Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati
İleri yaşının normal sayılan hastalıklarına dişini sıkarak katlanabiliyordu. Ancak, memleketin o günkü haline, ecdâd kanlarıyla yoğrulmuş imparatorluk topraklarının erimesine, savaşlarda kaybedilen insanlara öylesine üzülüyordu ki, bu felâket haberlerinin çöküntüsü içersinde âdeta ölümü bekler olmuştu!.. Babam Abdülhamid'in cenaze merasimi de hiç unutamayacağım hazin hâtıralarım arasında mühim bir yer alır. Kat'iyyetle iddia edebilirim ki, Osmanlı Devleti'nin son döneminde ölen hiçbir pâdişaha bu kadar büyük merasim yapılmamıştır. Oysa, babam öldüğünde hükümdar değildi. Bir fetvâya dayanılarak Parlâmento kararıyla tahtından uzaklaştırılmış, gözaltında tutulan eski bir pâdişahtı. Hükûmet ve millet üzerinde hiçbir tesiri yoktu. Hattâ genis bir topluluğun gözünde, pek de lehinde, olmayan kötülüklerin töhmeti altında bulunuyordu!.. Öyle olmasına rağmen cenazesinde bütün İstanbul sanki ayakta onu uğurluyordu. Sultanahmed'ten Divanyolu'na eller üstünde götürülen tabutunu pencerelerden ve çatılardan izleyen kadınların gözyaşları, gelenin gideni çok çok arattığının bir işaretiydi." Ölmeden bilinmedi kadri babam Abdülhamid Hân'ın Hiç kimseye bâki değildir itibarı bu fani cihanın (Sultan Hamid'in kızı Ayşe Osmanoğlu)

Kendin Için Istediğini, Insanlar Için De Iste!

Vehbi Tülek

Yaratılanların En Üstünü Peygamberimizdir

Vehbi Tülek

Hak Sözü Kabul Etmemek De Bir Kalp Hastalığıdır!

Vehbi Tülek

Akıllı Bir Kimseyi, Hatâsı Için Azarlamak Yakışmaz!

Vehbi Tülek

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Vehbi Tülek