Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.144.453

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Oğlu Âbid Efendi, babası Sultan Abdülhamid'in son günlerini ve vefatını şöyle anlattı:"- Ölümü, normal bir ölümdü. Zaten yetmiş altı yaşına gelmiş, saltanatı günlerinde de çok tehlikeli olaylar geçirmiş, su'i-kastten kurtulmuş, hele sürgünde yaşadığı yıllarda memleketin ve milletin savaslarla uğradığı toprak ve insan kaybından büyük üzüntü duymuş, her gün yeni bir felâket işittikçe içi içine sığmaz olmuştu!.. İttihatçıların tedbirsizliği yüzünden, koca Rumeli'den İstanbul'a doğru atılmamızı, Arnavutluğun, Trakya'nın bir bölümünün kaybı, Afrika'daki Trablusgarb olayı, Mekke ve Medine gibi Müslümanlığın ocağı olan mukaddes yerlerin kaybı, münbit Mezopotamya'nın elden çıkışı, Suriye'nin karışıklığı babamı son derece üzmekteydi...

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdir. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Durumu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dinin Aslı; Ilim, Amel Ve Ihlâstır

Ebü'l-Hasen Bekri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 952 (m. 1545)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeytanın Zincirini Çözmek

Vehbi Tülek

Ahmed Es'ad Efendi Doksanbeşinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1150 (m. 1737) senesinde İstanbul'da doğdu. 1230 (m. 1814) senesinde vefât etti. Süleymaniye Medresesinde müderris iken, derslerinde buyurdu ki:

Nasîhat Istersen, Ölüm Yeter!

Vehbi Tülek

ölmeden Önce Gelen Zamanında Gelmiştir!

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basri hazretleri Tâbiinin ve bu devirdeki evliyânın en büyüklerindendir. 641 (H.21) senesinde Medine-i münevverede doğdu. 728 (H.110) senesinde Basra'da vefât etti. Bu mübarek zat, üç yüz Sahâbe ile görüşmüştür. Bu bakımdan Tâbiinin önde gelenlerinden olup ilim ve fazileti, zühd ve takvâsı ile meşhurdur.
Hasan-ı Basri hazretleri, zamânın halifesi Ömer bin Abdülaziz'e yazdığı mektupta dünyânın boş olduğunu şöyle anlattı:

Kâsım Halîfe

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâktan, Sâlih Ameller Meydana Gelir

Vehbi Tülek

Mehmed Kâmil Efendi

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Efendi

Vehbi Tülek

Yahyâ Îdilî

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın En Faziletlileri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Abdullah El-acemî

Abdullah Bin MübÂrek

Ahde Vefa

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Her Şeyi Göze Almıştı!

Delik Kova

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek