Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.620.076

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan Yardım Istemeyen Kimse, Nefsine Mağlup Olur!

Bekâ bin Batû hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Irak'ta Nânbûs'ta yaşadı. 1158 (H.553) senesi civârında, orada vefât etti. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, Bekâ bin Batû'yu çok sever, kendisini medheder ve; "Diğer evliyâya verilen derecelerin, yüksekliklerin hepsi ölçü ile verildi. Ama Bekâ bin Batû bundan müstesnâ. Ona verilenlerin hepsi sayısız, ölçüsüz verildi" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

1600 senelerine kadar, küçük devlet memurları ve serveti ne olursa olsun halk, surların içinde kalan İstanbul'da ata binemezlerdi. "Hilye-i Peygamberi" adlı eseri yazmış olan Hâkâni Mehmed Efendi bu kitabını bitirdiği 1598 senesinde yetmiş yaşını geçmiş bulunuyordu. Vazifesi Babı âli kaleminde, evi de Edirnekapı'da idi. Padişah III. Mehmed Han, Hâkâni Mehmed Efendi'ye, bu eserine karşılık ne gibi bir mükafat istediğini sordu. Mehmed Efendi:

"Artık ihtiyar oldum. Her gün Edirnekapı'ya kadar yayan gidip gelmeğe kudretim kalmadı, müsaade buyurulursa hayvan ile gidip gelmek istiyorum" dedi.

Padişah, bu kadar kıymetli bir eser meydana getirmesine rağmen Mehmed Efendi'nin hatırı için kanunu bozmadı. Ona Bâbıâli civarında bir ev aldılar ve arzusunu bu şekilde yerine getirdiler.

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi.

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duanın Kabul Olması Için

Ebû Bekr-i Belhi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Afganistan'da Belh şehrinde doğdu. Büyük âlimlerden fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra buraya kâdı tayin edildi. 559 [m. 1165]'de vefât etti. Makâmât kitâbı meşhûrdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kim, Fıskı Beğenirse Onu Yapanlardan Olur

Vehbi Tülek

Seyyid Takıyyüddin Hısni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 752 (m. 1351)'de Batman'a bağlı Hasankeyf'te doğdu. 829 (m. 1426)'da Şam'da vefât etti.

Büyük Velî Sa'dî-i Şîrâzî

Vehbi Tülek

Yetmiş Iki Sıddîk Sevabı Alan Genç

Vehbi Tülek

Zeynüddin Sübki hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 659 (m. 1261)'de Mısır'da Sübk-il-abid denilen yerde doğdu. 735 (m. 1334)'de Mısır'da Mahılle denilen yerde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde, Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Bir Garip Derviş Ve Abdullah-ı Ensârî

Vehbi Tülek

Korku Ve Ümit, âhiret Inancından Doğar

Vehbi Tülek

Buhârâ’dan Erzurum’a... Seyyid Ahmed Merâmî

Vehbi Tülek

Kazâ Ve Kaderin Esrârını Din Câhilleri Anlayamaz!

Vehbi Tülek

Ahmed Bin İshâk Saffâr

Vehbi Tülek

Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

At Hirsizi

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek