Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.370.756

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Oğul! Sorulmayan Şeye Cevap Verme!

Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri Osmanlı âlim ve evliyâsından olup Sultan Birinci Ahmed Hanın hocasıdır. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyiz aldı. 1598 (H.1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Oğluna şu vasiyeti yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Meyyitezade

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle bir hadise nakledilir:Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, 1552 senesinde Macaristan'daki Eğri kalesi üzerine bir sefer düzenlendir. Bu sefere katılacak olan Anadolu ve Rumeli Sipahilerine haber salındı. Bunlardan biri de Kasımpaşa'daki Sipahi birliklerinden birinin kumandanı olan Hüseyin Ağa idi. Yeni bir gazaya katılacağı için sevinçliydi, fakat geride bırakacağı hanımı hamile ve üstelik hasta idi. Kendisi yok iken ona kim bakacak ve çocuğuna kim sahip çıkacaktı. Sonunda ellerini semaya açtı ve:"Yâ İlâhi!.. Doğacak olan çocuğumu sana emanet ediyorum..." diye yalvardı.

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Nimeti külfetinden az veya elde edilen kârın, harcanan emeğe değmeyeceği durumlarda söylenen bir sözümüz vardır: "Pösteki saymak." İmkân hârici gibi görünen bir şey için, boşa gayret sarf etmenin mantıksızlığını anlatır bu tâbirimiz. Vaktiyle İstanbul'un Toptaşı bimarhânesine (akıl hastalarının tedavi edildiği hastane, tımarhâne) alaylı paşalardan biri idareci tâyin olunmuş. Bir müddet tabiplerin tedavi usûllerini ve hastaların gidişâtını tâkip ve müşâhede eden paşa, yavaş yavaş işin içine girmeye, yalnızca idari değil, tıbbi mes'elelere de müdâhale etmeye başlamış. Koğuşları geziyor, kendince delilerin vaziyetlerini inceliyor ve bazılarında hiçbir anormallik görmediği için de onların akıllandığına hükmediyormuş.

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâ Rabbî, Ilmimi Artır

Yahyâ bin Eksem hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 159 (m. 775)'de Türkistan'da Merv'de doğdu. 242 (m. 856)'de hacdan dönerken Rebze'de 83 yaşında vefât etti. "Tenbih" isimli bir eseri vardır. Bu kitapta buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gazzî Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Gazzi Ahmed Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. 1054'te (m. 1644) Filistin'de Gazze'de doğdu, Kahire'ye giderek Câmiu'l-Ezher'de din ilimleri tahsil etti. Sonra İstanbul'a gelerek Ayasofya'da hadis dersi verdi. Niyâzi-i Mısri'nin Bursa'ya dönmesi üzerine oraya giderek ona intisap etti. Hilâfet aldıktan sonra kendi dergâhını kurdu. 1150 (m. 1738)'de Bursa'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ebû Saîd El-hudrî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Mîrgânî

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Mirgâni hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Soyu Hazret-i Hüseyin'e dayanır. 1208 (m. 1793)'de Hicaz'da Tâif'te doğdu. 1268 (m. 1852)'de aynı yerde vefât etti. Resûlullaha salevât hakkında çok eserler yazdı. "Feth-ur-Resûli" adlı salevât-ı şerife kitabını, 1232 (m. 1817) senesinde Mescid-i Nebevi'de, Ravza-i mutahhara (Peygamber efendimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" kabr-i şerifleri) yanında yazdı. Kendisi bu konuda şöyle buyurdu:

Mısır Evliyasından Muhammed Şenâvî

Vehbi Tülek

Hasan Ebû Halâve

Vehbi Tülek

Hanım Sahâbî Ümmü Zer

Vehbi Tülek

Büyük Cihangir Timur Han

Vehbi Tülek

İnsan Için En Hayırlı Haslet

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abbas Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Tüccarin Rüyasi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Allah Haramdan Kaçani Korur

Dört Şey Mühimdir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek