Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.960.499

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâya, Allahü Teâlâya Kulluk Için Geldik

Ebû Abdullah Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Antakya'da doğdu. Ailesi Antakya eşrâfından îtibâr edilen kimselerdi. 853 (H.239) senesinde vefât etti. Ebû Süleymân-ı Dârânî'nin sohbetlerinde kemâle geldi. Tebe-i tâbiîn neslinden olup, Fudayl bin Iyâd ve Hâris-i Muhâsibî gibi zamânının en büyük velîleri ile görüştü. Bişr-i Hafî ve Sırrî-yi Sekatî'nin akranlarındandır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İnanilmaz Arttirma

Sultan IV. Murad Hân, kızını Melek Ahmed Paşa'yla evlendirir. Sultan hanım ve eşi Melek Ahmed Paşa; Boğaziçi'nde Kuzguncuk'ta otururlar. Her yıl tekrarladıkları bir âdetleri vardı. Konaklarındaki fazla eşyâyı, her Ramazan kendi kapu halkına haraç-mezad satmak!... Bu garip mezad'ın iştirakçileri de pek sevinirlerdi. Aldıkları eşyaya karşı vereceklerini, seve seve edâyâ çalışırlardı. Belli günde, münâdi mezadçı bağırır:-Bir altın sahan!... Haydi bir kapaklı, altın sahan..Yok mu tâlibi?-Kaça?...Kaça?...-Bir yetim okutmaya. Hadi bir yetim okutmak isteyen yok mu? İki yetim... Üç yetim... Arttırma başlar. En fazla tâlibine "Altın sahan" verilirdi. Münâdi, "Murassa" mücevherli bir kılıç gösterir. Gözler kamaşır. Böyle böyle yetimler okutulur, dullar korunur, garibler gözetilir; Yasinler, Hatimler indirilir... Dünya ve Âhıret seâdeti yaşanılırdı.

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

1850'li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput'u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüþte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek aðı gibi saran misyoner teþkilâtlarından, bölgeyle ilgili araþtırmalar yapan Amerikan Board Heyeti'nden misyonerler, Harput'u Amerikalılar'a tanıtmaya baþlamıþtı.
1820'den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muþ, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye baþlanmıþtı.

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

kendinizi Ölmüş Kabul Edin!

Hâce Abdülkebir Evliyâ hazretleri Hindistan velilerindendir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Aslen Pâni-püt şehrindendir. 1550'li senelerde Pâni-püt şehrinde vefât etti... Sayısız kerâmetleri görüldü. İnsanlar, ona talebe olmak için birbirleriyle yarış ederlerdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resulullah'ın Mübarek Kabrini Ziyaret Etmek

Vehbi Tülek

Ahmed bin Receb bin Tayboğa hazretleri fıkıh, nahiv ve fen âlimidir. Türkmen asıllıdır. 767 (m. 1366)'de Kâhire'de doğdu. 850 (m. 1446)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ferâiz, Din Bilgisinin Yarısı Demektir!

Vehbi Tülek

İmanı Olanlara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

İbn-i Berrecân hazretleri hadis âlimlerindendir. Endülüs'te (İspanya) İşbiliye (Sevilla) şehrinde doğdu. 536 (m. 1141)'de Fas'ta Merrâkeş'te vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Kitap, Sünnet İcmâ Ve Kıyâs

Vehbi Tülek

Muhammed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Nuaym Esterâbâdî

Vehbi Tülek

İlimden Iman Ve Tâat Doğar

Vehbi Tülek

Allah'ın Sevdiği Bir Kulu Vâsıta Yapmak!

Vehbi Tülek

Tarsuslu Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Ahde Vefa

Karşılık Beklemiyorum

Hakikati Görmek

İcÂzetin Sirri

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek