Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.677.718

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanların En Aşağısı Ve En Kıymetlisi Kimdir?

Muhammed bin İsmâil Mağribî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 911 (H.299) senesi Tûr-i Sinâ'da vefât etti. Büyük velîlerden Ebü'l-Hasan Ali bin Ruzeyn hazretlerinin sohbetlerinde ilim ve edeb öğrenerek yükseldi ve zamânının en büyüklerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Osmanlı Sultânı Üçüncü Murâd Hân ile Üftâde, bir gün sohbet ediyorlardı. Bir ara Üftâde, görünüşte lüzûmsuz bir takım el kol hareketleri yapmaya başladı. Mübârek yüzünün rengi, hâlden hâle giriyordu.Sonra eliyle bir yer sıvarmış gibi yaptı. Pâdişâh, âniden yapılan bu hareketlere önce bir mânâ veremedi. Sonra Üftâde'nin elinin siyahlaştığını görünce; "Efendi hazretleri! Niçin böyle hareketler yapmaya başladınız! Elinizin siyahlaşmasına sebep nedir?" diye sordu. O da; "Sultânım! Tebeanızdan bir balıkçı tayfası Karadeniz'in sularında balık tutuyordu. Tekneleri su alacak şekilde delindi. Bizden yardım istedikleri için biz de imdâdlarına yetişerek, teknelerini tâmir ettik. Bu sebeple elimiz karardı. Elhamdülillah müslümanların boğulmaktan kurtulmasına vesile olduk." buyurdu.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Elian Cambell, hatıralarının bir yerinde ateşkes saatlerinden şöyle bahsetmektedir: "Ateşkes sırasında Türkler şehitlerini gömüyorlardı. Arkadaşlarımızdan birkaç kişi gönüllü olarak onlara yardım etmek istedi ve bu korkunç görevde dost ve düşman iş birliği yaptılar..."

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her âyetin Hakkını Vererek Okumalı

Minkârizâde Yahyâ Efendi, Osmanlı Şeyhülislâmlarının kırk ikincisidir. 1018 (m. 1609) senesinde Antalya'nın İbradı kazasında doğdu. 1088 (m. 1677) senesinde İstanbul'da vefât etti. "Et-Tibyân fi âdâb-il-Kur'ân" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Cemâl Halîfe

Vehbi Tülek

Büyük veli Cemâl Halife, Aksaray'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1526 (H.933) senesinde İstanbul'da vefât etti.
Cemâl Halife, Habib-i Ömer Karamâni'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda yükseldi. Hocası, ona insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmak ve talebe yetiştirmek husûsunda icâzet verdi. O da, Aksaray'dan İstanbul'a geldi. Hemşehrisi ve akrabâsı Sadrâzam Piri Mehmed Paşa kendisine bir dergâh yaptırdı. Bu dergâhta talebe yetiştirmekle meşgûl olan Cemâl Halife, insanlara İslâm dininin emir ve yasaklarını anlatıp onların saâdete ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmaları için gayret etti...

Ca'fer-i Sadık

Vehbi Tülek

Hastalar, Seher Vaktinde Rahatlar

Vehbi Tülek

Ebû İshâk Sa'lebi hazretleri İran'daki Nişâbûr'da yetişen tefsir ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 427 (m. 1035)'de Nişâbûr'da vefât etti. "Keşf ve Beyân" adındaki büyük tefsir kitabında, Bekâra sûresi ikiyüzseksenaltıncı "Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin musibetler gibi bize ağır yük yükleme" meâlindeki âyetin tefsirinde diyor ki:

Haleb Kadısı İbn-i Zemlikânî

Vehbi Tülek

Ebün-nu’mân El-basrî

Vehbi Tülek

Evliyânın Sohbetinde Öyle Bir Tesir Olur Ki!

Vehbi Tülek

Şaraplar Nasıl Sirke Oldu?..

Vehbi Tülek

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Amelini Az Gören Kimse Gibi Ol

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

At Hirsizi

Bana Delil Getir

Sakin Kalyona Binme

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek