan Albay Carlo Torelli, bu zavallıları yargılamak için tercümana der ki:- Sor bakalım, bu 3 kişi kimdir?Elleri kelepçeli orta yaşlı olanı, gayet iyi bir İtalyanca ile cevap verir:

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Dünyanın Sefâsı Kederdir

Kaygusuz İbrâhim Efendi, Osmanlıların son zamanlarında yetişen evliyâdandır. Kâdiriyye yolunun büyüklerindendir. Bolu'da doğdu. 1289 (m. 1872) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Hayır Ehli, Hayra Koş

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Serrâc hazretleri Bağdad'da yetişen büyük hadis âlimlerindendir. 417 (m. 1026) senesi sonlarında Bağdad'da doğdu. 500 (m. 1106) senesinde vefât etti. Naklettiği, Ramazan-ı şerif ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Biz Kıyâmet Gününde Bu Şekilde Kalkarız

Vehbi Tülek

Buhârâ’dan Erzurum’a... Seyyid Ahmed Merâmî

Vehbi Tülek

Buhârâ'dan gelip Erzurum'a yerleşen Seyyid Ahmed Merâmi hazretleri, hoşsohbet bir zat idi. Herkes tarafından çok sevilip, sayıldı. İlmi ve şöhreti kısa zamanda bütün çevreye yayıldı... İşte tam o günlerde, yana yana kendisine rehberlik edecek birini arayan İmâm Efendi (Hafız Osman Bedreddin), o zâtın ismini ve medhini duyunca, huzûruna kavuşmak için derhâl yola çıktı...

Gaflet Içinde Olanlar!..

Vehbi Tülek

Seyyidleri Üzen Mûsâ Beyin Sonu!

Vehbi Tülek

Ali (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İbn-ül-hüzhib

Vehbi Tülek

Mecdeddîn Mûsulî

Vehbi Tülek

Mide Dolu Olunca Kalbe Gaflet Basar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Delik Kova

Her Şeyi Göze Almıştı!

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Yüz Vermedin!

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek