Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.635

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Koca Mehmed Ağa

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:

"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:

"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:

"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:

"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:

"Murad" deyince, kahveci:

"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:

"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:

"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müslümana Nasihat Etmek Husûsunda

İbn-i Kayserâni hazretleri hadis ve târih âlimidir. İsmi, Muhammed bin Ali bin Ahmed'dir. 448 (m. 1056)'da Filistin'de doğdu. 507 (m. 1113) yılında Bağdad'da vefât etti. İbni Kayserâni'nin, "Safvet-üt-tasavvuf" adlı kitabının başında, eseri ne için yazdığı şöyle açıklanmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hocanın Ölüm ânında Ne Işe Yaradığını Görelim!

Vehbi Tülek

Kerimüddin Ebdâli hazretleri Hindistan'ın büyük velilerinden olup Kâbil ile Lâhor arasında, Osmanpûr beldesindendir. 1640 (H.1050) senesinde vefât etti. İlk tahsiline memleketinde başladı. Daha sonra Lâhor'a gitti. Oradan Serhend'e giderek İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi, feyiz ve himmetlerine kavuştu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin feyiz ve himmetleri o kadar çok ve kuvvetliydi ki, daha sohbet olmadan, sâdece huzûrunda bulunmakla Kerimüddin'in hâli değişti. İnâyetlere kavuştu. Misline rastlanamayan bereketli nazarlar (bakışlar) altında, kısa zamanda çok ilerledi. Hazret-i İmâm ona icâzet verdi. İcâzet ile şereflendikten sonra memleketine dönerek talipleri yetiştirdi...

Namaz Kılan Bir Mümin, Yükselir

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Mehmed Bey

Vehbi Tülek

Muhyiddin Mehmed Bey, Osmanlı devri din ve fen âlimlerinden, tasavvuf büyüklerindendir. Sultan İkinci Bâyezid Hânın kumandanlarından idi. İlme ve tasavvufa karşı aşırı istek ve arzusu olduğundan, idâreciliği bırakıp, kendisini ilme verdi. Ahmed ibni Kemâl Paşanın hizmetine girdi. Din ve fen ilimlerinde de yetişti. Medreselerde müderrislik yaptı. Bir gün rahatsızlandı. Bu hastalığı sırasında kendisine Mısır kadılığı verildi. Mısır'a gitmek üzere karadan yola çıktı. Kütahya'ya geldiği zaman hastalığı arttı ve 1543 (H.950) senesinde orada vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce kendisinden nasihat isteyen bir zata buyurdu ki:

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

Vehbi Tülek

En Kıymetli Sermâyemiz, Üzüntüler Ve Sıkıntılardır

Vehbi Tülek

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dağıstanlı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İbn-i Merzûk Mısrî (sa'd Bin Osman)

Vehbi Tülek

Ölünceye Kadar Tövbe Kabul Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Firkateyne Bininiz

Firkateyne Bininiz

Abdülehad Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı:

Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Abdullah El-acemî

Abayi Yakmak

Geç Gelen Kurtarıcı

Dört Şey Mühimdir

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek